Hablemitoğlu davasında sanıklardan eski MİT mensubu Enver Altaylı savunmasına başladı: "Hablemitoğlu’nun eşi Şengül Hanım’ın ifadesi var. MİT’le ilgili bir makalesinden sonra Şenkal Atasagun merhumu arayıp yazdıklarını uygun bulmadıklarını söylemiş, yani uyarmış. Sonra onun görev döneminde cinayete kurban gidiyor ve kimse ona bir şey sormuyor. Bir yazarı arayıp uyarmak MİT Müsteşarı’nın görevleri arasında değildir. Bu açık, net bir tehdit olarak algılanır."
Deprem, hastalık gibi musibetleri (isabet eden demektir!) metafizik açıklamalarla yani günaha bağlayarak ele almak kişisel tercih olabilir. Bana göreyse bu tamamen batıl inançtır. Ama şahsi görüşe sahip olmak ve bunu ifade etmek hususunda kimse kimseye karışamaz. Lakin otorite işin içine girince bu zihniyetin çıktısı olan ifadeler, sınır çizgisinin ihlali anlamına gelir.
Hükümetin depremzedelere yardım için başlattığı “Tek Yürek” kampanyasına Merkez Bankası başta olmak üzere kamu bankaları ile kuruluşlarının yaptığı bağışlar tartışma konusu oldu. Serbest TV’de bağışları yorumlayan ekonomi yazarı Uğur Gürses, Merkez Bankası’nın Hazine’ye aktaracağı kazancını bağış gibi sunduğunu ve “hükümetin siyasi şovuna ortak olduğunu” söyledi. Gürses’e göre hükümet yardımların AFAD’da toplanmasında ısrar ediyor çünkü AFAD harcamalarının mevcut sistemde denetlenmesi zor.