Av. Gülçin Avşar: ‘Oyun sahnelenmeden propaganda suçunun gerçekleşmesi mümkün değil’

Avukat Gülçin Avşar, Kürtçe Bêrû oyununun Gaziosmanpaşa Kaymakamlığı tarafından yasaklanması ve ardından gelen “terör propagandasını engelleme” gerekçesi konusunda Serbestiyet’in sorularını yanıtladı.

Gaziosmanpaşa Kaymakamlığı, Dario Fo’nun daha evvel birçok kez sahnelenmiş olan Yüzsüz adlı oyununun Kürtçe versiyonu Bêrû’yu “kamu düzenini bozabileceği” gerekçesiyle yasakladı. Ardından Valilik, terör örgütü propagandasını engellemek için Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’ndaki yetkiyi kullandığını söyledi. Bu izah, hukuki olarak ne söylüyor size?

Öncelikle bu yasa, sadece “toplantı” için böyle bir yetki veriyor. Tiyatro, bu yasada belirtilen “toplantı” tanımı kapsamda yer almıyor. Bu kapsamda olsaydı dahi yasaklama için “açık ve yakın tehlike”nin ispat edilmesi gerekiyordu.

Oyun, neredeyse tamamen Dario Fo’nun eserine sadık kalınarak 100 kez sahnelenmiş bir oyun. Eserde böyle bir suç unsuru olsa idi daha evvel fark edilirdi. Çünkü bir sözün, konuşmanın, ifadenin terör örgütü propagandası kabul edilebilmesi için öncelikle ifadenin gerçekleşmiş olması gerekir. İfadenin ardından ise kamu düzenini bozacak eylemlerin gerçekleşmesi gerekir. Oyun sahnelenmeden propaganda suçunun gerçekleşmesi mümkün değil. Yine oyun sahnelenmediği için peşinden bir şiddet eyleminin gerçekleşmesi de söz konusu değil. “Propaganda” tespiti ancak bu süreçler geçildikten sonra yapılabilir ki orada da karar mercii Valilik değil yargıdır.

Terör örgütü propagandasının hangi koşullarda gerçekleşmiş ya da gerçekleşmemiş olacağını gösteren somut bir dava örneği verebilir misiniz?

Anayasa Mahkemesi’nin (2015/4916 başvuru numaralı, 03.10.2019 günlü) Meki Katar kararını verebilirim. Karardan aynen okursak:

“Şiddete başvurmayı cesaretlendirici ifadeler yer almayan ve terör suçlarının işlenmesi tehlikesine yol açmayan düşünce açıklamaları sırf terör örgütünün ideolojisi, toplumsal veya siyasal hedefleri, siyasi, ekonomik ve sosyal sorunlara ilişkin görüşlerine benzerlik gösterdiğinden bahisle terörizmin propagandası olarak kabul edilemez.

(…)

“İlk derece mahkemesi başvuru konusu marşın terör propagandası içerdiği kanaatine varmıştır. Ancak toplantıya katılanların okudukları marşın ve attıkları sloganların kamu düzeni üzerinde olumsuz bir etkisinin olup olmadığı mahkemece incelenmemiştir. Somut başvurunun incelenmesinde ise başvuruya konu gösteri ve toplantıya ilişkin görüntülerde İnönü Üniversitesi kampüsü içinde gerçekleştirilen toplantı boyunca herhangi bir şiddet olayının yaşanmadığı gözlemlenmiştir. Öte yandan toplantının barışçıl olmadığını veya gösteriye katılan kişilerin toplantıdan sonra şiddet içeren eylemlerde bulunduklarını gösteren herhangi bir delil bulunduğu da ileri sürülmemiştir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesinin konuşmanın yapıldığı kapsamı ve göstericilerin davranışlarını dikkate almadığı kanaatine ulaşılmıştır.”