Depremin kaç büyüklüğünde olacağı, nerede olacağı sorusunu cevaplamaya çalışırken, önceki gün yaşadığımız deprem sırasında nereye gideceğimizi, nereye sığınacağımızı da bilemedik. Mahalle ahalisi, ilk önlem olarak, Tophane parkına toplanmıştı. Akşam TV programına giderken yatak, yorgan, battaniye ile gelenler vardı. Üç saat sonra programdan dönüşümde büyük Ramazan çadırları yeniden kurulmuş, plastik sandalye ve masalar getirilmişti. Tabii burada kaç insan barınabilir, tuvalet yemek ihtiyacı nasıl karşılanabilir? 20 milyonluk devasa bir şehir söz konusu. Otoparkçı Engin’e sordum. “Yakın köylerde ve kasabalarda yakını ve yeri olanlar gitti. Bazı insanlar sığınacak alan bulunca arabalarına atlayarak o meydanları doldurdu. Tabii gelenlerin arabaları yolları tıkadı trafiği kilitledi.” Bunun da bir sorun olduğu ortaya çıktı.
Bir kesim bilim insanı tehdidin büyük olduğunu, bu son depremle gerilimin daha da arttığını söylüyor. İstanbul’u çok daha büyük bir depremin beklediğini yaptıkları araştırmalara dayanarak belirtiyorlar. Profesör Naci Görür uyarılarını sürdürdü. “Deprem, deprem olduğu zaman konuşulmayacak kadar önemli bir konudur. Depremin olmadığı zaman konuşup önlem almak lazım. Bunu başta hükümet sonra belediye ve halk el ele vererek kenti depreme hazırlaması lazım. Kentsel dönüşümle bina yapmak, kenti depreme hazırlamak değildir. Deprem dirençli kent, apayrı şeydir. Artık gerekeni halk yapmalıdır. Yapacağı şey gözetim ve denetimdir.”
Tabii, toplumun genel çoğunluğu, iyimser yorumlara önem veriyor, daha çok o tür yorumlara kulak kabartıyor. Türkiye’nin şimdiye kadar yaşamış olduğu depremler, ne kadar büyük bir tehditle karşı karşıya olduğumuzu anlamamız için yeterli. 6 Şubat 2023 depreminde on binlerce insanımızı yitirdik. Şehirlerimiz çöktü. Asrın felaketini yaşadık.
Prof. Dr. Naci Görür, uyarılarında ısrarlı. “Bu fay kilitli bir fay, enerji biriktiriyor. Bunlar Marmara’da beklediğimiz büyük deprem değil. Bunlar bu fayın biriktirdiği stresi artırıyor. Yani kırılmaya zorluyor. Burada asıl deprem daha büyük ve 7’nin üzerinde olacak” diyor.
Daha üzerinde konuşacağımız, önlemler alacağımız pek çok konu bulunuyor.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.