Srebrenitsa katliamı, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana Avrupa’da yaşanan en büyük toplu insan kıyımı ve Avrupa’da hukuken soykırım olarak tescil edilen ilk katliam olarak tarihe geçti.
2007 yılında Lahey’deki Uluslararası Adalet Divanı, Temmuz 1995’te Bosna Hersek’in doğusundaki Srebrenitsa’da soykırım işlendiğine hükmetti.
6 Nisan 1992’de başlayan Bosna Savaşı’nın ardından, 11 Temmuz 1995’te Srebrenitsa’nın düşmesiyle birlikte Bosnalı Sırp güçleri 8 bin 372 Boşnağı katletti.
Soykırım kurbanlarından 6 bin 765’i bugüne kadar Srebrenitsa-Potoçari Anıt Mezarlığı’na, 250’si ise ailelerinin isteği üzerine yerel mezarlıklara defnedildi.
Bugüne kadar 81 toplu mezardan 7 bin 757 kurbanın naaşına ulaşıldı. Kimliği hâlâ belirlenemeyen ya da cenazesine ulaşılamayan 797 kişi bulunuyor. Kimlik tespiti tamamlanan kurbanlar ise her yıl 11 Temmuz’da Potoçari Anıt Mezarlığı’nda düzenlenen törenlerle toprağa verilmeye devam ediyor.
Bu yıl da kimlik tespit işlemleri tamamlanan 10 soykırım kurbanı, 11 Temmuz’daki anma töreninde defnedilecek.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 2024 yılında 11 Temmuz’u “Srebrenitsa Soykırımı Uluslararası Düşünme ve Anma Günü” ilan etti.
Savaştan önce yaklaşık 24 bin nüfusa sahip olan Srebrenitsa’nın nüfusu, Birleşmiş Milletler’in kenti güvenli bölge ilan etmesinin ardından canını kurtarmaya çalışan on binlerce sivilin sığınmasıyla 60 bine ulaştı.
Srebrenitsa’da görev yapan Hollandalı komutan Thom Karremans’ın komutasında yaklaşık 400 BM barış gücü askeri bulunmasına rağmen, kendilerine sığınan binlerce sivil korunamadı.
11 Temmuz 1995’te Bosnalı Sırp General Ratko Mladić, BM koruması altındaki Srebrenitsa’ya askerleriyle girerek kadınları erkeklerden ayırdı ve çocuklarla yetişkin erkeklerin sistematik biçimde katledilmesi emrini verdi.
Katliama Bosna Sırp Cumhuriyeti Ordusu’nun yanı sıra “Akrepler” olarak bilinen Sırbistan Özel Güvenlik Birimi de katıldı. Kimlik tespitini zorlaştırmak amacıyla kurbanların cesetleri parçalanarak farklı toplu mezarlara gömüldü.
O gün BM kampında tercüman olarak görev yapan Hasan Nuhanović, anılarında Sırp komutanın Hollandalı askerlere, kamptaki siviller teslim edilmezse kampı bombalayacağını söylediğini anlatıyor.
Nuhanović, Hollandalı askerlerin sivilleri tek sıra hâlinde teslim ettiğini, kampın çevresinde boğazlanan insanların çığlıklarını ve yardım çığlıklarını hayatı boyunca unutamadığını ifade ediyor.
Teslim edilenler arasında Nuhanović’in 18 yaşındaki kardeşi Muhammed ile annesi ve babası da vardı.
Hasan Nuhanović, katliamın faillerinden birçok kişiyi teşhis etmesine rağmen cezalandırılmadıklarını, annesinin katilinin ise uzun yıllar devlet kurumunda görev yapmayı sürdürdüğünü belirtiyor.
Hâlen Saraybosna’da yaşayan Nuhanović, yaşadıklarını 2007 yılında yayımlanan “Birleşmiş Milletler Bayrağı Altında: Srebrenitsa Katliamı” adlı kitabında anlattı.
Birleşmiş Milletler ve Hollanda barış gücünün katliamı önleyememesi, uluslararası toplumun en büyük başarısızlıklarından ve utanç sayfalarından biri olarak tarihe geçti.
Srebrenitsa’nın işgali sırasında çekilen görüntülerde Hollandalı komutan Thom Karremans’ın Bosnalı Sırp General Ratko Mladić karşısında hazır ola geçtiği ve ikilinin birlikte kadeh kaldırdığı anlar hafızalara kazındı.
Lahey’deki Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi, Bosnalı Sırpların siyasi lideri Radovan Karadžić’i 2008 yılında yakalayarak yargıladı ve müebbet hapis cezasına çarptırdı.
Soykırımın askerî sorumlusu Ratko Mladić ise 2011 yılında yakalandı; 2021’de soykırım, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlardan ömür boyu hapse mahkûm edildi.
Eski Yugoslavya ve Sırbistan Devlet Başkanı Slobodan Milošević ise yargılandığı sırada, 11 Mart 2006’da Lahey’deki cezaevi hücresinde hayatını kaybetti.
Srebrenitsa davalarında bugüne kadar 45 Sırp sanık hakkında toplam 699 yıl hapis cezası ve beş müebbet hapis kararı verildi.
Kurban yakınlarının açtığı davalar sonucunda Hollanda hükûmeti, yayımlanan resmî raporun ardından 2002 yılında siyasi sorumluluğu üstlenerek topluca istifa etti.
2013, 2014 ve 2019 yıllarında Hollanda mahkemeleri, Hollanda devletini BM kampına sığınan 300’den fazla kişinin ölümünü engellemek için yeterli çabayı göstermemekten kısmen sorumlu buldu.
Hollanda Savunma Bakanı Kasja Ollongren de 11 Temmuz 2022’de Potoçari’deki anma töreninde, “Uluslararası toplum Srebrenitsa halkını koruyamadı. Hollanda hükûmeti de bu başarısızlığın siyasi sorumluluğunu paylaşıyor. Bunun için en derin özürlerimizi sunuyoruz.” ifadelerini kullandı.
Sırbistan Cumhurbaşkanı Tomislav Nikolić ise Nisan 2013’te Srebrenitsa’da işlenen suç nedeniyle özür diledi ancak yaşananları “soykırım” olarak nitelendirmeyi reddetti.
1992’de başlayan Bosna Savaşı’nın üzerinden 34 yıl geçti. Buna rağmen Bosna Hersek’te yaşayan Boşnaklar hâlâ kendilerini tamamen güvende hissedecekleri kalıcı bir barış ortamına kavuşabilmiş değil. Dayton Anlaşması savaşı durdurdu ancak kalıcı barışı sağlayamadı. Ayrılıkçı krizler ve siyasi gerilimler bugün de ülkenin en önemli sorunları arasında yer alıyor.
1990’lardaki savaştan önce büyük ölçüde Boşnak Müslümanların yaşadığı Srebrenitsa’da bugün nüfusun çoğunluğunu Sırplar oluşturuyor.
Aliya İzzetbegoviç’in şu sözleri ise hâlâ hafızalarda:
“Savaşta her şeyinizi kaybedebilirsiniz; ama asla onurunuzu ve hafızanızı kaybetmeyin. Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır.”
Bosna’nın şehitlerini rahmet ve saygıyla anıyoruz.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.