Bavyera’nın isyanı: Söder Almanya haritasını değiştirmek istiyor

Söder, Batı ve Doğu Almanya’nın birleşmesinden sonra yeniden kurulan beş doğu eyaletinin (Brandenburg, Mecklenburg-Vorpommern, Saksonya, Saksonya-Anhalt, Thüringen) ayrı ayrı varlığını sağlıklı bulmuyor. Bunların birleşmesini savunuyor. Saksonya, Saksonya-Anhalt ve Thüringen’in tek bir “Mitteldeutschland” (“Orta Almanya”) eyaleti altında toplanabileceği fikri etrafındaki tartışma, Almanya’nın doğusunda soğuk rüzgarlar estirdi. Bu teklif, Bavyera'nın zenginliğinden gelen o meşhur "üstten bakan" tavrının bir yansıması olarak görülüyor.

CSU lideri ve Bavyera Başbakanı Markus Söder, CSU’nun Kloster Banz’daki kış toplantısında (13 Ocak 2026) “daha az ama daha büyük eyalet” fikrini gündeme taşıdı. Söder’e göre 16 eyaletli mevcut federal yapı hem pahalı bir “idari çoğaltma” anlamına geliyor hem de karar süreçlerini “sonsuz koordinasyon turları”na çevirerek Almanya’yı rekabette yavaşlatıyor. Alman medyası, Söder’in çıkışını hemen “Söder will weniger Bundesländer” (“Söder, eyaletleri azaltmak istiyor”) şeklinde manşetlere taşıdı.

Söder, Alman siyasetinde çok uzun yıllardan beri kendine özgü bir renktir. Aykırı çıkışlarıyla, insanları kışkırtmasıyla, milliyetçi-sağcı-hıristiyan çizgisiyle ve koyu Bavyera aksanıyla tanınır. Söder, bir muhafazakar-popülist olarak da tanımlanabilir. O, hem bir Alman milliyetçisi hem de Almanya’nın geri kalanı karşısında bir Bavyera milliyetçisi. Yani kendisi epey karmaşık ve tartışmalı bir karakter. Söder’in partisi CSU, şu anki iktidar partisi CDU’nun ortağı. Dolayısıyla Söder şu anki iktidarın önemli bir aktörü.

Biraz konunun arka planına inelim: Almanya’da şu an 16 eyalet var. Bu eyaletlerin 10’u “eski Batı Almanya” topraklarında, 5’i ise “eski Doğu Almanya” topraklarında yer alır. Ki doğudaki 5 eyaletten zaman zaman “yeni eyaletler” (Neue Bundesländer) diye de bahsedilir.  

“Eski Batı Almanya” topraklarındaki eyaletler, göç alan eyaletlerken, “eski Doğu Almanya” topraklarındaki eyaletler, göç veren eyaletler. Yani nüfus ve ekonomi yönünden büyük olan ve cazibe merkezi oluşturan eyaletler, batıdaki eyaletler. 16. Eyalet ise coğrafi olarak doğuda yer almakla birlikte daha farklı bir statüsü olan Başkent Berlin. Öte yandan batıda da bazı küçük eyaletler yer alıyor.

Söder’in hedefinde de küçük eyaletler var: Nüfusu 3 milyonun altında kalan eyaletlerde ayrı parlamento, ayrı bakanlıklar ve ayrı bürokrasi varlığının verimsiz olduğunu savunan Söder, somut bir birleşme haritası açıklamasa da daha önceki çıkışlarına atıfla örneğin Bremen ve Saarland gibi küçük eyaletlerin “tasarruf” kalemi olarak görülebileceğini ima ediyor. Tabii Söder’in hedefinde Bremen ve Saarland’dan da çok Doğu Almanya’nın olduğunu görüyoruz.

Zaten tartışmanın en hassas ayağı Doğu Almanya. Söder, Batı ve Doğu Almanya’nın birleşmesinden sonra yeniden kurulan beş doğu eyaletinin (Brandenburg, Mecklenburg-Vorpommern, Saksonya, Saksonya-Anhalt, Thüringen) ayrı ayrı varlığını sağlıklı bulmuyor. Bunların birleşmesini savunuyor. Saksonya, Saksonya-Anhalt ve Thüringen’in tek bir “Mitteldeutschland” (“Orta Almanya”) eyaleti altında toplanabileceği fikri etrafındaki tartışma, Almanya’nın doğusunda soğuk rüzgarlar estirdi. Bu teklif, Bavyera’nın zenginliğinden gelen o meşhur “üstten bakan” tavrının bir yansıması olarak görülüyor. “Bavyera’nın üstten bakan dili” eleştirisi tetiklendi. Bazı siyasetçi ve yorumcular, Bavyera gibi çok zengin bir eyaletin idari harita tartışmasını Doğu üzerinden açmasının, eski Doğu-Batı sürtüşmesini yeniden canlandırdığını; “verimsizlik” etiketinin de “küçümseme” olarak algılandığını söylüyor.

Söder’in çıkışının motoruysa para. Bavyera, Almanya’nın en zengin eyaleti. Ekonominin, sanayinin motoru. Dolayısıyla da diğer eyaletlere kaynak aktaran bir eyalet. Söder, “eyaletler arası mali denkleştirme sistemi” (Länderfinanzausgleich) üzerinden Bavyera’nın yıllardır milyarlarca Avro “veren” bir konumda olduğunu vurguluyor. Söder, Bavyera’nın “çifte mağdur” olduğunu, bir yandan diğer eyaletleri finanse ederken öte yandan da onların teşviklerle kendisinden şirket kapmasını izlemek zorunda kaldığını dile getiriyor. Söder, 2030’a kadar sistemin masaya yatırılması gerektiğini, aksi halde Bavyera’nın daha sert bir hukuk ve siyaset hattına yönelebileceğini ima ediyor. Onun sert çıkışının arka planında Bavyera’nın “bağımsız devlet olma” özlemi de yatıyor olabilir. Bavyera’da zaman zaman böyle bir konu gündeme gelir ama genelde o kadar da ciddiye alınmaz.

Almanya’nın doğusundaki eyaletlerden Saksonya-Anhalt’ta CDU’nun adayı Sven Schulze, “Bizde Mitteldeutschland (Orta Almanya) diye bir eyalet olmayacak” diyerek kapıyı kapattı. Saarland ve diğer küçük eyaletlerde de benzer bir refleks görülüyor.

Avrupadan.com sitesinin konuya dair haberi de şöyle:

“Saksonya-Anhalt’ta CDU’nun eyalet seçimlerindeki başbakan adayı Sven Schulze, Bavyera Başbakanı Markus Söder’in federal eyaletlerin birleştirilmesi çağrısına açık bir dille karşı çıktı. Schulze, yeni bir birleşme tartışmasına sıcak bakmadığını belirterek, “Bizde ‘Orta Almanya’ diye bir eyalet olmayacak” dedi. (…) CSU lideri Söder, bazı eyaletlerin artık tek başına ayakta durmakta zorlandığını savunarak birleşme fikrini yeniden gündeme taşıyor. “Büyük birimler küçüklerden daha başarılı” diyen Söder, eyalet yapısının daha büyük birimlerle yeniden düzenlenmesi gerektiğini savunuyor, ancak hangi eyaletlerin birleşeceğine dair somut bir örnek vermiyor. Söder, bunun kısa vadede hayata geçecek bir plan olmadığını da özellikle vurguluyor.”

Gerçekten de Almanya’da eyaletlerin sayısını azaltmak hukuki ve bürokratik bağlamda zor. Federal düzeyde yasa ve ardından ilgili eyaletlerde referandum gerekiyor. Örneğin Berlin ve Brandenburg eyaletlerinin birleşmesi talebi 1996’daki halk oylamasını geçememişti. Sonuç olarak, Söder’in çıkışını, Almanya’nın eyaletler haritasını değiştirebilecek kadar etkili bir çıkış olarak yorumlamak, şu noktada çok gerçekçi görünmüyor. Söder, Bavyera’nın diğer eyaletlerle olan finansal dengesini Bavyera lehine bir yönde etkilemek için bu konuyu bir pazarlık kartı olarak kullanıyor denilebilir. Söder’in “eyalet birleştirme” çıkışını hem ekonomi hem federalizm hem de doğu-batı ve kuzey-güney gerilimi bağlamında yorumlamak mümkün. Bavyera hem “Batı Almanya”nın hem de “Güney Almanya”nın en kristalize olduğu yer sonuçta.

Şu da açık: Söder’in ideal Almanya haritası, şu ankinden çok daha sade bir harita. Ona kalsa Almanya’yı 16 eyalete bölmeye gerek yok. Güneyde “Büyük Bavyera İmparatorluğu”, kuzeyde de “Henüz Bavyeralı Olamamışlar Bölgesi” (veya Bavyera’nın otoparkı) şeklinde iki bölümden oluşan bir harita, Söder’i fazlasıyla mutlu edebilir.

Önceki İçerik“CENTCOM, SDG’ye Halep’te ‘direnmeyin’ dedi. Sırada Deyrizor olabilir”
Sonraki İçerikTrump’ın İran’a saldırmasına karşı diplomatik baskı artıyor: Fidan, Vance, Suudi Arabistan, Umman, Katar…