SerbestiyetSerbestiyet
Anasayfa / Dünya / Trump’tan cesaret alan Milei’den Falkland çıkışı: “Britanya geriliyor, adalar er ya da geç bizim olacak”

Trump’tan cesaret alan Milei’den Falkland çıkışı: “Britanya geriliyor, adalar er ya da geç bizim olacak”

Trump’ın ABD’nin Falkland politikasını yeniden değerlendirebileceğini söylemesinin ardından Mile, Hong Kong modelini örnek gösterdi: “Britanya bunu Hong Kong’da yaptı. Öyleyse adaların er ya da geç Arjantin’e dönmesi için neden bir anlaşma bulunmasın? Onlar bizim.”

Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei, perşembe gecesi ulusa sesleniş konuşmasında ülkesinin Falkland/Malvinas üzerindeki egemenlik iddiasını yeniden dış politikanın öncelikli gündemlerinden biri haline getirdi.

Milei, Britanya’yı ekonomik ve demografik krizlerle karşı karşıya bulunan “gerileyen bir ülke” olarak tanımladı. Arjantin’in ise yükselişte olduğunu savunan Milei, adaların Arjantin’e dönmesinin er ya da geç gerçekleşeceğini söyledi.

Milei, Britanya’yı adaların doğal kaynaklarını sömürerek Arjantin’in egemenliğini “sistematik olarak ihlal etmekle” suçladı. Falkland’da yaşayanların adaların geleceğine karar verme hakkını da reddederek adalıların “meşru bir kendi kaderini tayin hakkına sahip olmadığını” söyledi.

Tierra del Fuego’ya yeni askeri üs

Milei, konuşmasında Falkland’a en yakın Arjantin toprağı olan Tierra del Fuego’da yeni bir askeri üs kurulacağını açıkladı. Ayrıca ülkenin güvenlik ve savunma politikasını koordine edecek bir Ulusal Güvenlik Konseyi oluşturulacağını duyurdu.

Buenos Aires yönetimi, Falkland çevresinde Arjantin’in izni olmadan petrol ve doğalgaz arayan şirketlere yönelik yaptırımları da genişletecek.

Milei: “Hong Kong gibi neden olmasın?”

Milei, ulusa sesleniş konuşmasının ardından The Economist’e verdiği röportajda ise konuşmasındaki sert üsluba göre daha uzlaşmacı bir ton kullandı.

Arjantin’in Falkland için askeri bir çözüm aramadığını özellikle vurguladı:

“Biz savaşa inanmıyoruz. Vahşiler gibi bağırmayacağız.”

Milei bunun yerine Britanya’nın Hong Kong’u 1997’de Çin’e devretmesini örnek gösterdi:

“Britanya bunu Hong Kong’da yaptı. Öyleyse adaların er ya da geç Arjantin’e dönmesi için neden bir anlaşma bulunmasın? Onlar bizim.”

Milei’nin Hong Kong modelini gündeme getirmesi yeni değil. 2024’te de benzer bir formül önermişti.

Ancak iki durum arasında önemli bir hukuki ve tarihsel fark bulunuyor. Hong Kong’un büyük bölümü Britanya tarafından Çin’den 99 yıllığına kiralanmıştı ve bu süre 1997’de sona ermişti. Hong Kong halkına da devir konusunda söz hakkı tanınmamıştı.

İngiltere: “Adalar İngiliz’dir ve öyle kalacak”

İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband, Milei’nin açıklamalarına karşı Londra’nın Falkland’ı savunma taahhüdünün “değişmez” olduğunu söyledi:

“Adalar İngiliz’dir ve öyle kalacaktır, çünkü bu adalıların ezici çoğunluğunun görüşüdür.”

Muhafazakâr Parti lideri Kemi Badenoch ise İşçi Partisi hükümetini Chagos Adaları’nı devrederek Arjantin’i Falkland konusunda daha saldırgan davranmaya teşvik etmekle suçladı.

Badenoch, Milei’nin sık sık Margaret Thatcher’a hayranlığını dile getirmesine de gönderme yaptı:

“Milei, Margaret Thatcher’a hayran olduğunu iddia ediyor ama şu dersi unutmuş görünüyor: Britanya zorbalara teslim olmaz.”

Falkland yerel yönetimi de Milei’ye yanıt verdi. Adalıların uluslararası hukuk uyarınca kendi geleceklerini belirleme hakkına sahip olduğunu savunan yönetim:

“Tehditler ve iddialar geçmişte Falkland Adaları’nın gelişimini hiç engellemedi ve şimdi de engellemeyecek.”

açıklamasını yaptı.

Londra’nın en güçlü kozu: Yüzde 99,8’lik referandum

Britanya’nın Milei’nin tezine karşı en güçlü argümanlarından biri 2013 Falkland referandumu.

10-11 Mart 2013’te yapılan referandumda Falklandlılara Britanya Denizaşırı Toprağı statülerini korumak isteyip istemedikleri soruldu.

1.517 kişinin oy kullandığı referandumda 1.513 kişi Britanya’ya bağlı kalmak istedi. Yalnızca üç kişi karşı oy verdi. Sonuç yüzde 99,8 “evet” oldu. Katılım oranı da yüzde 92’ydi.

Arjantin ise referandumu tanımadı. Buenos Aires’in tezi, Britanya’nın 1833’te adaları ele geçirdikten sonra buraya yerleştirdiği nüfusun tartışmalı toprakların egemenliği hakkında kendi kaderini tayin hakkını kullanamayacağı yönünde.

Milei de bu geleneksel Arjantin tezini sürdürüyor.

Milei’yi cesaretlendiren Trump oldu

Milei’nin Falkland çıkışının zamanlaması da dikkat çekici. Açıklamalar, Donald Trump’ın Falkland anlaşmazlığı konusunda İngiltere’ye koşulsuz destek vermekten kaçınan son sözlerinin ardından geldi.

Trump, İngiliz GB News’e verdiği röportajda ABD’nin Falkland politikasını yeniden değerlendirebileceğini söyledi ve olası yeni bir İngiltere-Arjantin geriliminde Londra’ya destek vereceğinin garantisini vermedi.

Trump, İngiltere’nin İran savaşının başlangıcında ABD’ye askeri destek vermemesini de gündeme getirerek:

“Ülkeniz bana yardım etmek için orada değildi.”

dedi.

Milei ise Trump’ın sözlerini Arjantin açısından tarihi bir fırsat olarak yorumladı. ABD’nin politika değişikliğini değerlendirmesini, Washington’ın Arjantin’i “Batı değerleriyle uyumlu, güvenilir ve stratejik bir ortak” olarak görmesine bağladı.

Milei, Trump ve Netanyahu ekseni

Bu vurgu Milei’nin dış politikası açısından da tesadüf değil. Milei, Latin Amerika’da Trump’ın en yakın siyasi müttefiklerinden biri olduğu gibi, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun da en güçlü destekçilerinden.

The Economist’e verdiği röportajda Trump’ın jeopolitik stratejisini “parlak” olarak nitelendiren Milei, Netanyahu’yu da “Batı için mücadele eden” bir lider olarak övdü ve Avrupa’nın hem Trump’a hem Netanyahu’ya daha fazla saygı göstermesi gerektiğini söyledi.

İngiltere ise son dönemde İsrail konusunda Washington ve Netanyahu hükümetiyle ters yönde ilerledi. Londra 2025’te Filistin Devleti’ni tanıdı, İşçi Partisi hükümeti Netanyahu yönetiminin Gazze ve Batı Şeria politikalarına yönelik eleştirilerini sertleştirdi ve İsrailli yerleşimcilere yönelik yaptırım kararları aldı.

Böylece yeniden yükselen Falkland gerilimi, Trump-Milei yakınlığı ile Washington-Londra ve Netanyahu-Londra arasındaki gerilimlerin kesiştiği bir döneme denk geldi.

İşin ilginç yanı: Milei’nin hedefindeki petrol projesi İsrail bağlantılı

Milei açısından dikkat çekici bir çelişki de var.

Milei’nin yaptırım tehdidinin merkezindeki Sea Lion petrol sahasının yüzde 65’i Tel Aviv Borsası’nda işlem gören İsrailli Navitas Petroleum’a, yüzde 35’i ise İngiliz Rockhopper Exploration’a ait. Rockhopper’ın büyük hissedarları arasında da İsrail merkezli yatırım fonları bulunuyor.

Milei yönetimi buna rağmen İsrail ile ilişkilerin zarar görmeyeceğini açıkladı. Arjantin Dışişleri Bakanı Pablo Quirno, İsrailli yetkililerle sürekli temas halinde olduklarını söyledi.

1982’den 44 yıl sonra Falkland yeniden gündemde

Falkland/Malvinas anlaşmazlığı 1982’de savaşa dönüşmüştü. Arjantin askeri cuntası adaları işgal etmiş, Margaret Thatcher yönetimindeki İngiltere bölgeye büyük bir askeri güç göndererek 73 gün süren savaşın ardından adaların kontrolünü yeniden ele geçirmişti.

Savaşta 649 Arjantinli ve 255 İngiliz asker hayatını kaybetti.

Arjantin o tarihten bu yana adalar üzerindeki egemenlik iddiasından vazgeçmedi.

Milei askeri seçeneği açıkça reddediyor. Ancak 44 yıl sonra Falkland meselesini yeniden Arjantin siyasetinin merkezine taşırken bu kez Buenos Aires’in elindeki en önemli yeni kozun Trump yönetimiyle kurduğu yakın ilişki ve Washington-Londra hattındaki gerilim olduğuna inanıyor.

Arjantin’de ise Milei’nin çıkışının beklediği ölçüde coşkulu bir milliyetçi karşılık yaratmadığı bildiriliyor. Eleştirmenleri, Falkland hamlesinin ekonomik sorunlar ve Milei’nin içeride karşı karşıya bulunduğu siyasi baskılarla da bağlantılı olduğunu savunuyor.

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın