Yasaklanan Bêrû’nun yönetmeni: Tek sebebi Kürtçe olması ve ilk kez Şehir Tiyatroları’nda oynanması

Oyunun sahneleneceği akşam tam olarak neler yaşandı?

Oyun günü biz, Gaziosmanpaşa Sahnesi’ne gittik, dekorlarımızı kurduk, ışıklarımızı hallettik. Tam provaya geçecektik. Tiyatrodan görevli bir arkadaş geldi ve yönetmeni sordu bize. “Benim” dedim, “Gelebilir misiniz?” dedi. “Ne oldu?” diye sordum. Emniyetten gelenler olduğunu, benimle görüşmek istediklerini söyledi. Biz de aşağıya indik ekip olarak.

Polisler Gaziosmanpaşa Kaymakamlığı’nın tebligatını bize getirdiler. Gerekçe olarak da kamu güvenliğini bozacak bir oyun olduğu ifade edildi. O yüzden bize bu oyunu oynayamayacağımızı söylediler.

Sonra Şehir Tiyatroları Genel Müdürü geldi. Onlarla konuştu. Tabii tebligat onlara da gitmişti. “Bizim yapabileceğimiz bir şey yok” dedi. Sonra oyunu oynayamadık maalesef. 

Bu oyunu daha önce kaç kez, nerelerde oynadınız?

Bu oyunu üç yıldır 100’e yakın kez oynadık. Türkiye’nin birçok yerinde oynadık. Özellikle İstanbul’da çok fazla oynadık. Diyarbakır, Batman ve Mardin’de oynadık. Yurtdışında, Almanya’da pek çok yerde oynadık. İsviçre’de oynadık, Moskova Belediyesi Uluslararası Tiyatro Festivali’nde 2018’de en iyi oyun ödülünü aldık. Oyunumuz ilk günden beri Türkçe üst yazılıdır.

Belediyeden nasıl teklif aldınız?

Pandemi sürecinde en çok mağdur olan sanat kesimlerinden biri özel tiyatrolar oldu. Belediye de özel tiyatrolara destek amaçlı kendi bünyelerinde sahnelerini vereceğini, oyunları aldıklarını söylemişlerdi. Biz de başvurduk. Oyunumuzun kayıtlarını, görsellerini, oyun metnini (hem Türkçe hem Kürtçe olacak şekilde) gönderdik. Onlar da incelediler. Sonra bize şu tarihte, şu sahnede oynayabilirsiniz diyerek dönüş yaptılar.

Dario Fo’nun metninde herhangi bir değişiklik yaptınız mı?

İddia edildiği gibi Dario Fo’nun metninde bir değişiklik yapmadık. Biz metni çevirdik, uyarlama yapmadık. 3 yıldır da oynuyoruz, kesinlikle öyle bir değişiklik yok. Öyle bir hakkımız da yok. Biz ilk defa tiyatro yapmıyoruz, biz yıllardır tiyatro yapıyoruz. Ve doğal olarak öyle bir değişiklik falan yok. Sadece metin 3 perdelik bir oyun, biz 2 perdeye indirdik. Bunun haricinde herhangi bir değişiklik olmadı.

Oyununuzda PKK propagandası yapıldığı yönündeki iddialarla ilgili ne söylemek istersiniz?

Biz bu oyunu özellikle Batman, Diyarbakır, Van gibi illerde oynadığımızda emniyetten zaten izin alıyoruz. Tekstimizi gönderiyoruz, onlar inceliyor. Hem Kürtçe hem Türkçe. Sonra oyun günü kendileri gelip kamerayla oyunu çekiyorlar. Bu arada emniyetten gelen bir polis de elinde tekst ile oyunu takip ediyor oyun esnasında, farklı bir şey söylüyor muyuz diye. Kesinlikle öyle iddia edildiği gibi, örgüt propagandası vs. yok. Olsaydı zaten müdahale edilirdi çoktan. Oyun yasaklanırdı.

Peki sizce bu oyunun yasaklanmasının sebebi neydi?

Yasaklanmasının tek sebebi, ilk defa Kürtçe bir oyunun Şehir Tiyatroları bünyesinde resmi olarak, Belediye’nin davetlisi olarak oynanacak olmasıydı. Maalesef böyle bir süreç gelişti. Oyunumuzu  yasakladılar. Tekrar söylüyorum ki bu oyunun yasaklanmasının tek sebebi Kürtçe olması ve Şehir Tiyatroları bünyesinde olmasıydı.

Önceki İçerikAv. Gülçin Avşar: ‘Oyun sahnelenmeden propaganda suçunun gerçekleşmesi mümkün değil’
Sonraki İçerikProf. Gözler: Patere legem quam ipse fecisti! Koyduğunuz kurala uyunuz!