ANALİZ | Bahçeli’nin İmamoğlu ısrarının satır aralarında ne var?

Devlet Bahçeli’nin İmamoğlu konusunu bu kadar deşmesi ve AK Parti’deki ‘sönümlendirme’ çabasına rağmen ısrarla sürdürmesi manidar. Neden böyle yaptığına dair benim bir cevabım yok, şimdilik dikkat çekmekle yetinmek istiyorum. Üzerine bir şeylerin inşa edileceği bir zemin döşeme faaliyetiyle karşı karşıya olabiliriz.

“İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne alınan terör iltisaklı çalışanlar” soruşturması ve Ekrem İmamoğlu’nun durumu MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin en önemli gündem maddelerinden biri olmaya devam ediyor. Bahçeli, bugün (4 Ocak) partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, “Teröristlerin işe girdiği rapor formatına bağlandıktan sonra, İBB Başkanı’nın sadece mahkeme huzuruna çıkması yetmez, görevinden alınması şarttır” görüşünü savundu.

Bahçeli’nin ısrarını, AK Partili siyasetçilerin konuyu ‘sönümlendirmek’ istedikleri izlenimini veren beyanlarıyla birlikte değerlendirdiğimizde vaziyet hem karmaşıklaşıyor hem ilginçleşiyor. (Bu çerçevede, Bahçeli’nin bugünkü konuşmasında, olanların İmamoğlu’nu mağdur hale getirip ona cumhurbaşkanlığı yolunu açma ihtimalinden tedirgin olduğu anlaşılan ‘sönümlendirmeci’ AK Partililerden Numan Kurtulmuş’a çatmasını da özellikle not etmeliyiz.)

Özet

Bahçeli’nin konuşmasının ayrıntılarına geçmeden önce şu âna kadar neler olduğuna, özellikle de AK Partili siyasetçilerin olayı nasıl çerçevelediklerine dair kısa bir özet sunmak iyi olur.

Malum, “İBB’deki terör iltisaklı çalışanlar” konusunu ilk gündeme getiren kişi İçişleri Bakanı Süleyman Soylu oldu. Soylu’nun konuşması, iktidarın İmamoğlu’nu görevden almaya karar verdiği, bu çıkışla da operasyonu başlattığı biçiminde yorumlandı. Bu yorumu yapanlar, bence de en azından mantığı yabana atılmayacak ikinci bir yorum daha yaptılar: “Tuhaf ama, belli ki Erdoğan karşısında rakip olarak Ekrem İmamoğlu’nu görmek istiyor.”

Fakat sonrasında AK Parti içinden, adeta bir refleksle tehlikenin farkına varıldığını gösteren sesler gelmeye başladı.

Herkesten önce bizzat konuyu ilk gündeme getiren kişi olan Süleyman Soylu, dertlerinin “terör” olduğunu vurguladı, İBB Başkanı’yla meselelerinin olmadığını ima yollu dile getirdi.

Ardından Numan Kurtulmuş, imayı falan bir kenara koyup dümdüz ifade etti bu fikri:

“Burada büyükşehir belediye başkanı ya da büyükşehir belediye başkanlığına açılmış soruşturma söz konusu değil. (…) Tekraren söylüyorum bu İBB Başkanı’yla ilgili bir mesele değildir. (…) TSK’nın içerisinde bazı FETÖ’cülere karşı operasyon yapılması hükümetin TSK’ya karşı tavrını mı ortaya koyar? Hayır, terörle mücadelede bir süreklilik vardır. Milli Eğitim Bakanlığı’nda operasyon yapılırsa bakanlığı mı suçluyoruz?”

Ve İBB AK Parti Meclis Grubu Başkanı Tevfik Özsu… İmamoğlu’nun bu en kararlı ‘hasmı’ bile gazeteci İsmail Saymaz’ın “İBB’de terör örgütü iltisaklı çalışanlara dair sizin bir tespitiniz var mı” sorusuna şu cevabı verdi:

“Belediye koridorlarında konuşulanlar var. Fiilen x, y, z deme şansına sahip değilim ama koridorlarda çok dillendiriliyordu. Bakanımız dillendirilen şeyi isimlendirdi.”

Neredeyse “Sayın bakanım, İmamoğlu’nu parlatıyorsunuz böylece, lütfen tutumunuzu bir daha gözden geçiriniz” sitemini barındıran bir ifade değil mi bu?

Bahçeli’nin Arınç’ı ve daha önemlisi Kurtulmuş’u hedef alan sözleri

Devlet Bahçeli geçen hafta Türkgün gazetesine verdiği demeçte de “İmamoğlu’nun görevden alınması”na taraftar olduğunu söylemişti. Fakat sanki orada kalacak gibi görünmüştü bu çıkışı. Böylece Süleyman Soylu’ya bir destek verecek fakat AK Parti’den gelen ‘sönümlendirme’ çabalarını da ‘anladığı’ için bir daha konuya dönmeyecekti.

Böyle olacağı düşünülüyordu fakat böyle olmadı. Şöyle oldu:

Bahçeli önce eski TBMM başkanı Bülent Arınç’ın, “Bu şekliyle giderse, Ekrem Bey önümüzdeki seçim İstanbul’a belediye başkanı olmak isterse hiçbir şey yapmasına gerek kalmadan, emin olun yüzde 50’nin üstünde gelir” sözlerine değindi ve şöyle dedi:

“Özel teftişten dolayı endişeli ve üzüntülü olduğunu söyleyen, sürecin İmamoğlu’nun tabii adaylığını güçlendirdiğini ifade eden, bizim de bu niyette olduğumuza yönelik kuşkularını paylaşan sulu gözlü siyasetçi sana soruyorum; siyasete devam etmek için CHP’de yer mi yapıyorsun? Kaybettiğin itibarını Halk TV ekranlarında mı arıyorsun?”

Bahçeli, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’a da şu sözlerle yüklendi:

“’TSK’nın içerisinde bazı FETÖ’cülere karşı operasyon yapılması hükümetin TSK’ya tavrını mı ortaya koyar’ sorusuyla teftiş sürecini baltalamak isteyen, dönemin Genelkurmay Başkanı’nı, bugünün Milli Savunma Bakanı’nı töhmet altında bırakan saygıdeğer siyasetçi, senin varmak istediğin yer neresi, yapmak istediğin nedir?”

Arınç’ın, Bahçeli’nin İmamoğlu’nu ‘aday’ haline getirme niyetine dair sözleri tabii ki sadece “böyle yaparsanız İmamoğlu’nu güçlendirirsiniz” tezini kuvvetlendirme amacı taşıyan bir retorikten ibaret.

Fakat Bahçeli’nin konuyu bu kadar deşmesi ve AK Parti’deki ‘sönümlendirme’ çabasına rağmen ısrarla sürdürmesi de manidar.

Neden böyle yaptığına dair benim bir cevabım yok, daha doğrusu söylenecek her şey fazla spekülatif olur. Şimdilik dikkat çekmekle yetinmek istiyorum. Üzerine bir şeylerin inşa edileceği bir zemin döşeme faaliyetiyle karşı karşıya olabiliriz.