Kılıçdaroğlu, AKP’deki siyasetçilerin yüzde doksan dokuzundan daha takva sahibi bir insan. Ama faziletsiz bir takvayı temsil ediyor. Fazilet dönüştürücülük kabiliyeti, takva, muhafazayla ilgilidir. Karşı tarafta Erdoğan gibi takvasız bir fazilet var. Yani faziletsiz bir takva ile takvasız bir fazileti halkın önüne koyduğunuz zaman, halk bencildir, senin takvalı olman onu çok ilgilendirmez… Kılıçdaroğlu yapabileceği en iyi şeyi yaptı. CHP’nin ıslahı ve demokratikleşmesi Türkiye için bir kazançtır. Ben orada herhangi bir kayıp görmüyorum. Kılıçdaroğlu’nu da başarısız görmüyorum. Aslında Türkiye siyaseti kazanmıştır… Kemalist Cumhuriyet büyük ölçüde dindarların baskılandığı bir dönemdir, Dindarların iktidarı yani özgür olmayı tatmasıyla baş dönmesi, taşkınlıklar yaşandı, yaşanıyor. Bu semptomdur, daha derinde özgürleşme var. Bu dindarlar için çok değerli. Ve bunu kolay kolay bırakmak istemeyecekler. Eğer korkutulurlarsa, her şeye göz yumarlar.
CHP’deki liderlik tartışmalarında muhalif medya da rengini belli etmeye başladı. Cumhuriyet’in manşetinde 60 CHP’li belediye başkanının Kılıçdaroğlu ile yapacakları “sancısız değişim” kulis haberi vardı. Gazete manşete İmamoğlu’nun fotoğrafını koydu: “Yine değişim dedi.” Sözcü gazetesi manşetine ise İsmail Saymaz’a konuşan Özgür Özel’in çıkışını çekmişti: “Sorumluluktan kaçmayacağım.” Sözcü’nün sürmanşetinde de İmamoğlu vardı: “Menzilede yürümede net kararlıyım.” Halk TV’den iki başlık “Eren Erdem’in genel başkan yardımcısı olması yandaş yazarı bile çileden çıkarttı”. “Kılıçdaroğlu da İmamoğlu da bu süreci CHP’yi parçalamadan yönetmelidir”
Sarallar suç örgütünün elebaşısı olduğu suçlamasıyla bir yıldır firari durumda olan Alaattin İlyas Saral hakkında 8 Haziran’da kırmızı bülten çıkartıldığı öğrenildi. Saral’ın kendi isteğiyle İstanbul’a gelmediği, 9 Haziran günü Belçika’nın Brüksel kentinden Tanzanya’ya gitmek isterken havaalanında Belçika polisi tarafından yakalandığı ortaya çıktı. İçişleri Bakanı Soylu, görevini 4 Haziran’da Ali Yerlikaya’ya devretmişti.
İngiliz gazeteleri İstanbul Atatürk Olimpiyat Stadı’ndaki final organizasyona tepkili. Yollarda kalan taraftarlar, uzun kuyruklar, fahiş taksi ve yiyecek ücretleri, kamyonetler üzerinde yolculuk eden Inter ve Manchester City’li seyircilerin fotoğrafları haberlerde öne çıkarıldı. NTV Spor da “İstanbul'daki final organizasyonuna tepki: Taraftarların hedefinde UEFA var” başlıklı haberinde final maçına taraftarların eleştirilerini sıraladı: 5000 liraya varan taksi ücretleri, 6 saat önceden kitlenen trafik, inşaatların arasından yürüyen taraftarlar, uzayan tuvalet sıraları…Bir Manchester City taraftarı, araç bulamadıkları için Inter taraftarlarıyla birlikte bindikleri bir pick up kasasında stadyuma yolculuklarının fotoğrafını paylaştı.
Yalım Eralp ile Dünya Dönüyor'da bu hafta: "Ukrayna'nın bahar harekatı başladı. İddialarına göre 3 köyü almışlar", "Avrupa Parlamentosu Türkiye ile ilişkilerde artık yeni bir formül arayışına girdi", "Gürcistan halkı AB yanlıları ve Rusya yanlıları olarak bölündü."