“Yunan vatandaşlığına veya Yunanistan’da oturum hakkına talep” konuşulurken akla gelen klasik profiller (veya biraz işi şakaya vurarak “olağan şüpheliler” de diyebiliriz): Avrupa’ya daha rahat erişmek ve Schengen bariyerinden kurtulmak isteyen Türkler, zengin Araplar, çaresiz kalmış Suriyeliler, yatırım ve serbest dolaşım hesabı yapan Çinliler, İran’ın füzelerinden, Hamas’ın saldırılarından kaçan ve daha huzurlu bir yaşam arayan İsrailliler…
Ancak son dönemde bir dalga daha var: Bu kez “Yunan vatandaşlığına talep”, daha güçlü bir ülkenin pasaportuna yani ABD pasaportuna sahip kişilerden geliyor: Yunan kökenli ABD vatandaşlarının Yunan vatandaşlığı başvurularında artış yaşanıyor. 2025 yılında 749 Yunan kökenli ABD vatandaşı, Yunan vatandaşlığına başvurmuş.
Şu açık: Yunanistan’ın sadece denizinin rengi, yemeğinin lezzeti, frappe’sinin kıvamı değil pasaportu da mıknatıs etkisi yapıyor. Evet, Yunanistan’ın en lezzetli olarak görülen tarafı belki de kalamarından çok pasaportu. Bu pasaport, ABD vatandaşları için bile cazibe unsuru.
“Keşke bir Yunan vatandaşlığım olsaydı” düşüncesi, bizde normal karşılanan bir düşünce. Peki bazı ABD vatandaşlarının da Yunan vatandaşlığı için sıraya girmesi? “ABD vatandaşı olan birinin neden bir de Yunan vatandaşlığına ihtiyacı olsun?” diye sorduğunuzu duyar gibiyim. “Amerikan Rüyası”nın kalbinde doğanların, şimdi gözlerini Ege’nin “Mavi Rüyası”na dikmiş olmalarını nasıl yorumlayabiliriz?
Trump döneminde Amerika’da sertleşen siyasi iklim ve ABD-AB ilişkilerindeki kısmi soğuma, bazı Yunan kökenli Amerikalıların Yunan vatandaşlığında bir güvence aramasına yol açıyor. Mesele sadece “ataların toprağına ve kültürel köklere dönmek” değil; aynı zamanda kendine bir çıkış kapısı açmak. ABD’nin dünya genelindeki demokrat çevrelerin gözünde savaşların da etkisiyle aşınmaya başlayan imajı bunda bir etken.
Yunan pasaportu edinmek isteyen Yunan kökenli bir ABD vatandaşı, bir Yunan gazetesine şöyle demiş: “ABD’nin yönetilme biçiminde temelden bir değişiklik oldu. Demokratik bir yerde, Avrupa’da yaşamak istiyorum. Bunu atalarımın topraklarında başarabilirsem, eve dönmek gibi olacak.”
Tabii şu ayrımı da yapmak gerek: Yunan kökenli Amerikalıların seçtiği yol, soy bağı / köken üzerinden vatandaşlık. Yunanistan’a yerleşmek isteyen Türk vatandaşlarının hedefi ise mülk/oturum/yatırım (ve sonra belki vatandaşlık).
Trump’a dönecek olursak: Trump ismini yalnızca bir siyasetçi değil, geniş bir endişenin sembolü olarak okumak mümkün. Mesele bu isimde vücut bulan otoriterleşme korkusu ve bu isimde sembolleşen diğer “kaygı”lar: Devlet kurumlarının aşınması, hukuki güvencelerin zayıflaması, siyasi dilin sertleşmesi, toplumsal kutuplaşmanın kalıcı hale gelmesi… Bütün bunlar Yunan kökenli Amerikalılar için artık soyut kaygılar olmaktan çıkmış durumda. İkinci bir vatandaşlık, sadece kimlik meselesi değil; aynı zamanda geleceğe karşı siyasi bir tedbir olarak isteniyor.
ABD’nin sunduğu maddi imkanlar, iş imkanları, elbette hala Yunanistan’dan çok daha tatmin edici. Hatta aradaki makas yıldan yıla daha da açılıyor. Yunan ekonomisi (2026’daki bir miktar toparlanmaya rağmen) iyi durumda sayılmaz. ABD vatandaşı olarak doğmuş bir kişi gene de Yunan vatandaşlığını isteyebiliyor. “Daha yüksek maaş” değil, “vizesiz tatil” için de değil; daha tahmin edilebilir bir siyasal iklim için Yunan vatandaşlığı isteniyor. Üstelik başvuranların bir kısmı ikinci ya da üçüncü kuşak bile değil. Dördüncü ve beşinci kuşaktan bazı insanlar da aile soyunu geriye doğru takip edip Yunan vatandaşlığı almaya çalışıyor. Kriz anlarında, kök dediğimiz şey, sadece romantik bir aile hatırası olarak kalmıyor; hukuki ve siyasi bir imkâna dönüşüyor. İnsan geleceğinden tedirgin olunca kökenini hatırlıyor. Ki Yunan pasaportu sadece seyahat kolaylığı değil, tüm Avrupa Birliği’nde yaşama, çalışma ve eğitim hakkı getiriyor. Bazı Yunan kökenli Amerikalıların, Yunanistan’da huzurlu ve sevimli bir emeklilik arzulamaları da anlaşılabilir. Ege Denizi, Atlantik ve Pasifik okyanuslarından daha huzur verici bir deniz sonuçta. Bir ABD vatandaşı olarak Yunan vatandaşlığına geçince ABD vatandaşlığını da kaybetmiyorsunuz. ABD, çifte vatandaşlığa izin veriyor.
Kısacası: Tıpkı ABD’de olduğu gibi Türkiye’de de Yunanistan pasaportu cazip. Maddi durumu iyi olan Türkler arasında bu konu aynı zamanda bir statü simgesi. “Benim de yatım var” dercesine “benim de Yunanistan’da evim var” diyen bir eğilimden söz etmek mümkün. Bu eğilimi eleştiredebiliriz. Ancak bence eğer bir “punduna getirip” Yunanistan oturumu veya vatandaşlığı “kapmaya” çalışıyorsanız bundan ötürü kızarıp bozarmanıza gerek yok. Amerikalılar ile aynı kulvarda koşmanın nesi kötü olabilir ki?
Günümüz dünya denkleminde, Yunan pasaportu artık sadece bir seyahat belgesi değil, küresel belirsizliğe karşı bir nevi “hayat sigortası”. Amerikalı dostlarımız için bu pasaport; okyanusun ötesindeki kutuplaşmadan, sertleşen siyasi dilden kaçış bileti. Bizim için genede bir “statü” ve “erişim” meselesi olan bu küçük defter, onlar için daha çok “demokratik bir sığınak” anlamı taşıyor galiba.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.