Anasayfa / GÜNÜN YAZILARI / İyi ki de Rusya müdahale etmedi

İyi ki de Rusya müdahale etmedi

Rusya, yaşanan sürece müdahale etmedi veya edemedi. “Etmeli miydi?” diye soracak olursanız, “iyi ki etmedi” derim. Çünkü öyle bir durumda dünya savaşının zemini oluşabilir, dünya daha büyük felaketlerle yüz yüze gelebilirdi. Rusya ve Çin, yani dünyanın iki devi, ABD’nin saldırıları karşısında paralize olmuş durumdalar.

Venezuela Devlet Başkanı Maduro bir gece yarısı yatağından alınıp Washington’a esir olarak getirildiğinde dünyanın nasıl tepki vereceğini hepimiz merak ettik. Farklı ülkelere baktık. Örneğin Rusya’nın bir süper devlet olarak net bir tavır sergilemediğini gördük. Rusya da Çin de kendilerinden beklenen tepkiyi vermedi. Avrupa Birliği zaten kontrpiyede kaldı. Aradan zaman geçti, bu kez Trump, İran’ın yönetim merkezini havaya uçurdu ve Hamaney başta olmak üzere tüm tepe kadroyu imha etti. Putin, yine bir tavır ortaya koymadı. Rusya, yaşanan sürece müdahale etmedi veya edemedi. “Etmeli miydi?” diye soracak olursanız, “iyi ki etmedi” derim. Çünkü öyle bir durumda dünya savaşının zemini oluşabilir, dünya daha büyük felaketlerle yüz yüze gelebilirdi. Rusya ve Çin, yani dünyanın iki devi, ABD’nin saldırıları karşısında paralize olmuş durumdalar. Rusya’nın hareketsizliğinden doğan bunalım, ülke içinde de tepkilere yol açıyor. Rusya’nın önde gelen haber sitelerinden ria.ru’da, son günlerde, İran’da yaşananlara dair birçok haber ve analiz yazısı görüyoruz.

Yazılarda alttan alta bir öfke ve gerilim hissediliyor. Rusya, bu süreçteki pasif kalışını kamufle edecek hikayeler arıyor. ABD’nin aslında o kadar güçlü olmadığı, Avrupa’nın aslında o kadar demokratik olmadığı yönünde analizler yapılıyor. En ilginç yazıyı ise Alexander Nosovich adlı Kaliningradlı ve genç bir siyaset bilimci yazmış. Nosovich, “Trump’ın Hamaney’e yaptığını, biz de Zelensky’ye ve Avrupa Komisyonu Başkanı Von der Leyen’e yapabiliriz” şeklinde özetlenebilecek bir yazı kaleme almış. Bu yazı, bir analiz olmaktan çok, mizahi bir yazı gibi duruyor. Nosovich şöyle diyor: “Eğer ABD İran halkını özgürleştirdiyse, Rusya da Avrupa halklarını özgürleştirebilir. Rusya olarak Trump’la tam olarak aynı metodu kullanabiliriz. Sonuçta Ukrayna halkı Zelensky’den, Avrupa Birliği ülkelerinin halkları da Brüksel’deki kurumlardan bunalmış durumda.” Alexander Nosovich, işi mizaha vurarak, Ukrayna’nın ve Avrupa Birliği’nin durumunu, yazısında, İran’la eşitliyor. Bu mizahi yaklaşıma göre her üç yerde de demokrasi yok: Brüksel’deki Avrupa Parlamentosu, Avrupa Komisyonu gibi kurumlar; Rus siyaset bilimcinin gözünde, İran’daki mollalardan farksız. Brüksel ve Kiev de Tahran’dan farksız. Rusya değişen dünya dengeleri içinde kendi ağırlığını koymayı başaramayınca bazı Rus köşe yazarları da işi mizaha dökerek kendilerini rahatlatmaya çalışıyorlar. İşin mizahı bir yana, insanlar tam bir felaketin ortasındalar. Dünyanın geleceğine dair büyük bir belirsizlik söz konusu. Tabii ABD ile dünyanın geri kalanı arasındaki dengesizliği düzeltmek sadece Rusya veya Çin’in meselesi değil. Barış için ve daha adil bir dünya için tüm insanlığa görev düşüyor. En başta da Amerikan halkına.

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın