“BM heyetinin ziyareti tarihi bir fırsattı. Sahip olduğu mevkiye yakışır bir irade ortaya koyarak soykırımın durdurulması için önemli bir girişimde bulunabilirdi. Ancak Çin’in faydasına ve Çin’in daha da cesaretlenmesine neden olabilecek bir açıklama yaptı. Tüm uluslararası insan hakları örgütleri ve bazı ülke liderleri de büyük hayal kırıklığına uğradı. Birleşmiş Millet İnsan Hakları Yüksek Komiseri değil Çin hükümetinin bir komiseri gibi tavır sergiledi. Cenevre’ye döndüğünde yayınlanacak rapor ve açıklama, Pekin’deki açıklamayla aynı tutumda olursa istifa çağrısında bulunacağız.”
Paris’teki Şampiyonlar Ligi finali, tarihinde ilk kez ilan edilen saatten geç başladı. Maçın gecikme sebebini UEFA ‘güvenlik gerekçeleri’ ve ‘taraftarların stadyuma geç gelmesi’ olarak açıkladı ama gerçek stada duvarları atlayıp girmeye çalışırken polisin gaz sıktığı taraftar görüntüleriyle ortaya çıktı. Fransa İçişleri Bakanı Dormanin “Biletsiz veya sahte biletli binlerce İngiliz ‘destekçisi’ zorla içeri girdi ve bazen de polislerimize saldırdı” diyerek İngilizleri suçladı. Fransız güvenlik güçlerinin İngiliz taraftarlara sert müdahalelerine İngilizler tepkili. Liverpool, resmi soruşturma istiyor.
Göçün başlangıcından bu yana insani bir duruş sergileyen, kimin ne dediğine aldırmadan adaletten yana yere sağlam basan ve sığınmacıların elini bir an bırakmayan güzel insanların da ülkesi burası. Suriyeli göçmenlere yönelik faaliyetler yürüten Malatyaşam Derneği de onlardan biri. Hafta sonu etkinliklerini izlediğim derneğin başkanı Hüseyin Polat, “Her şeyinden koparılmış bu insanların burada umutsuzluk, karamsarlık içine düşmemeleri, hayata hala umutla bakmaları gerçekten çok güzel” diyor.
Sosyal-siyasi konularda mutlak doğrulardan ya da mutlak yanlışlardan bahsetmek neredeyse imkansızdır. Doğru bilinen şeylerde yanlışlar, yanlış bilinen şeylerde doğrular bulunabilir. Bu sebeple ifade özgürlüğü insanlığın gelişimi için hayati önem taşıyan evrensel bir değerdir. Bir fikri zorla susturmak, bir haberin ‘yanlış olduğu’ gerekçesiyle insanlara ulaşmasını engellemek sadece o fikrin sahibinin ya da haberi hazırlayanın değil tüm insanlığın hakkına girmek olabilir. Muktedirler tarafından ‘yanlış/yalan’ olduğu söylenen bir haberin yanlışlığı elbette ki mutlak olmayacaktır.
Nuri Bilge Ceylan sinemasının başlangıç yeri burasıdır, tıpkı Dostoyevski’nin Sibirya sürgününün başlangıcı oluşu gibi. Artık aradığını bulmuştur. İçindeki anlamsızlık duygusundan kurtulmak için bir şey bulması gerekmemektedir. Kendisini kendi aynasından görebilmektedir artık. Askerlik sırasında karşılaştığı her bir persona kendi maskelerinden bir bir kurtulmasını sağlamış, derindeki benlikle yüz yüze gelmesini sağlamıştır.