Babacan’dan Erdoğan’a cevap: “Ekonomik kurtuluş savaşı falan yok”

Ali Babacan, kabine toplantısı sonrası 'ekonomik kurtuluş savaşı' ifadesi kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a cevap verdi: "Bu ülkenin tertemiz insanlarını aldatmayın. Evet, halkımız, bu vatan için her türlü zorluğa göğüs germeye hazırdır. Ancak bu milletin fedakârlığını, cefakârlığını istismar etmeyin. Yeter artık. İktidarınızın süresini uzatmak için, şahsi bekanız için, milletimizin tertemiz duygularını kirletmeyin!"

Demokrasi ve Atılım Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, sosyal medya hesabından yaptığı canlı yayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kabine toplantısı sonrası ekonomiyle ilgili yaptığı “ekonomik kurtuluş savaşı” açıklamasını değerlendirdi.

Babacan, şu ifadeleri kullandı:

“Elinde kuru ekmeği kalmış insanları kandırmaya çalışıyor”

“Bir ekonomik kurtuluş savaşı falan yok. Kötü yönetimin elinde değersizleşmiş bir Türk Lirası, itibarını yitirmiş bir Türkiye var. Hani her fırsatta ‘yerli ve millî’ diyor ya, işte bugün kendi kendilerine çıkardıkları gayet ‘yerli ve millî’ bir kriz var. Fakat ne yapıyorlar, kurdaki bu artışı adeta bir kurtuluş savaşı kimliğine büründürmeye çalışıyor. Elinde kuru ekmeği ile kalmış insanları, vatan savunmasındaymış gibi kandırmaya çalışıyorlar.”

“Şahsi bekanız için milletimizin tertemiz duygularını kirletmeyin”

“‘Savaştayız’ diyorlar; ‘Yokluğa, yoksulluğa, açlığa razı olacaksınız’ diyorlar. Yapmayın! Bu ülkenin tertemiz insanlarını aldatmayın. Evet, halkımız, bu vatan için her türlü zorluğa göğüs germeye hazırdır. Ancak bu milletin fedakârlığını, cefakârlığını istismar etmeyin. Yeter artık. İktidarınızın süresini uzatmak için, şahsi bekanız için, milletimizin tertemiz duygularını kirletmeyin!”

“Akıl dışı, bilim dışı tezlerinizi bir kenara bırakın artık”

“Taraflı, partili cumhurbaşkanı ve akraba bakanın göreve başladığı 2018 yılından bu yana yokuş aşağı yuvarlanıyoruz.  Sayın Erdoğan’ın, tek imzayla, aklına esen her şeyi yapmaya başladığı günden beri yoksullaşıyoruz. 13 sene kabinede Sayın Erdoğan’la beraber görev yapmış biri olarak buradan kendisine sesleniyorum. Her dar boğazda, 2002 krizinde, 2009 krizinde ekonomiyi teslim ettiği bir arkadaşı olduğunu da hatırlatarak kendisine sesleniyorum: Akıl dışı, bilim dışı tezlerinizi bir kenara bırakın artık. Bu ülke bunların maliyetini çok ağır ödüyor.”

“Bu ülkenin ekonomisi sizin oyuncağınız değil”

“İnsanlar mutsuz, insanlar aç, insanlar umutsuz.  Bu ülkenin ekonomisi sizin oyuncağınız değil! Türkiye, sizin aklınıza gelenleri deneyeceğiniz bir laboratuvar değil! Bu ülkenin haysiyetli insanları kobay değil!  Yeter artık, bilenlerle çalışın, bilenlere danışın.”

“Yalanlara aldanmayın”

“Ülkemizi, 2002 yılındaki krizden çıkaran, 2009 yılındaki krizden çıkaran takımın başındaki arkadaşınız olarak çok net söylüyorum. Ülkemizi bu krizden de yine biz çıkaracağız. Türkiye’yi iddialı ve itibarlı bir ülke yapacağız.  Mutlak yoksulluğu bu ülkeden silmiştik, yine sileceğiz. Yalanlara aldanmayın. İktidarın kurguladığı, hakikatten kopmuş propaganda söylemlerine kanmayın. Biz kimseye boyun eğmeyeceğiz, vatandaşımızın da boyun eğmesine müsaade etmeyeceğiz. Hayat pahalılığının altında beli bükülen vatandaşımızı, refaha erdireceğiz. Az kaldı, bunu yapacağız. Umudunuzu asla kaybetmeyin.”

“Sayın Erdoğan ülkeyi ucuz iş gücü merkezi yapmayı planlıyor olabilir”

“Cumhurbaşkanı, kur artınca istihdamın artacağına dair, kıymeti kendinden menkul bir tez daha ileri sürdü. Bu; döviz kurunun artmasıyla, şu anda zaten aylık 250 doların altına düşmüş olan asgari ücreti daha da düşürerek iş gücünü ucuzlatmak demek. Sayın Erdoğan bu ülkeyi ucuz iş gücü merkezi yapmayı planlıyor olabilir.  Madem öyle, çıksın bunu açıkça söylesin. Süslü lafların ardına bu gerçeği gizlemesin. Desin ki, ‘ben işçilerimizin alın terini ucuzlatarak ekonomiyi yöneteceğim’.”

“Ülkeyi içe kapatmasına müsaade etmeyiz”

“Biz bu ülkeyi, insan onurunun yok sayıldığı ülkelerden birine çevirmesine müsaade etmeyiz. Özgürlükleri sıfırlayıp ülkeyi içe kapatmasına, insan onuruna aykırı ücretlerle vatandaşını mağdur etmesine müsaade etmeyiz. Bir de tüm istatistiki verilere aykırı olarak, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi sayesinde ekonomimizin güçlü olduğunu iddia etmiş. Bunun gerçek olmadığını ilkokula giden yavrularımız bile biliyor.”