Tarafların seçim öncesi ‘olmazları’ olur gösterme çabaları meydanlarda yankılanmış, karşılıklı yarıştırılan vaatler için yükselen çığlıklar gökyüzündeki kuşları bile ürkütmüştü. Seçmen bu yüzden hem iktidara hem de muhalefete, karşılıklı birçok mesaj verdi. Kime yumuşak, kime sert, ona da siz karar verin!
YSP oylarının MHP’ye, Kılıçdaroğlu oylarının Erdoğan’a kaydırıldığı ilgili tutanak görüntüleri üzerinden sosyal medya büyüyen “seçimde hile” tartışmalarına gazeteci Alican Uludağ cevap verdi: “Ekran görüntüleri paylaşılan YSK’nın verileri değil, o veriler, tamamen CHP’nin kendi sistemine girdiği, kendi görevlilerinin verileri. Olayın özeti; seçim günü CHP adına görevli olan bazı görevlilerin, CHP’nin sistemine sandık sonuç tutanaklarındaki verileri girerken hatalı yazması.”
Kemal Kılıçdaroğlu, depremden etkilenen şehirlerden Cumhur İttifakı’na yüksek oranda oy çıkması nedeniyle depremzedelere tepki gösterilmemesi için çağrıda bulundu: “Hiçbir siyaset o insanların kalbini kırmaya değmez. Her bir vatandaşımız, hele hele depremzedelerimiz, politik tercihi ne olursa olsun benim başımın üstündedir.”
Erzincan’dan milletvekili seçilen Mustafa Sarıgül, ikinci tur seçim kampanyasına Sivas Divriği’den başladı:
"Kemal Kılıçdaroğlu saraylarda oturmaz ama Türkiye'yi saray yapar, hiç merak etmeyin.”
14 Mayıs’ın arifesinde, biraz da 1950’nin 14 Mayıs’ından hevesle, değişimi arzulayan bir dip dalgadan bahsediliyordu. Lakin bu, milliyetçi bir dip dalga çıktı. Cumhur İttifakının beka ve güvenliği öne çıkaran, muhalefeti terör örgütleriyle özdeşleştiren, dini ve milli değerlerin tehdit altında olduğunu söyleyen, HDP destekli bir yapının ülke için tehlike teşkil ettiğini belirten söylemi seçmende ciddi karşılık buldu. Kendi adıma, iktidarın 2018 ve 2019 seçimlerinde abartarak kullandığı bu dilin istiap haddinin dolduğu kanaatindeydim. Lakin MHP’nin, İYİ Parti’nin, Zafer Partisi’nin ve Sinan Oğan’ın aldıkları oy oranları, bu dilin, bütün tüketilmişliğine karşın, daha seçim kazandıracak kadar bir kudrete sahip olduğunu açığa çıkardı.