2016 rejimi Erdoğan iktidarını irrasyonaliteden, rasyonel bir yeni anlatıya doğru taşırken, bugün gelmiş olduğumuz nokta, bu bakımından yeni sorular getiriyor. Erdoğan ekonomik bir sahada, globalleşmiş ekonomi düzeni içinde attığı yeni irrasyonel adımlarla ülkesini ve kendisini tehlikeli bir yere sürüklüyorsa şunu söyleyebiliriz: Karşımızda yeni bir irrasyonel dalga bulunuyor. Erdoğan bunu milliyetçi yerli-milli hikâyesinin içine yerleştiriyor.
İktidardan ve iktidar basınından gelen sesler, ‘Türkiye Ekonomik Modeli’, ‘Kur Korumalı Vadeli Mevduat’ ve benzeri konularda eleştiride bulunmanın kolay olmayacağını gösteriyor. İktidar basınında, başta eski Merkez Bankası başkanı Durmuş Yılmaz olmak üzere isim zikrederek ‘teşhir’ ve ‘hesap sorma’ kampanyası yürütülüyor.
Reuters, Türkiye’nin Etiyopya’ya Bayraktar TB2 SİHA’sı sattığı ve SİHA’ların Etiyopya iç savaşında kullanıldığı iddialarının ABD’de rahatsızlık yarattığını duyurdu. Habere konuşan hem ABD’den hem Türkiye’den birer kaynak rahatsızlığın Türkiye’ye iletildiğini söyledi. Reuters’e konuşan yabancı bir askeri kaynak, Etiyopya’da SİHA operatörü Türkiye personeli bulunduğunu öne sürdü.
İsrail’de koalisyon ortağı Ra'am (Birleşik Arap Listesi) lideri Mansur Abbas Salı günü İbranice ekonomi gazetesi Globes'un bir konferansında, "İsrail Devleti bir Yahudi devleti olarak doğdu ve öyle kalacak" dedi. Ra’am’ın sağcı İçişleri Bakanı’nın açıklamalarından dolayı koalisyonu boykot ettiği hafta yaptığı bu çıkışla Abbas, “İbranice ve Arapça demeçlerinde ikili oynamak“la eleştiriliyor.
Ziraat Bankası’ndan aldığı krediyle 2018’de Doğan Medya’yı devralan Demirören grubu hakkındaki Sayıştay raporu dudak uçuklatıyor: “Haziran 2021 itibarıyla Firmanın Bankada 827,7 milyon ABD Doları ve 930,6 milyon TL anapara, faiz ve komisyon riski bulunmaktadır.” CHP’li Sümer: “Çiftçinin 1000 lira borcu için evine haciz gönderen Ziraat Bankası'nın Tüpçüye verip geri alamadığı miktara bakın.”