Yıl 1999. Putin, başbakanlığının ilk ayında Moskova’da 93 kişinin öldüğü apartmanı ziyaret ediyor. Belgeselci Vitali Manski, bombaları Çeçenlerin değil, bir FSB ajanının koyduğu iddialarını soruyor
Aleksandr Solzhenitsyn, “İvan Denisoviç’in Yaşamında Bir Gün” romanını, Kruşçev döneminin (1953-1964) kısmî de-Stalinizasyonundan yararlanarak, Kasım 1962’de ünlü Sovyet edebiyat dergisi Novy Mir’de yayınladı. 1950’lerin başlarında Sibirya’daki zorunlu çalışma kamplarından birinde, sudan nedenlerle on yıla mahkûm edilmiş bulunan sıradan bir hükümlünün, sıradanlığı içinde feci bir günü anlatılıyordu. Stalinist baskı ve zulüm daha önce hiç açıkça teşhir edilmemişti. Yer yerinden oynadı.
“Sonra kadınlar kendilerini avutmaya başladılar. O çocuklar bizim çocuklarımız değildi diyorlardı. Hayır, gördüğümüz bu çocuklar bizimkilere hiç mi hiç benzemiyordu. Ama ne demekti, hiç benzemiyordu sözü? Ölüm hepsi için eşti, çoraplarının uçları delik, kirli burunlarını elleriyle silen, ipek gibi saçları serçe yuvasına dönmüş çocuklar. Ben size anlattığım o gün kendi oğlumu görmüştüm ölüme giden o çocuklar arasında...”