Ana SayfaGÜNÜN YAZILARIBatı’nın iki yüzü, eleştirenin tek yüzü

Batı’nın iki yüzü, eleştirenin tek yüzü

Putin ile yakınlığı nedeniyle Rus asıllı soprano Anna Netrebko’nun, konserleri iptal edildi, sözleşmeleri feshedildi. Rusya’da ise “işgal” kelimesini kullanan siyasetçiler, gazeteciler hapse atıldı, gazetelerin yayın lisansı iptal edildi. Anna Netrebko, iptale karşı gazetelere demeç verdi, konser vermeye devam etti, New York mahkemelerinde 300.000 dolarlık tazminat davası açtı. Rusya’nın iptal ettiği muhaliflerin seslerini duyurabilecekleri bir mecraları, kendilerini savunabilecekleri bağımsız yargı kurumları yoktu. Çünkü iki yüzlü Batı laubali bir iptal kültürü zehriyle hukuk devleti panzehrini bünyesinde taşırken, Rusya’nın tek bir yüzü vardı: Temyizsiz iptal.

Geçen hafta Viyana Devlet Operası, Eylül sezonunu Puccini’nin dört perdelik operası La Bohème ile açtı. Başrolünde ağır verem hastası bir kadın terzinin olduğu operanın ilk gösterimi oldukça gergin geçti. Terzi rolünde dünyanın en yetenekli sopranolarından Rus asıllı Anna Netrebko vardı. Anna Netrebko, sahneye çıkar çıkmaz bir grup seyirci sopranoyu yuhaladı. İlk aryasını bitirdiğinde ise salon olası yuhalamaları bastırmak için Guardian muhabirinin gözlemine göre çok yoğun bir şekilde Netrebko’yu alkışladı. Netrebko salondan çıktıktan sonra ise Ukrayna bayrağı taşıyan göstericilerle karşılaştı. Bütün bu gösteriler Anna Netrebko’nun arya performansına değil, Rusya’nın Ukrayna’yı işgaline ve Netrebko’nun Putin ile yakın ilişkisine yönelikti. Göstericiler hem Avusturya hem Rusya vatandaşı olan ünlü sopranonun performanslarının iptal edilmesini istiyordu

“İptal” yüzü

Anna Netrebko ve gene opera sanatçısı eşi Azeri tenor Yusuf Eyvazov, Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmeye başladığı haberini, Moskova’da biletleri 2000 dolara satılan, Rusya’nın seçkinlerinin katıldığı özel bir konser performansı sonrasında öğrendi. Şok olan çift, Danimarka’da verecekleri konser için Rusya’yı terk etti, fakat protesto endişesi nedeniyle organizatörlerin isteği doğrultusunda konser iptal edildi.

Facebookta 400.000, Instagram’da 700.000 takipçisi olan soprano, işgalin başlamasından iki gün sonra gelen baskılar üzerine bir kınama açıklaması yayınladı: “Bieincisi: Ben bu savaşa karşıyım. Ben bir Rusum, ülkemi seviyorum, ama Ukraynalı arkadaşlarım da var. Bu savaşın bitmesini istiyorum.” Açıklamanın sonunda da fikir beyan etme zorunluluğuna isyan etti: “Sanatçıları, memleketlerini eleştirmeye zorlamak doğru değil. Özgür bir seçim olmalı bu, ben bir siyasetçi değilim.”

Netrebko’nun bu açıklaması yeterli bulunmadı, Putin’i doğrudan eleştirmemesi kınandı. Netrebko gelen tepkiler üzerine sahne alacağı konserleri iptal etti. Bavyera Devlet Operası ve Metropolitan Operası ise Netrebko ile yaptığı sözleşmeleri kalıcı olarak feshetti. Met Opera yetkilileri Netrebko’nun Putin’e oldukça yakın bir isim olmasını gerekçe gösterdi.

Met Opera, Turandot operasında başrol olan Netrebko’nun yerine Ukraynalı bir sopranoyu aldı, Ukraynalı Liudmyla Monastyrska opera bitince Ukrayna bayrağı açtı, seyirci ayakta alkışladı.

Netrebko bunun üzerine 30 Mart’ta bir açıklama daha yaptı ve Putin ile yakın olduğu iddialarını yalanladı, müziğe bir süreliğine ara verdiğinin açıkladı. Ünlü Rus sopranonun gösterilerinin, sözleşmelerinin iptal edilmesi Türkiye dahil birçok ülkede tepki topladı, “Batı’nın iki yüzü” eleştirildi.

Eleştiriler Batı medyasında ve aydınlarında da karşılık bulmaya başlayınca Anna Netrebko’nun Putin sicili detaylı bir şekilde yazılmaya başladı. Ortaya çıkan tablo tartışmaları daha da büyüttü.

“Putin için ben de varım”

Ünlü soprano 2008’de Putin’in elinden özel bir törenle Halkın Sanatçısı unvanını aldı.

Putin’in başkanlık kampanyasını destekleyen bir bildiriye imza attı, gururla Putin’e oy verdiğini deklare etti. Her ne kadar habersiz bir şekilde listeye eklendiğini iddia etse de 2018’de de ismi Putin’i destekleyen sanatçılar listesinde yer aldı.

2014’te Donetsk’te Rus asıllı ayrılıkçı bir siyasetçi ve iş insanın düzenlediği kampanyaya, savaşta hasar gören bir opera binasının onarılması amacıyla 19,000 dolarlık bir bağış yaptı, Rus ayrılıkçıların bayrağıyla poz verdi.

Netrebko daha sonrasında fotoğrafın ani bir şekilde çekildiği, eline bayrağın tutuşturulduğunu açıkladı, bağışın ise politik bir hamle olmadığını vurguladı.

2013 yılında yine Putin ile birlikte bir konser salonunun açılışına katıldı, kadeh tokuşturdu.

2021 yılında ise Putin, Netrebko’nun doğum günü için özel bir telegram yayınladı, Rusya’nın sopranoyla gurur duyduğunu açıkladı.

New York Times’in ulaştığı anonim kaynaklara göre ise, Netrebko sözleşmeleri iptal edilirken Batılı sanatçılara arkasındaki televizyonda Putin’in resmi, elinde tekila bardağıyla güldüğü fotoğrafları attı. Fotoğraflar basın tarafından yayınlanmadı, fakat kulak kulağa yayıldı, çeşitli kaynaklar tarafından doğrulandı.

Netrebko’nun Rusya kınamaları memleketinde de tepkiye sebep oldu. Rus siyasetçiler sopranoya kınama mesajlarından dolayı “hain” dedi. Rusya’daki konserleri iptal edildi, Rus meclis üyeleri devlet nişanlarının geri alınması gerektiğini savundu.

Anna Netrebko, Putin’i Met Opera yöneticilerinin istediği cümlelerle kınamadığı için sözleşmesinin iptal edildiği iddiasıyla New York mahkemelerinde Met Opera yönetimine karşı iş sözleşmesini ihlal davası açtı. Netrebko’ya ABD’nin en önemli sanatçı sendikalarından biri, 6000 üyeli American Guild of Musical Artists de destek verdi, davaya müdahil oldu.

Ünlü soprano birçok Batılı medya organında kendisini anlatma fırsatı vurdu, ünlü Alman dergisi Die Zeit’ta hala ülkesini sevdiği ve ülkesine geri dönebilmek istediği için çok sert eleştirileri dile getiremediğini belirtti, fakat Ukrayna’ya olan empatisinden de bahsetti, oldukça tuhaf örneklemelerle derdini anlatma şansı yakaladı: “Çocuğumun bakıcısı bir Ukraynalı. Ukraynalı arkadaşlarım var. Uluslararası bir kişiliğim.”

Birçok Batılı yazar, sosyal medya kullanıcısı iptalin gereksiz olduğunu belirtti, tepkilerini basında dile getirdi. Netrebko, 2022 Mayıs itibariyle sahnelere geri döndü, Avrupa’nın birçok yerinde eşiyle konser vermeye başladı. Eylül ayında da Avusturya Devlet Operası’nda sergilenen operalarda rol almaya başladı. Bu hafta düzenlenen önemli bir Avusturya ödül töreninde En İyi Kadın Şarkıcı ödülünü aldı.

Anna Netrebko büyük ihtimalle ABD’deki davasını kazanacak ve talep ettiği 300.000 dolarlık tazminatını da geri alacak. Bu sene sonuna doğru da ABD’deki farklı sahnelerde opera eserlerini icra etmeye devam edecek.

“İptal”in diğer yüzü

Rusya’da “iptal edilen” sanatçılar Anna Netrebko kadar şanslı değildi. Kırım’da bir Kırım Tatar düğününde Ukraynalı sanatçıya ait bir şarkı çalındığı için Rus polisi DJ’i tutukladı, DJ 10 gün hapiste kaldıktan sonra kamera karşısına geçip özür dilemek zorunda kaldı. Düğüne ev sahipliği yapan lokanta kapatıldı, sahibi 15 gün, damadın annesi 5 gün gözaltında kaldı. Polis düğüne katılan bütün Kırım Tatarları’nı sorguya çekti.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgaline “özel askeri operasyon” demeyen gazeteciler, siyasetçiler tutuklandı, hapis cezasına hükmedildi. Ukrayna’nın işgalini eleştiren bağımsız gazetelerden Novaya Gazetta’nın yayın lisansı iptal edildi. Elinde boş pankartla sokağa çıkan savaş karşıtları çoluk çocuk tutuklandı. Rusya, “işgal” diyenleri tutuklamak için özel bir yasa çıkardı ve “işgal” kelimesinin Rus ordusuna hakaret olduğu mahkemelerce ileri sürüldü, etkin pişmanlıktan faydalanmayı reddedenler 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Rusya, herkesin “özel askeri operasyon” demesini istiyor, bunu reddedenleri “iptal” ediyordu.

Rusya devlet televizyonunun ana haber bültenini basıp canlı yayında “Savaşa Hayır” diyen gazeteci Marina Ovsyannikova tutuklandı.

Rusya’da düşünceleri nedeniyle “iptal edilen” hiçbir gazetecinin, aktivistin, siyasetçinin kendisini ifade edebileceği, demeçlerini verebileceği bir platformu, medya kuruluşu yoktu. Çıkıp kendilerini savunabilecekleri, “iptal” edilmekten dolayı binlerce dolarlık tazminat talep edebilecekleri bir “bağımsız” mahkemeleri yoktu. İptale karşı bir mekanizma işletmek için o kadar az araçları vardı ki neredeyse bütün isimler mahkeme salonlarını bir iletişim aracı olarak kullandı.

Marina, 10 yıl hapis cezasıyla yargılandığı mahkemede konduğu cam hücrede “Ölü çocuklar rüyanıza girsin” pankartını gösterdi, Rus polisler çaresizce pankartı kapamaya çalıştı.

 

Ne yazık ki, Rus sopranoları, İtalyan Filarmoni Orkestrası’nın hangi Rus bestecilerin şarkılarını çaldığını yakından takip edip ahlak sinyalleyenler, Rusya tarafından itirazsız, temyizsiz bir şekilde iptal edilen hiçbir muhalif için sesini çıkarmadı. “Batı’nın iki yüzünü” haklı bir şekilde eleştirenler, Rusya tarafından hayatları iptal edilen, öldürülen Ukraynalı sivilleri, devletin ceberut yumruğuyla ezilerek bastırılan muhalifleri duymadı.

ABD’de demokrasinin altını oyan iptal kültürü, şehirler bombalanırken, insanlar ölürken, Rus muhalif gazeteler, medya, göstericiler, Ukrayna adındaki egemen bir ülke iptal edilirken postal parlatma telaşına düşenlerin üzerinde tepinebileceği haberleri, muhataplarına altın tepsiyle sunmuş oldu. Bu yüzden de Rusya destekli dezenformasyon kampanyaları feministler, solcular, Trumpçılar, muhafazakarlar, liberaller arasındaki kültür kavgalarını besledi. Feministlerin birleşip Rus askerleri tarafından tecavüze uğrayan Ukraynalı kadınlar için hak savunuculuğu yapmasını, demokratik kurumları savunmasından değil, birbirilerini toplumun %1’ini ilgilendiren meseleler yüzünden boğazlamasından memnuniyet duydu.

Batı için de Rus bir sopranonun konserini iptal etmek, Ukrayna’ya milyonlarca dolarlık askeri yapmak, tank yollamaktan daha kolaydı. Avrupalı siyasetçiler Ukrayna bayrağı renklerinde kıyafetler giyerken, filarmoni orkestraları şarkı listelerinden Rus eserleri çıkarırken, Almanya 3-5 askeri tankı dahi Ukrayna’ya yollamamak için bin dereden su getirdi.

İki yüzlü Batı

Evet, Batı’daki iptal kültürü, kutuplaşma, sömürge geçmişi, mağdurun diline, rengine göre tepki verme Batı’nın pek de hoş olmayan bir yüzü. Fakat Kraliçe II. Elizabeth öldüğünde, sömürge geçmişini en detaylı dile getiren yayınlar yine Batı gazetelerinde yayınlandı, ABD’deki gelir adaletsizliği en sert şekilde yine Amerikalı bir sosyalist siyasetçi olan Bernie Sanders tarafından dünyaya anlatıldı, Batı’nın işlediği insanlık suçlarına yönelik davaları Batı mahkemelerinde Batı sivil toplum kuruluşları, avukatları açtı.

Batı hem kendisini kirleten zehre hem de geleceğini aydınlatabilecek panzehre sahip. Bir yüzü karanlığa bakıyor, ama bir yüzü bu karanlığı aydınlığa çıkartabilecek mekanizmaların tam da gözünün içine bakıyor. Tarafsız mahkemeler, bağımsız medya kurumları, güçlü ve özgür bir sivil toplum, devleti en sert konularda dahi eleştirme cesaretine ve hakkına sahip aydınlar Batı’nın panzehri. Batı’nın “iki yüzünü” eleştirenlerin yok saydığı, görmezden geldiği de tam olarak bu: Batı’nın iki yüzü de, eleştirenin hangi yüzü?

Ya da daha somut bir şekilde sormak gerekirse: Avusturyalı bir soprano Moskova Devlet Operası’nda Putin’i eleştirse Rus pasaportu iptal edilip hapse atılmaz mıydı? Ödül almaya, şarkı söylemeye devam eder miydi? Demeç verecek gazete bulur muydu? Tazminat talep edebileceği bağımsız bir mahkeme bulur muydu?

İptal kültürü toplumu ikiye ayıran, Batı’nın sahip olduğu değerleri sarsan, bu değerlere karşı olanlara saldırı fırsatı veren laubali bir fenomen. Batı’ya zarar vermeye, Batı’nın savunduğu değerleri zedelemeye devam edecek.

Fakat her şeye rağmen Batı’da ve Batı karşıtı bir ülkede iptal edilmek arasında dağlar kadar fark var, çünkü Batı’nın iki yüzü var, fakat eleştirenin maalesef tek bir yüzü var.

 

 

 

 

 

- Advertisment -