AB-AstraZeneca kavgası büyüyor

İngiliz-İsveç firması AstraZeneca’nın AB’ye yılın ilk üç ayında vermeyi taahhüt ettiği aşının ancak yüzde 40’ını sağlayabileceğini açıklaması AB ile firma ve İngiltere arasında krize yol açtı. Bu, firmanın dediği gibi “elde olmayan nedenlerden” mi kaynaklanıyor, yoksa ortada firmanın kurnaz bir fiyat-kâr oyunu mu var? Amerika’nın Sesi’nin derlediği ayrıntılı haber…

Zorlu bir Brexit sürecini geride bırakan İngiltere ve Avrupa Birliği (AB) arasında bu kez ‘aşı savaşı’ yaşanıyor. Oxford Üniversitesi ile birlikte korona virüse karşı aşı üreten İngiliz-İsveç firması AstraZenaca’nın AB’ye yılın ilk üç ayında teslim etmeyi taahhüt ettiği aşı miktarının ancak yüzde 40’ını verebileceğini açıklaması Londra-Brüksel hattında kriz yarattı.

Ağustos 2020’de AB Komisyonu ve AstraZeneca bir sözleşme imzaladı. Anlaşma uyarınca Avrupa, aşı denemeleri başarılı olursa, İngiliz laboratuvarından 300 ila 400 milyon doz satın almayı kabul etti. Brüksel ayrıca üretim kapasitesini yükseltmek için firmaya 336 milyon Euro ödeme sözü de verdi. Sözleşmede, teslim edilecek dozun üretilmesi için 2’si İngiltere, 3’ü de Almanya, Belçika ve ABD’de olmak üzere, toplam 5 laboratuvar üretime dahil edildi.

Ancak AstraZeneca hafta başında, öngörülen siparişten yüzde 40 daha az miktarda aşı teslim edeceğini açıklayınca kriz çıktı. AB firmaya 400 milyon aşı siparişi verdi. AstraZeneca ise, ilk 3 ay için yalnızca 31 milyon doz teslim edebileceğini kaydetti.

AB Komisyonu öfkelendi

Çarşamba günü AB yönetimi, geçtiğimiz yaz verdiği ön sipariş sözleşmesine dayanarak İngiltere’de üretilen aşıların kendilerine taahhüt edilen bölümünü istedi. Talebi reddeden laboratuvar, bu kararı almalarına “Brüksel’deki bir fabrikasındaki verim düşüklüğünün” neden olduğunu bildirdi.

Firmanın Fransız CEO’su Pascal Soriot, AstraZeneca’nın zaten Avrupa Birliği’ne bağlı olmadığını belirterek, “Bizim taahhüdümüz sözleşmeye bağlı değildir. Başaracağımızın garantisini vermeden, elimizden gelenin en iyisini yapacağımızı söyledik” dedi.

AstraZeneca’nın “Brüksel’deki fabrikanın üretiminde düşüş yaşandığı” şeklindeki açıklamasını Avrupa Birliği Komisyonu inandırıcı bulmadı ve AstraZeneca yönetiminden derhal kendileriyle görüşerek daha geçerli bir açıklama yapmasını istedi. Komisyon, AstraZeneca’dan, gizli tutulan sözleşmeyi kamuoyuyla paylaşmasını da talep etti. Üstelik, Brüksel sağlık otoriterlerinden, Belçika’daki Seneffe fabrikasına müfettiş göndererek, “gerçekten firmanın söylediği gibi üretimin düşmesine bu fabrikanın neden olup olmadığının” araştırılmasını istedi.

Avrupa Sağlık Komiseri Stella Kyriakides, “İngiliz fabrikaları, laboratuvarın ön sipariş sözleşmesinin bir parçasıdır ve bu nedenle AB’nin ayırdığı dozları sağlamaları gerekir. Şirketin taahhütlerini yerine getirmek zorunda olmadığı fikri ne doğru, ne de kabul edilebilir” dedi. Kyriakides, AstraZeneca’nın, o sırada hala varsayımsal olan bir aşının gerçekliğine değil, üretme kabiliyetine göre seçildiğini hatırlatarak, “Risk, üretim kapasitelerinde değil, aşı üzerinde alınmıştır. Bu yüzden AstraZeneca, üzerinde anlaşmaya varılan dozları üretmelidir” görüşünü savundu.

AstraZeneca’dan karşı atak

Bu açıklamalara Avrupa gazetelerinden yanıt veren grubun CEO’su Pascal Soriot, sözleşmeye tamamen farklı bir yorum getirerek, “İngiltere ile, AB’den 3 ay önce, Haziran ayında anlaşma imzaladık. Londra anlaşmada, İngiliz tedarik zincirinden gelen arzın önce İngiltere’ye gitmesini şart koştu. AB, İngiltere’nin istediği kadar dozda aşı istedi. Biz de elimizden gelenin en iyisini yapacağız ama kendimizi sözleşmeyle bağlamayız. Yani bu konuda kesin bir taahhüt olmadı” dedi.

Le Monde gazetesine bilgi veren Fransa’nın Avrupa Parlamentosu milletvekili Veronique Trillet-Lenoir, “İngiltere aşı alımında AB’nin toplu pazarlık fırsatından yararlanamadı ve kendi ülkesinde üretilen aşıya AB’den daha pahalı bir ücret ödüyor. Bu nedenle, AstraZeneca, kârını artırmak için daha fazla ücret ödeyen İngiltere’yi tercih etmiş olabilir. Bundan emin olmalıyız” dedi.

AstraZeneca’ya baskı sonuç verdi

Bu tartışmaların ardından Alman Aşı Komisyonu Perşembe günü, Alman Sağlık Bakanlığı’na sunduğu raporunda, AstraZeneca’nın bulduğu aşının 65 yaş ve üstü için etkili olduğuna dair bir kanıt olmadığı, “AstraZeneca’nın aşısının şu anda sadece 18 ila 64 yaş arası kişiler için önerildiği” görüşünü bildirdi.

Almanya Aşı Komisyonu’nun görüşü ve AB Komisyonu’nun baskıları üzerine, Pascal Soriot, AB yöneticileri ile video konferans yöntemiyle bir araya geldi. Soriot, AB ile imzaladığı sözleşmeyi açıklamayı kabul etti ve AB’ye teslim edilecek dozun 31 milyonun, çok daha üzerinde bir rakam olacağını duyurdu. Soriot, “Öngörülen 80 milyon doza ulaşmamız olası görünmüyor. Ancak 31 milyonun da çok üzerinde bir rakama ulaşacağız” dedi.

Avrupa İlaç Ajansı (EMA) Cuma günü toplanarak AB üyesi 27 ülke adına AstraZeneca’nın ürettiği Corona aşısına onay verecek.

Laboratuvarların “korkutan” gücü

Sosyal güvenlik uzmanı olan ekonomist Frederic Bizard, Fransız medyasına “AstraZeneca kendi rolünü oynuyor. Özel bir şirket olarak kârını en yüksek seviyede tutma amacı güdüyor. Bugün batılı devletler, laboratuvarların, üretim kapasitesi de dahil, ne kadar güçlü olduklarını gördü” diye konuştu.

Sınır Tanımayan Doktorlar eski yöneticisi Doktor Jean François Corty de, “Bugün AB, laboratuvarların gücünün farkına vardı. Milyarlarca Euro yatırım yapsanız da söz hakkınız yok” dedi.