Manşet

Karayılan’dan YPG ile mesafe mesajı: “Rojava’da partimizin ya da HPG’nin bayrağıyla yürüyüş yapmak hatadır”

Türkiye’nin Münbiç ve Tel Rifat’a operasyon yapması beklenirken PKK’nın üst düzey yöneticilerinden Murat Karayılan’dan dikkat çeken bir eleştiri geldi. PKK’nın yayın organı ANF’ye konuşan Karayılan , Rojava’da yapılan gösterilerde “PKK ve HPG” bayraklarının kullanılmamasını istedi: “Partimizin ya da HPG'nin bayrağını yükselterek yürüyüş yapmak hatadır, buna katılmıyoruz. Herkes rengiyle yürümek zorunda. Renginle hareket et, bayrağınla hareket et. Yani bu tür hatalar yapılmamalıdır.”

Mahmut Ustaosmanoğlu yoğun bakıma alındı

İsmailağa cemaati lideri Mahmut Ustaosmanoğlu, durumunun kötüye gitmesinin ardından kaldırıldığı hastanede yoğun bakıma alındı. Türkiye gazetesinde yer alan habere göre, 93 yaşındaki Mahmut Ustaosmanoğlu'nun, yaşlılığa bağlı...

“Türkiye siyasetinin ‘o kelime’ye gelmiş olmasını ciddiye almak lâzım”

Ahmet Taşgetiren, Karar’da “O kelimeyi kullanmak” başlıklı yazısında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Gezi eylemcilerine yönelik “sürtük” hakaretini eleştirdi: “Türkiye siyasetinin “o kelime”ye gelmiş olmasını ciddiye almak lâzım. Ama sayın Cumhurbaşkanı “Milletin dili” diyerek sahip çıktı konuşmasına. “…. vandala vandal, haine hain, çapulcuya çapulcu demekten geri durmayacağız” dedi, ama ilginç, o kelimeyi kullanmaktan kaçındı. Eh, bu da bir hassasiyet!”

“Uzay Çiftçileri”nden Türkiye’nin ilk uzay misyonuna: #BuGörevSenin…

Ali Nar’ın, 1988 yılında yayımlanmış olan “Uzay Çiftçileri”, çeşitli cenahlardan insanlar için bir kült roman. Bir yandan konunun meraklıları açısından “ilk İslamî bilim kurgu romanı” olarak kabul ediliyor. Bir yandan da, bir rivayete göre, Cem Yılmaz GORA’yı yazarken bu kitaptan da esinlenmiş. Kitabı okurken Türk astronotların uzayda da olsa zaman zaman kendilerini kaybedip özlerine, mesela domates ya da eşek sevdalarına, sevdikleri ya da karşı cins hakkındaki hislerine vs döndükleri kısımlarda azıcık hatırlıyoruz GORA’yı.
- Advertisement -

Sultan-ı Yegâh’ın anlaşılamayan saltanatı

“Tavşan dağa küsmüş, dağın haberi olmamış...” deriz ya, biraz gücün-güçlünün, her türden iktidarın yamacında durarak... “Tavşan!” deriz o eğri tebessümle, “Dağa…” deriz keh keh. Oysa dağa küsen tavşanın kıymeti bilinmemiş hikâyesinin önemi, onun hazin cesareti, sessiz isyanı, dağları delen Ferhat mitinden az değil. Ben asıl dağa küsüp de deliğine çekilen ve orada ölen tavşanın hikâyesini merak ederim hep. Zira tavşanın dağa küsmesi sanattır.

En Son Çıkanlar