Önce “Yeteri kadar destek bulamaz” diye başladılar. Anketlerde CHP liderini destekleyenleri yüzde 3 gibi gösterecek kadar ileri gittiler. İktidardan değil, daha çok muhalefetten geliyor Kılıçdaroğlu karşıtlığı. “9 seçimi kaybedenden Cumhurbaşkanı adayı olur mu?” diskuru muhalefete yakın TV ekranlarında, gazete sütunlarında, sosyal medya ortamında hemen her gün tekrar ediliyor. “Kılıçdaroğlu olursa seçim kazanılamaz” fikrini, analizlerle pekiştirmek istiyor, seçmenin başını döndürüyorlar.
Helalleşme
Yıllarca devleti yönetmiş, birçok acı olaydan sorumlu bir siyasi partinin lideri, kollarını açıp mağdurlarla kucaklaşmak istiyor. Burada da aynı akıl devreye giriyor. Bu kez Kemal Kılıçdaroğlu’nun çıkışını, gereksiz ve belirsiz bir ödün olarak gösteriyorlar. Yani sonuç olarak kutuplaşma üzerinden rant devşiren kesimler, helalleşme, uzlaşma, ötekinin derdine ortak olma çağrılarından pek hoşlanmıyor. Daha kutuplaştırıcı bir aday var gönüllerinde. “Uzlaşma” fikrinin temsilcisi haline gelen CHP liderinin önünü kesmek istiyorlar.
Öte yandan 6’lı masa ve çevresi yani partilerin ortaklaşa meydana getirdikleri kurullar çalışıyor. Bu kurullar ve özellikle genel başkanlar cumhurbaşkanı adayı konusunda bir protokol hazırlamayı her şeyin önüne geçirmiş durumda. Seçilecek başkan adayının neler yapacağı, parti liderleriyle nasıl bir iletişim içinde olacağı planlanıyor.
Adayı bağlayan 6’lı masanın ve parti kurullarının belirlediği ortak protokol, başkan adayının önüne konulacak. Seçim kampanyası boyunca ve de seçildikten sonra bu ismin 6’lı masayla nasıl bir harmoni içinde çalışması gerektiği belirlenecek. Muhalefet blokunun liderleri seçim döneminden sonra geçiş dönemini de birlikte yönetecek. Bu durumda cumhurbaşkanı seçilen kimse ortak protokolü uygulamaya devam edecek.
Böylesine 6 liderin damgasını taşıyan ve yeni seçilecek adayı bağlayan protokolü 6’lı masa dışından getirilecek bir adayla uygulamak ne kadar gerçekçi ve pratik olabilir? O kişi liderlerin yönlendirmesini kabullenecek ve anlayacak ve de uygulayacak. Yani 6 liderin birlikte alacağı kararları, onları memnun edecek bir şekilde yerine getirecek. İşin gerçeği bu protokolü ancak bu hazırlığın içinde bulunan liderlerden birisi tam anlamıyla anlayabilir, uygulayabilir…
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.