Ali Babacan’dan hükümete ‘ekonomi reçetesi’

Partisinin haftalık değerlendirme toplantısında açıklamalarda bulunan DEVA Partisi Lideri Ali Babacan, “Bu yaşananlar tek bir kişinin keyfi bir şekilde inatla attığı adımlar sonucunda yaşanıyor. Tüm bunlara değdi mi Sayın Erdoğan?” dedi ve ekonomik krizin önüne geçilebilmesi için yapılması gerekenleri açıkladı.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, haftalık değerlendirme toplantısında açıklamalarda bulundu. Babacan hükümete çağrıda bulunarak, ülke ekonomisinin daha iyi hale gelebilmesi için yapılacak maddeleri saydı. Babacan’ın konuşmasından öne çıkan satırlar şöyle:

Bu yaşananlar tek bir kişinin keyfi bir şekilde inatla attığı adımlar sonucunda yaşanıyor. Tüm bunların bedelini milletimiz alın teriyle ödedi ve ödüyor. Tek yetkili oldu ve hemen ardından ülkenin 137 milyar dolarlık rezervi çarçur edildi. Kurdaki artış ülkenin dış ticaretinde ağır bir yük oluşturacak. Tüm bunlara değdi mi Sayın Erdoğan?

İktidar tüm dünyada kriz var diye bizde de öyleymiş gibi gösteriyor. Öyle bir şey yok, bizim yaşadığımız bambaşka bir şey. Bu kriz ev yapımı, el yapımı kriz. Kendi deyimleriyle yerli ve milli bir kriz. Dünyada en yüksek faiz uygulanan ülkeyiz. Kendi içinde dolar kuru bu kadar hızlı artan bir ülke daha yok. Hangi ülkede dolar kuru bu kadar hızlı artmış. Yüzde 19 enflasyon oranıyla dünya ile mukayese edince dünyanın en yüksek enflasyon rakamına sahibiz. Elektrik fiyatlarında, doğal gaz zamlarında dünya ülkeleri arasında açık arayla birinciyiz. TÜİK’in açıkladığı verilerden de emin değiliz.

Bizim tüm Türkiye’ye bir davetimiz var. Bu tek kişilik yönetime son vereceğiz. Yargıçların korkuyla yaşamasına son vereceğiz. Yargının vatandaşları sopa olarak kullanılmasına son vereceğiz. Kurallar egemen olacak, hukuk çalışacak. Halkımız bu ucube yönetimden kurtulmadıkça sorunlar kalıcı hale gelecektir.

Ali Babacan’ın ekonomideki krizin önüne geçilebilmesi için önerdiği maddeler

  • Güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçilmelidir.
  • Hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığı garanti edilmelidir.
  • Kuralların, kurumsal yönetim anlayışının hakim olduğu bir kamu yönetimi hayatına geçirilmelidir.
  • Güçlü, sürdürülebilir, kapsayıcı yönetim stratejisine geçilmelidir.
  • Ekonomik büyümenin yapısı imar rantlarına dayalı bir yapıdan, katma değeri ve uluslararası rekabet gücü yüksek sektörlere (tarım, sanayi, hizmetler) kaydırılmalı.
  • Türkiye’nin başarılı olduğu dönemde karar ve uygulamasına yön veren bir zihniyet, sorunların kök nedenlerine odaklanma ilkelerine dönülmeli ve uygulanmalıdır.
  • Merkez Bankası yasası derhal değiştirilerek tam bağımsız hale getirilmelidir.
  • Merkez Bankası Üst Yönetimi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tarafından kamuya açık biçimde değerlendirilmeye tâbi tutulmalı, liyakat ve ehliyet sahibi kişilerden seçilmelidir.
  • TÜİK yasası değiştirilmelidir.
  • TÜİK yönetimi kamuya açık biçimde değerlendirilmeye tâbi tutulmalı, liyakat ve ehliyet sahibi kişilerden seçilmelidir.
  • TÜİK istatistikleri akademisyen ve uzmanlar tarafından yapılmalıdır.
  • Varlık Fonu ve ne iş gördüğü belli olmayan kurullar kapatılmalıdır.
  • Kamuda yeni bina araç gibi giderler durdurulmalıdır.
  • Kamu özel işbirliği projeleri eksiksiz biçimde Sayıştay’ın denetimine açılmalıdır.
  • Kaynaklar ülkemizin rekabet gücünü artırmak için kullanılmalı ve bu nedenle Kanal İstanbul projesi gündemden düşmelidir.
  • Yeniden birer arpalık haline getirilen kitlerdeki kan kaybı durdurulmalıdır.
  • Kamu İhale Kanunu sil baştan yeniden yazılmalıdır.
  • Kamu bankalarının kredi verme operasyonları durdurulmalıdır.
  • Kamu görevine alımlarda mülakat uygulamasına son verilerek, yazılı sınava tâbi tutulmalıdır.
  • İmar değişikliğinden kaynaklanan rantlar vergilendirilmeli, sanayi ve gayrimenkul sektörü arasında denge kurulmalı.
  • Asgari ücret, memur ve işçi emekli maaşları, dar gelirli kişilerin sepetindeki artan fiyatlar göz önüne alınarak yükseltilmelidir.
  • Gübre, tohum, ilaç, mazot başta olmak üzere çiftçilerin korunacağı destek programı hazırlanmalıdır.
  • Gıda, elektrik, doğal gaz temel gıda maddelerini içeren özel bir destek programı yapılmalıdır.
  • Esnaf için mutlaka doğrudan destek kredisi ve garanti oluşturulmalıdır.
Önceki İçerikİstanbul’da yapılan Interpol genel kurulu toplantısına Uygurlardan protesto
Sonraki İçerikRÖPORTAJ | “Şi’nin sosyalizmi meşruiyetini milliyetçilik ve muhafazakârlıktan alıyor”