Günlük test sayısı ile yeni hasta sayısı arasındaki ilişki

Son iki üç haftada günlük yeni hasta sayılarının 1500-1800 arasında gezinmesi, acaba istatistik dilindeki adıyla “rastgele” (random) bir dalgalanma mı? Yoksa bağımlı bir değişken mi? Tesadüfî olmayan bir belirleyicisi mi var?

[21 Eylül 2020] Bir zamanlar, salgına ve salgın istatistiklerine ilişkin kısa yorumlar da yazıyordum. Vazgeçtiydim: (a) Geçti-geçiyor gerekçesiyle, ama aslında tamamen ekonomik ve özellikle turizm sezonunu kaçırmamaya yönelik amaçlarla, 1 Haziran’dan itibaren önlemleri erken gevşetmenin felâketli sonuçlarını da; (b) bu felâketli sonuçları örtbas etme çabasının, resmî rakam ve açıklamaları ne kadar güvenilmez ve itibarsız kıldığını da… artık herkes görüyor (ve dolayısıyla sürekli tekrarlamaya o kadar da gerek yok) diye.

Gelgelelim, son iki üç haftada öyle bir korrelasyon ortaya çıktı ki, “yaz beni” diye âdetâ haykırıyor. Belki biliyorsunuz, günlük yeni hasta sayısı 2 Haziran’da 786 ile en düşük noktasına vardı ve hemen ardından tırmanışa geçti. 12 – 30 Haziran arasını 1200-1400’lerde gezinerek geçirdi. Derken tekrar düşer gibi oldu (veya gösterildi); 1-13 Temmuz’da 1000-1100’lerde, 14 Temmuz – 2 Ağustos’da 900’lerde seyretti. Fakat 3 Ağustos’ta 1000 barajını gene aştı ve bir daha arkasına bakmadı. 4-10 Ağustos’ta 1100’ler; 11-17 Ağustos’ta 1200’ler; 18-27 Ağustos’ta 1300’ler ve 1400’ler egemen oldu. 28 Ağustos – 3 Eylül arasında 1500’lere, 3 Eylül’den itibaren de 1600 ve üzerine ulaşıldı.

Sonrası, ilk bakışta biraz karışık gibi. Günlük yeni vaka sayısı kâh 1600’lerde gözüküyor, kâh 1700’lere fırlıyor, kâh 1500’lere dönüyor. Acaba bu, artık tırmanmayacağı anlamına mı geliyor? 5-21 Eylül arasında 17 gün var. Günlük yeni vaka veya hasta sayısı, unutmayalım, hep resmî verilere göre, bu 17 günün 6’sında 1500’lerde, 4’ünde 1600’lerde, 7’sinde 1700’lerde gerçekleşmiş. Acaba bu, istatistik dilindeki adıyla “rastgele” (random) bir dalgalanma mı? Yoksa bağımlı bir değişken mi? Tesadüfî olmayan bir belirleyicisi mi var?

Sorunun cevabı çok basit aslında. Sağlık Bakanlığının açıkladığı günlük test sayıları ile günlük yeni vaka sayılarını yanyana koymak, aradaki ilişkiyi görmeye yetiyor. Şu iki tabloya bakalım.

TarihTest sayısıVaka sayısı
 
5 Eylül99,9471673
6 Eylül96,8421578
12 Eylül98,3261509
13 Eylül97,0971527
19 Eylül97,4161538
20 Eylül95,3211519

Buna göre, test sayısının 90,000’lerde kaldığı 6 günün 5’inde, günlük vaka sayısı 1500’lerde gerçekleşiyor. Buna karşılık test sayısı bir iki çentik yükseldiğinde çarpıcı bir değişiklik gözleniyor.

TarihTest sayısıVaka sayısı
 
7 Eylül103,9251703
8 Eylül110,5651761
9 Eylül111,1931673
10 Eylül107,7021512
11 Eylül112,2131671
14 Eylül112,5631716
15 Eylül110,4121742
16 Eylül112,6451771
17 Eylül109,9851648
18 Eylül111,1131771
21 Eylül112,9421743

Bu ikinci tabloya göre, 5-21 Eylül arasındaki 17 günden 11’inde test sayısı 100,000 ve hattâ 110,000’in üzerinde olmuş. Vaka sayısı ise bu 11 günün birinde 1500’lerde, 3’ünde 1600’lerde, buna karşılık 7’sinde 1700’lerde diye veriliyor (Sağlık Bakanlığınca). Bir de tersten söyleyelim. 1500’lerdeki 6 günlük vaka verisinin sadece biri, 100,000’in üzerinde bir test sayısıyla elele gidiyor. Madalyonun diğer yüzünde, 1700’lerdeki günlük vaka verilerinin hiçbiri, 90,000’lerdeki test sayılarıyla elele gitmiyor. Özetle, nasıl 90,000’lerdeki test sayıları ile 1500’lerdeki vaka sayıları arasında güçlü bir korrelasyon göze çarpıyorsa, benzer şekilde, 100-110,000’lerdeki  test sayıları ile 1700’lerdeki vaka sayıları arasında da güçlü bir korrelasyon olduğunu kabul etmek gerekiyor.

Görünen köy kılavuz istemez. Aslında kamuoyu, durumun çok ama çok kötü olduğunun pekâlâ farkında. Yukarıda anlattığım gibi, resmî rakamlar dahi 1000’lerden gelip gayet düzenli bir şekilde 1700’lere tırmanan seküler bir trendin varlığını gözler önüne seriyor. Hattâ belki şimdi 1800 veya 1900’lere dayanmış bulunmakta. Ama bu manzarayı herhangi bir nedenle biraz olsun yumuşatmak mı istiyorsunuz? Günlük test sayısını 100-110,000’lerden 90,000’lere çekmek, vaka sayısını bir iki günlüğüne de olsa 1500’lerde gösterip hafif bir iyilik illüzyonu yaratmaya yetebiliyor.

Önceki İçerikGüvenlik esareti (*)
Sonraki İçerikÖnyargılarınızla tanışıyor musunuz?