ABD, Paris Anlaşması’na döndü

Biden Yönetimi, Donald Trump’ın Çin’le ekonomik rekabetinde ABD’yi dezavantajlı pozisyona koyduğu gerekçesiyle Haziran 2017’de çıktığı Paris Anlaşması’na geri döndü.

Paris’te 2015 yılında imzalanan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında yer alan Paris Anlaşması, küresel ısınmanın 2 °C altında muhafaza edilmesini amaçlıyordu.

ABD Dışişleri Bakanı Blinken yaptığı yazılı açıklamada, Başkan Biden’ın 20 Ocak’ta görevindeki ilk gününde, ABD’nin Paris Anlaşması’na geri dönme belgesini imzaladığını hatırlatarak; anlaşmanın şartlarına göre, ABD’nin bugün tekrar “resmen” taraf olduğunu açıkladı. Blinken, açıklamasında şöyle dedi:

“Paris Anlaşması, küresel eylem için benzeri görülmemiş bir çerçevedir.  Biliyoruz, çünkü tasarlanmasına ve gerçeğe dönüştürülmesine biz yardımcı olduk. Amacı hem yalın hem de kapsamlıdır: Hepimizin küresel ısınma felaketinden kaçınmamıza ve dünya çapında halihazırda gördüğümüz iklim değişikliği etkilerine karşı direnç oluşturmamıza yardımcı olmak.

“İklim değişikliği başlığını her düzeyde en önemli ikili ve çok taraflı görüşmelerimize yerleştirdiğimizi gördünüz ve görmeye devam edeceksiniz.  Bu sohbetlerimizde diğer liderlere soruyoruz: Birlikte daha fazlasını nasıl yapabiliriz?

“İklim değişikliği ve bilim diplomasisi, dış politika tartışmalarımızda bir daha asla ‘eklenti’ olamaz. İklim değişikliğinden kaynaklanan gerçek tehditleri ele almak ve bilim insanlarımızı dinlemek iç ve dış politika önceliklerimizin merkezinde yer almaktadır. Ulusal güvenlik, göç ve uluslararası sağlık çabaları tartışmalarımızda, ekonomik diplomasimizde ve ticaret görüşmelerimizde hayati önem taşıyor.

“22 Nisan’da Liderlerin İklim Zirvesi de dahil olmak üzere, tüm cephelerde dünyayla yeniden bağlantı kuruyoruz.  Dahası, COP26’yı (BM İklim Değişikliği Konferansı) başarılı kılmak için Birleşik Krallık ve dünyanın dört bir yanındaki diğer ülkelerle çalışmayı dört gözle bekliyoruz.”

Önceki İçerik1 milyon doları reddeden matematikçi Perelman şimdi ne yapıyor?
Sonraki İçerikANALİZ – ‘İki etken Doğu Akdeniz politikamızı değiştirdi: Biden’ın seçilmesi ve ekonomik kriz’