Ana SayfaDış HaberÇEVİRİ | Öğrencim Yehia, İsrail bombardımanından sağ kurtuldu fakat annesini kaybeden küçük...

ÇEVİRİ | Öğrencim Yehia, İsrail bombardımanından sağ kurtuldu fakat annesini kaybeden küçük bir çocuk bununla nasıl başa çıkacak?

Okulumuzdaki herkes Yehia Dahdouh'un Al Jazeera muhabiri Wael Dahdouh'un oğlu olduğunu biliyor. Wael Dahdouh'un ailesinin hedef alındığına dair haberler çıktığında çok endişelendim. Bulabildiğim tüm fotoğraflarda çılgınca Yehia'yı aradım.İyi miydi, nasıldı, ne durumda idi? Annesinin, erkek kardeşinin ve kız kardeşinin öldürüldüğünü, enkaz altında kalan daha birçok kayıp aile üyeleri olduğunu öğrendim. Yehia yaşıyor, umarım başına aldığı yaralar yakın zamanda iyileşir. Annesi ve ailesiyle vedalaşıp onlar için dua edebildi, fakat acısının boyutunu bilemiyor, sadece hayal edebiliyorum…

Okulumuzdaki herkes Yehia Dahdouh’un Al Jazeera muhabiri Wael Dahdouh’un oğlu olduğunu biliyor.

Yehia, Tel el-Hava’da bulunan Rosary Rahibeler Okulu’nda beşinci sınıflara verdiğim fen bilgisi dersime giriyordu. Yoklamada adını ilk kez söylediğimde hemen ayağa kalkarak “Evet, öğretmenim” demişti. Bu güler yüzlü, nazik çocuğa baktığımda içimin rahatladığını anımsıyorum.

Yehia aynı zamanda yerinde duramayan ve oyun alanına koşturabilmek için teneffüs saatini sabırsızlıkla bekleyen afacan bir çocuktu.

Çok hızlı hareket ediyor, o kadar hızlı ki biran karşımda ve bir an değil, bazen birdenbire beliriverirse hiç şaşırmazdım.

Şimdilerde sadece 12 yaşında olan Yehia çok daha yavaş ve ağır başlı bir çocuk… Başı sargılı ve kalbi ağır. Onu en son Perşembe günü bir haber videosunda annesinin, erkek kardeşinin, kız kardeşinin ve yeğeninin ölü bedenleri başında ağlarken gördüm.

Sonrasında kaybettiği ailesi için düzenlenen cenaze töreninde garip bir şekilde duruyordu. Babasının yanında küçücüktü. Bandajlı dirseğiyle insanların hareketlerini tamamlamaya, elinden geleni yapmaya çalışıyordu.

Çarşamba günü İsrail güçleri Yehia ve ailesinin Gazze’de sığındığı Nuseirat bölgesini bombaladı. Yehia saldırıdan sağ çıktı, ancak acısı çok büyük olmalı…

Yehia ve ben, öğretmenlerin öğrencileriyle kurdukları o özel bağı kurmuştuk. Beni hep güldürürdü. “Hanımefendi!” diye seslendiğinde, kelimeyi sınıftaki herkesin kıkırdayacağı ve duymaya alıştığı bir şekilde uzatırdı.

Yehia çok özel bir çocuk. Onu gülerken ve şakalaşırken dinlemeyi seviyorum. Benim için bir “takma adı” bile vardı: Beni sahip olduğum telefon türüyle çağırırdı.

Buna hep gülerdim ve beni her daim mutlu ederdi. Çünkü çocuklar ancak birisini gerçekten seviyorlarsa ve bu kişiden korkmuyorlarsa içlerinden geldikleri gibi davranırlar.

Babası Wael oğlunun okuldaki durumuyla çok ilgiliydi. Yehia ile ilgili aramalarıma ya da mesajlarıma her daim cevap veriyordu.

Ona Yehia’nın çok iyi gittiğini lakin biraz daha sakin olabileceğini söylediğimde gülmüştü. “Yehia sizi yoruyor! Onunla konuşacağım ve sizi ziyaret için okula geleceğim” demişti.

Yehia babasını seven ve ona saygı duyan bir çocuktu. Bunu Wael’in ziyaretinden sonrasında Yehia ne kadar sakinleştiğinden anladım. Ancak tabii ki bana eskiden olduğu gibi “Hanımefendi” diye uzata uzata seslenmesini de özlemeye başladım.

Beşinci sınıf sona erdi ve bir sonraki akademik yılın ilk gününde altıncı sınıflara derse girdiğimde ve Yehia’yı orada bulmuş ve şaşırmıştım. Çünkü farklı bir sınıfta olması gerekiyordu ancak benim sınıfımdaydı.

“Hoş geldiniz,” dedim. “Neden bu sınıfa geçtin bakalım?”

Bana “Burada rahatım, siz benim öğretmenimsiniz ve size alıştım” dedi.

Gazze’nin çocukları savaşları sevmez. Bu çocuklar çocukluklarını seviyorlar ve sadece çocukluklarını yaşamak istiyorlar.

Öğrencilerim sadece sınıf arkadaşı değil, kardeş gibiler ve bu deneyimlenmesi çok güzel bir şey. Okullar bitip tatile girdikten sonra da konuşmaya devam ediyorlar. Bir sınıf arkadaşlarının neden okula gelmediğini her zaman biliyorlar. Aralarındaki nazik ve güçlü iletişim beni çok mutlu ediyor.

Wael Dahdouh’un ailesinin hedef alındığına dair haberler çıktığında çok endişelendim. Bulabildiğim tüm fotoğraflarda çılgınca Yehia’yı aradım.

İyi miydi, nasıldı, ne durumda idi?

Annesinin, erkek kardeşinin ve kız kardeşinin öldürüldüğünü, enkaz altında kalan daha birçok kayıp aile üyeleri olduğunu öğrendim.

Okuldaki öğretmenler endişeli mesajlar paylaşmaya başladılar. Sonrasında hastanede başından yaralanmış bir şekilde çekilmiş bir videosunu bulduk.

Yehia, El Aksa Şehitleri Hastanesi’nde tedavi gördüğü videoda çok bitkin ve korkmuş görünüyordu. Doktorlar onu koridorda tedavi etmek zorunda kalmış, sterilizasyon yapılmamış ve kafasını dikmek için yanlış iplik kullanmışlardı… Ve elbette tüm bunlar hastanelerdeki her şey tükendiği içindi.

Bu acı vaka, Gazze’deki her evde tekrarlanan bir sahne: Ev sakinleri güvende olmak için evde kalıyorlar. Fakat aniden üzerlerine füzeler düşüyor. Düşen bombalar önce bedenlerini, etlerini sonrasında da ayrılığın yakıcı ıstırabıyla kalplerini yaralıyor.

Yehia annesinden bu şekilde ayrı kalmanın üstesinden gelebilecek mi bilemiyorum. Lakin üstesinden gelebileceğini hiç sanmıyorum. Annesine veda ettiği ve onun ruhu için acı acı ağladığı sahne gözümün önünden gitmiyor ve beni de ağlatıyor.

Bir anneyi ve onunla yaşadığınız güzel anıları kaybetmekten, böyle bir sevgi ve ilgiyi kaybetmekten daha kötü bir şey olabilir mi? Ve işte orada, Gazze’de, bu küçük çocuk annesine, erkek kardeşine ve kız kardeşine, kalbine en yakın üç kişiye veda ediyordu…

Yehia yaşıyor, umarım başına aldığı yaralar yakın zamanda iyileşir. Annesi ve ailesiyle vedalaşıp onlar için dua edebildi, fakat acısının boyutunu bilemiyor, sadece hayal edebiliyorum…

Kaynak: https://www.aljazeera.com/features/2023/10/27/my-student-yehia-dahdouh-survived-an-israeli-bombing-but-his-pain-is-huge

Çeviri: Hasan Ayer.

- Advertisment -