Muhafazakârlıktan milliyetçiliğe, liberallikten devletçiliğe, merkez sağdan radikal sağa tüm bileşenlerin bir panayırıydı AK Parti. İçeride kalanlara çok eğlence ve bolca güç sarhoşluğu vaat ediliyordu. Eğlencenin tadı kaçtı diye düşünenler, panayırı terk etti. Yenileri geldi. Panayıra yeni katılanlar, daha fazla eğlence ve güç istedi. İslâmcılar, bu panayırı kutsal ayinmiş gibi göstermekle, bunu yapamazlarsa bile ona ahlâkî bir paravan çekmekle mükellef kılınmış kişiler oldular. Külfetin karşılığı, o dillere pelesenk olan ve geri alınacağı korkusuyla Müslüman’a vurulan sopaya dönüşen kazanımlardır. 14 Mayıs’ın İslâmcılar için imtihanı şu olacak: Din-i İslâm’ın adalet ve hakkaniyet ilkelerine sahip çıkıp hak ve hukuk mücadelesine mi girişecekler yoksa İslam’dan yorgun düşüp kazanım adı altında “bervech-i arpalık tevcih olunan” kişiler olarak mı yaşayacaklar? Türkiye’de, şimdi geçerli ve nesnel koşullar itibariyle, Kılıçdaroğlu’nun siyasal kaderi ile mütedeyyin kesimlerin dinsel kaderi ortaktır.
Oral Çalışlar: "Çıkacağı söylenen kasetler gerilim yarattı. Biz gazeteciler bunları teşvik etmeyelim. (....) Siyaseti böyle dizayn etmeye Gülen örgütü kalkışmıştı. Yaptıkları kaset, plan vs. toplumun nefretine yol açmak dışında sonuç vermedi."
“Güneydoğu’da özerklik ilan edeceğiz”, “Apo serbest kalacak”, “Oğlun erkek arkadaşıyla evlenebilecek.” Altında Kılıçdaroğlu’nun fotoğrafı ve kampanya sloganları olan, resmi kampanya tasarımının taklit edildiği broşürler ve afişler dağıtılmaya başlandı. HP Medya ve Kurumsal İletişimden Sorumlu Genel Başkan Başdanışmanı Tuncay Özkan: “AK Parti Gençlik Kolları bunu yapıyor. 81 ilde bu sahte afişler, broşürler var. Arabalara bırakıyorlar, duvarlara asıyorlar, evlere dağıtıyorlar...”
“Şiddet olaylarıyla birlikte en büyük tehlike bu tür gerginliklerin muhalefetin söylemini, dilini bozması ihtimalidir. Yani o güler yüzün ve geleceğe yönelik 'her şey çok güzel olacak' vurgusunun yerini bir iddialaşma, polemik, çatışma, bir meydan okumanın almasıdır. Bu önemli bir risktir. Şu ana kadar olmamakla birlikte daha önümüzde dört gün var.”
Bir süredir yayımladığı videolarla iktidara yakın isimler hakkında iddialar ortaya atan Ali Yeşildağ’ın adının ve fotoğrafının kullanıldığı bir Twitter hesabından Muharrem İnce hakkında seks kaseti yayımlanacağı iddiası paylaşıldı. Ali Yeşildağ ilk videosunda hiçbir sosyal medya hesabının olmadığını duyurmuştu. Dijital tecritte olan Sedat Peker, hesabın Yeşildağ’a ait olmadığını duyuran paylaşımları retweet etti. Sosyal medyada “kaset siyaseti”ne tepki gösteren paylaşımlar yapıldı.