RÖPORTAJ | “Mansur Yavaş’ın ‘revize ODTÜ Yolu’ planı da sorunlu, ihale iptal edilmeli”

Melih Gökçek’in problemli mirasının unsurlarından biri olan ‘ODTÜ Yolu’ Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin 25 Eylül’de yaptığı açıklamayla yeniden gündemde. ODTÜ öğrencilerinin oluşturduğu Rant Yoluna Hayır İnisiyatifi’nin “yeşil badanacılık” diye nitelediği ‘revize plan’ı Şehir Plancıları Odası Şube Sekreteri Ömer Dursunüstün ile konuştuk.

2017 yılında, Ankara Büyükşehir Belediyesi ile ODTÜ rektörlüğü Mustafa Verşan Kök arasında ODTÜ Yolu olarak bilinen Bilkent Şehir Hastanesi – İncek Bulvarı Çevre Yolu Bağlantısı protokolü imzalandı. İmzanın  ardından ODTÜ arazisine ait alandaki ağaçlar bir gece içerisinde kesilerek yol projesi başlatıldı.

Melih Gökçek döneminin tepkiyle karşılanan projesinin Mansur Yavaş dönemindeki akıbeti merak ediliyordu… 

Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin 25 Eylül 2021 Cumartesi günü belediyenin internet sitesinin duyurduğu  ODTÜ Yolu Hakkında Açıklama merakı bir ölçüde giderdi. Sunumda Bilkent-İncek yol proje planının revize edilmiş son hali yer alıyordu.

ODTÜ Yolu’yla ilgili bu son gelişmeyi ve bundan sonra neler olabileceğini TMMOB Şehir Plancıları Odası Şube Sekreteri Ömer Dursunüstün ile konuştuk.

TMMOB yetkililerine göre Ankara’nın en ciddi sorunlarından biri şehrin bir ana ulaşım planı olmaması… Mansur Yavaş yönetiminin TMMOB odalarıyla bir araya gelip bir ana ulaşım planı hazırlama girişimi oldu mu? Ya da odalar bu amaçla Belediyeye tasarı ve teklif gönderdi mi?

Ankara’nın 2007 yılında onaylanan bir üst ölçekli planı var. Parçacıl müdahaleler ve rant projeleriyle defalarca bu plana aykırı işlem gerçekleştirildi. Bu nedenle Ankara yıllardır kontrolsüz bir şekilde büyüdü. Atatürk Orman Çiftliği, vadiler, tarım alanları gibi nitelikli birçok alan imara açıldı. Demirkafes, Merkez Ankara gibi ucubelerle baş başa kaldık. Bunlar aynı zamanda kamu arazilerini ve kamu kaynaklarını sermayeye aktarmak demektir. Diğer yandan bunun sonuçları olarak kent merkezi niteliklerinin yitirildiği, soylulaştırmanın, sosyo-mekânsal ayrışmanın had safhaya ulaştığı, asfalta ve betona boğulan; artık ne kent kimliğinden ne de yaşam kalitesinden söz edilebilecek bir kent yaratıldı.

Üst ölçekli planların amacı kentin 20-30 yılda nasıl gelişeceğinin bilimsel olarak tayin edilmesidir. Üst ölçekli planlar temelde kamu kaynaklarının ve mekânın verimli kullanımını amaçlayan; nerede, ne kadar nüfusun yaşayacağını tayin etmeye çalışan; buradaki nüfusun sosyal, kültürel ve ekonomik ihtiyaçlarının bilimsel olarak ortaya konulduğu yasal belgelerdir.

Ulaşım kararları da bu kararların içerisinde yer almaktadır. Bugün üst ölçekli planda yeri olmayan bu yol projelerinin kamu yararından söz etmek mümkün değildir. Sorunuza gelirsek: Hayır, ne ODTÜ Yolu ile ne Ankara’nın Ulaşım Ana Planı ile ne de yıllardır mücadelesini yürüttüğümüz başka herhangi bir konuda TMMOB Şehir Plancıları Odası’na bir davet, bir bilgi gelmemiştir.

Yapılan görüşmeler ise zaten onaylanan veya onaylanmak üzere olan projelere odaları ikna etmek üzerinedir. Bizler de böyle önemli projeleri bütün Ankaralılar gibi ancak meclis kararları veya ihale ilanları üzerinden öğrenmekteyiz.

2020 yılında değiştirilmiş plan da TMMOB tarafından yargıya taşındı. Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından kamuya sunulan planı da yargıya taşıma girişiminiz olacak mı? Bu yeni revize planda kaygılar ne ölçüde gideriliyor? Gideriliyor mu?

Bu projenin amacı Şehir Hastanesi çevresindeki rant alanlarına hizmet götürmek, Gökçek’in çok istediği ODTÜ Ormanını ve Ankara’nın güneybatısındaki tarım alanlarını rant projelerine açabilmek, Ankara’daki sermayenin taleplerine karşılık vermekti.

Ankara Büyükşehir Belediyesi, kısmi değişiklik iddiasıyla bir sunum paylaştı. Ancak bu konuda onaylanan bir plan değişikliği, resmi bir işlem vb. Yoktur. Dolayısıyla ABB’nin yasal bir girişimi söz konusu değil. Sunumda yer alan, projenin bir bölümünün tünel olacağı iddiası ne şehir plancılarını ne de ODTÜ bileşenlerini ikna edebilecektir.

Ayrıca sunumda “yol çevresinin imara açılmayacağı” belirtiliyor ama ortada ne bir yasal dayanak var ne de bir plan çalışması. Yani “bize güvenin” deniyor. Halihazırda yol ile ilişkilendirilebilecek alanlarda onlarca davamız bulunmaktadır. Bunların hemen hepsinde Büyükşehir Belediyesi “davalı” taraf olarak bu projeleri savunmaya devam etmektedir.

Plan hâlâ eski plandır. Sığınılan plan sadece yol güzergâhına ilişkindir. Yani bu projenin doğal ve kentsel etkileri değerlendirilmemiştir.

Belediyenin yapmış olduğu açıklamada herhangi bir doğal afet durumunda şehre giriş ve çıkışta Konya yoluna bir alternatif olmadığı, ve yeni bir güzergâhın zaruri olduğu belirtildi. Haklı mı belediye, yoksa başka alternatifler mevcut mu?

Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin içerisinde bu yolu da barındıran bir Afet Eylem Planı veya Afet Riski Azaltım Planı veya buna benzer herhangi bir stratejisi, bir belgesi yoktur. Bu hiçbir bilimsel dayanağı olmayan, konunun uzmanı olmayan insanların “alternatif yol” demesinden ibaret, yapılan yanlışa ikna etmek için açıkça “uydurulmuş” bir gerekçedir.

Tünel planının, belediyenin iddia ettiği gibi gibi rant tehlikesini ortadan kaldırmasını bekliyor musunuz? Katlı yapı planları yeni sunulan dosyada iptal edilmiş olarak gösterildi.  ODTÜ ormanının batı kanadında olası planın uygulanması halinde rant tehlikesi sürecek mi?

Belediye rantı ortadan kaldırmak istiyorsa; öncelikle neye, kime hizmet ettiği açık olan bu yolun ihalesini iptal etmelidir ve Gökçek’in yollarını tamamlamayı bir kenara bırakarak üst ölçekli plan çalışmalarına başlamalıdır.

Bugün bu yol için, “belediyenin yetkisi yok, yapmak zorundayız” diyen belediye, yarın Bakanlıktan yeni imar planları geldiğinde ne yapacak? Bu yol ile ilgili “Mahkeme kararlarını uyguluyoruz” diyen Ankara Büyükşehir Belediyesi iptal ettirdiğimiz yüzlerce imar planında da mahkeme kararlarını uygulayıp, iptal gerekçelerini giderecek şekilde yeni imar planlarını hazırlamalıdır.