Alzheimer Sosyal Yaşam MerkeziAlzheimer Sosyal Yaşam Merkezi
Anasayfa / Haberler / Fidan: Suudi Arabistan’ın askeri ihtiyaçlarını karşılamakta sıkıntımız olmaz; Mekke İttifakı’nın askeri karargâhı kuruluyor

Fidan: Suudi Arabistan’ın askeri ihtiyaçlarını karşılamakta sıkıntımız olmaz; Mekke İttifakı’nın askeri karargâhı kuruluyor

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Husi saldırıları altındaki Suudi Arabistan’ın Mekke İttifakı kapsamında askeri ihtiyaçlarının karşılanabileceğini söyledi: “Özellikle belli teknik konularda olabilir. Bunu karşılama yönünde bir sıkıntımız olmaz.”

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, NTV canlı yayınında dış politika gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Fidan’ın açıklamalarının öne çıkan başlıklarından biri, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarının yoğunlaştığı sırada Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın oluşturduğu Mekke İttifakı’nın nasıl hareket edeceği oldu.

Fidan, Suudi Arabistan’ın özellikle bazı teknik alanlarda askeri ihtiyaçlarının ortaya çıkabileceğini ve Türkiye’nin bunları karşılamaya hazır olduğunu söyledi.

Husiler ile Suudi Arabistan arasındaki sorunun yaklaşık 10 yıldır devam ettiğini, 2022’de varılan ateşkesin Gazze’deki gelişmelerden sonra bozulduğunu hatırlatan Fidan, Suudi Arabistan’ın toprak bütünlüğüne, egemenliğine ve altyapısına “çok ciddi saldırılar” yapıldığını söyledi.

Mekke İttifakı anlaşmasının taraflara karşılıklı sorumluluk yüklediğini vurguladı:

“Bizim anlaşmamıza baktığımız zaman ülkelerin birbirlerine karşı bir müttefiklik sorumluluğu var. Cumhurbaşkanımız da sözünün eri olan bir lider. Devlet olarak imza attığımız bir konu var. Bu konuda bir dayanışma içerisindeyiz.”

Türkiye’nin özellikle Mekke’ye ve petrol altyapısına yönelik saldırıları kınadığını hatırlatan Fidan, Suudi Arabistan’ın ABD-İran savaşına çekilmesine karşı olduklarını söyledi:

“Suudi Arabistan bu denklemin dışında tutulmalı çünkü kendileri de buna katılmaya yönelik bir arayış içerisinde değiller.”

“Kamuoyuna yansımayan görüşmelerimiz var”

Mekke İttifakı üyelerinin gelişmeleri birlikte değerlendirdiğini açıklayan Fidan, kamuoyuna yansımayan temasların da bulunduğunu söyledi:

“Geldiğimiz noktada Mekke İttifakı üyeleri olarak biz durumu yakından takip ediyoruz. Birtakım görüşmelerimiz var kamuoyuna yansımayan. Bu noktada askeri ihtiyaçları özellikle belli teknik konularda olabilir. Bunu da karşılama yönünde de bir sıkıntımız olmaz.”

Fidan, ittifakın kurumsallaşma çalışmalarında da son aşamaya gelindiğini açıkladı:

“Mekke İttifakı gerçekten iyi bir aşamada. Ortaya konmuş çok güçlü bir irade var. Bu iradenin harekete geçmesi için var gücümüzle çalışıyoruz.”

Anlaşmada öngörülen sekretarya ile buna bağlı askeri karargâhın kurulmasına yönelik çalışmaların “hemen hemen bitmiş durumda” olduğunu söyleyen Fidan, “Bir anlayış birliğine ulaşmış durumdayız. Artık bundan sonra personel gönderip karargâhın işlemesi aşaması kaldı” dedi.

Fidan, ittifakın yeni ülkelere de açık olduğunu söyledi. Türkiye’nin hedefinin yeni bir kamplaşma yaratmak olmadığını belirten Fidan, “Burası büyümeyecekse zaten bir ittifak alanı olmaz. Biz bir kamplaşma yapmış oluruz” dedi.

Fidan, İsrail, İran, Hindistan ve Yunanistan’da ittifakın “kağıt üzerinde kaldığı” yönündeki yorumları ise “itibarsızlaştırma operasyonları” olarak nitelendirdi ve “Göreceksiniz, Mekke İttifakı çok oyun değiştirici bir platform olacak” dedi.

“ABD-İran görüşmelerinde son birkaç aydır tıkanma var”

Fidan, Husiler ile Suudi Arabistan arasındaki gerilimi ABD-İran savaşındaki gelişmelerle birlikte değerlendirdi.

“Amerika-İran görüşmelerinde son birkaç aydır bir tıkanma var” diyen Fidan, bu tıkanmanın artık iki ülkenin karşılıklı saldırılarıyla sınırlı kalmadığını söyledi:

“Babülmendep Boğazı ayağının da artık Yemen tarafından açıldığını görüyoruz. Suudi Arabistan’a doğru giderek bir yaygınlaştırma ameliyası içerisinde olduğunu görüyoruz tarafların.”

Türkiye’nin ağırlığını ABD ile İran arasındaki müzakerelerin sonuçlandırılmasına verdiğini söyleyen Fidan, taraflar arasında “büyük bir güvensizlik” bulunduğunu belirtti. Pakistan’da bir anlayış birliğine varıldığını ancak uygulamada sorun çıktığını söyleyen Fidan, taraflara yeni teklifler verildiğini ve bunların kabul edilmesini umduklarını ifade etti.

Savaşın ekonomik etkilerinin de giderek ağırlaştığını söyleyen Fidan, “Enerji yollarına yönelik ciddi bir darboğaz söz konusu” dedi. Türkiye gibi sanayisini ve ekonomisini ithal enerjiyle sürdüren ülkelerin “ciddi bir ekonomik kriz yönetimiyle” karşı karşıya kaldığını söyledi.

Suriye: “Beyanlar iyi, pratik adımların da atılması gerekiyor”

Fidan, son Suriye ziyaretini ve Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile görüşmesini de anlattı.

Aralık 2024’ten itibaren yeni Suriye yönetimiyle yeniden kalkınma, ülkenin birliği ve bütünlüğü ile bölge ülkeleriyle işbirliği gibi çok sayıda dosyada çalışıldığını belirten Fidan, “Her geçen gün Suriye daha da iyiye gidiyor” dedi.

Suriye’deki entegrasyon süreci konusunda tarafların açıklamalarını olumlu karşıladıklarını belirten Fidan, temkinli bir dil kullandı:

“Şu anda yapılan beyanatlar, tavırların ortaya koyduğu niyetler fevkalade önemli. Aslında kontrollü bir şekilde sürecin ilerletilmesine yönelik bir arzu görüyoruz taraflarda.”

Ancak açıklamaların yeterli olmadığını belirten Fidan, “Şu anda ortaya konan beyanatlar iyi. Bunun gerisinde pratik adımların da atılması gerekiyor. Onu da yakından takip ediyoruz” dedi.

Fidan, Suriye’de bir gece kalmasının da bilinçli bir mesaj olduğunu söyledi:

“Vermemiz gereken bir mesaj var: Orada bir gece kaldık. Suriye artık normaldir, burada kalmalıyız, gelmeliyiz.”

Netanyahu için: “Türkiye düşmanlığı siyasi pozisyonunu güçlendirme arayışının ürünü”

Fidan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Türkiye’ye yönelik açıklamalarını da değerlendirdi.

Netanyahu’nun ülkesindeki siyasi pozisyonunu güçlendirmek ve kendisini vazgeçilmez göstermek için arayış içinde olduğunu savunan Fidan, “Netanyahu’nun Türkiye düşmanlığının ve Türkiye’yi tehdit olarak gösterme perspektifinin de bunun bir ürünü” dedi.

Türkiye’nin İsrail’in bölge ülkeleriyle askeri işbirliklerini yakından takip ettiğini belirten Fidan, “Bunu da hafife alıyor değiliz” ifadesini kullandı.

Fidan, İsrail’in Suriye’de kalıcı bir sorun alanı oluşturmaya çalıştığını ileri sürdü ve Netanyahu’nun bunu iç siyasette “Ben olmazsam bu sorun çözülemez” mesajı vermek için kullanmak istediğini savundu.

Türkiye’nin “provokasyonlara, ucuz kışkırtmalara gelecek bir devlet olmadığını” söyleyen Fidan, “İsrail sadece bölge için değil dünya için de bir tehdit” dedi.

Gazze: “İsrail kendini bu anlaşmaya bağlı görmüyor”

Fidan, Gazze Barış Planı’nın birinci aşamasından ikinci aşamasına geçilememesinde İsrail’in tutumunun belirleyici olduğunu söyledi.

Hamas’ın rehinelerin bırakılması dahil birinci aşamada üzerine düşen birçok adımı attığını söyleyen Fidan, Filistin tarafı yükümlülüklerini yerine getirdikçe İsrail’in yeni talepler ortaya çıkardığını savundu:

“İsrail kendini bu anlaşmaya bağlı görmüyor. Şimdi en büyük problemimiz bu.”

Gazze’ye insani yardımın istenen miktar ve hızda girmediğini söyleyen Fidan, İsrail’in bazı prefabrik yapı ve inşaat malzemelerinin bölgeye girişine izin vermediğini belirtti. Batı Şeria’da yerleşimci şiddetinin de arttığını söyleyen Fidan, Filistinlilerin kendi birliklerini sağlamaları gerektiğini vurguladı.

Rusya-Ukrayna savaşı: “2025’ten sonra yok etme savaşına dönüştü”

Fidan, Rusya-Ukrayna savaşının niteliğinin zaman içinde değiştiğini söyledi.

Savaşın 2023’e kadar “klasik savaş”, 2025’e kadar “yıpratma savaşı”, 2025’ten sonra ise “yok etme savaşı” haline geldiğini belirten Fidan, enerji, ulaşım, limanlar ve ticari faaliyetlerin giderek daha fazla hedef alındığını söyledi.

Türkiye’nin Karadeniz’de ticaretin korunması amacıyla her iki tarafa da yeni bir teklif gönderdiğini açıklayan Fidan, taraflardan cevapların gelmeye başladığını söyledi.

Tahıl ticaretinin özellikle Afrika ülkelerinin gıda güvenliği açısından önemine işaret eden Fidan, önceki tahıl anlaşmasının sona ermesine rağmen bir süre fiilen işleyen sistemin son dönemdeki karşılıklı saldırılar nedeniyle bozulduğunu anlattı.

S-400 için “yaratıcı fikirler”

Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın BM Genel Kurulu için New York’a yapacağı ziyaret sırasında ABD Başkanı Donald Trump’la görüşeceğini de söyledi.

Türkiye’nin CAATSA yaptırımlarını kaldırmaya çalıştığını belirten Fidan, S-400 konusunda yeni formüllerin tartışıldığını açıkladı:

“Bunun başlamasına sebep olan bu S-400 meselesinin çözüm yolunda da birtakım yaratıcı fikirler var. Bunu karşılıklı iyi niyetle hayata geçirmeye çalışıyoruz.”

Fidan, olumlu adımlar atılmasını umduğunu söyledi.

“En büyük siyasi devrim kimlik inkârının kaldırılması”

Fidan, 11 Eylül’deki Diyarbakır ziyaretine ilişkin olarak da “Terörsüz Türkiye’nin orada inanılmaz derecede olumlu yankı bulduğunu gördüm. Zaten taban buna hazır” dedi.

AK Parti iktidarının en önemli siyasi reformunun “kimlik inkârının kaldırılması” olduğunu söyleyen Fidan, Kürt, Alevi, Sünni ve Arap kimliklerinin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı içinde anayasal koruma altında olduğunu belirtti.

PKK’nın Mayıs 2025’te kendisini feshettiğini ve silahlı mücadeleye son verdiğini açıkladığını hatırlatan Fidan, buna karşılık silah bırakma konusunda bekledikleri hızda ilerleme sağlanamadığını söyledi:

“Geldimiz nokta şimdi Eylül 2026’dayız. Bir yıldan fazla bir zaman geçmiş. Silahların bırakılmasıyla ilgili somut adımların atılması şu ana kadar gerçekleşmedi.”

Fidan, Suriye ve Irak’ta artık merkezi yönetimler dışında silahlı grupların varlığını sürdürebileceği bir ortam bulunmadığını savundu ve bunun Terörsüz Türkiye sürecini desteklediğini söyledi.

“Bir insanın Türkiye’de bir derdi varsa yapacağı tek bir iş, gelecek burada açıktan siyaset yapacak” diyen Fidan, silahlı mücadele yerine siyaseti işaret etti.

Yunanistan: “Gayri askeri statüdeki adaların silahlandırılmasını kabul etmiyoruz”

Fidan, Yunanistan’da Türkiye konusunun iç siyasette kullanıldığını savundu.

Ege’de kıta sahanlığı dahil sorunlar çözülene kadar Türkiye’nin pozisyonunun değişmediğini söyleyen Fidan, “Biz gerilim çıkarılmasından taraf değiliz. Gayri askeri statüye sahip adaların silahlandırılmasını asla kabul etmiyoruz” dedi.

Türkiye’nin konuyla ilgili girişimlerinin bir bölümünü kamuoyuna açıklamadan yürüttüğünü belirten Fidan, “Bu bölgenin barışa ihtiyacı var, silahlanmaya değil” diye konuştu.

“Yapay zekâ için seferberlik ilan etmemiz gerekiyor”

Fidan’ın programdaki dikkat çekici açıklamalarından biri de yapay zekâ konusunda oldu.

ABD ve Çin’in yapay zekâ yatırımları ve veri merkezleriyle yeni döneme hazırlandığını söyleyen Fidan, Türkiye’nin de bu teknolojiye sahip olması gerektiğini belirtti:

“Bunun için bir seferberlik ilan etmemiz gerekiyor, bu fevkalade önemli.”

Fidan, yapay zekâyı sıradan bir teknolojik rekabet konusu olarak görmediğini, gelecekte ülkeler üzerinde bir yaptırım aracına dönüşebileceğini söyledi. Bir ülkeye uygulanacak yaptırımın gelecekte “o ülkenin yapay zekâdan kesilmesiyle” gerçekleşebileceğini savundu.

Türkiye’nin büyük veri merkezleri kurması ve bölgedeki bazı ülkelerle ortak hareket etmesi gerektiğini belirten Fidan, Avrupa Birliği ile de bu konuda görüşmeler yürütüldüğünü söyledi:

“Bu artık sıradan bir teknolojik ve rekabet meselesi değil. Bu ulusal güvenlikle ve var olmayla alakalı bir konu.”

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın