İsrail, Hindistan’ın Manipur ve Mizoram eyaletlerinde yaşayan ve kendilerini Tevrat’taki “kayıp İsrail kabilelerinden biri” olarak tanımlayan Beni Menaşe topluluğundan yaklaşık 240 kişiyi perşembe günü ülkeye getirdi. Ben Gurion Havalimanı’na inen grup, Göç ve Entegrasyon Bakanı Ofir Sofer tarafından karşılandı.

Bu gelişme, İsrail hükümetinin Kasım 2025’te onayladığı geniş kapsamlı yerleştirme programının ilk aşaması olarak görülüyor. Yaklaşık 90 milyon şekellik bütçeyle yürütülecek plan çerçevesinde her yıl 1.200 kişinin İsrail’e taşınması, 2030’a kadar ise toplam 6 bin Beni Menaşe üyesinin ülkeye getirilmesi amaçlanıyor.

“Kayıp Kabile” İddiası
Beni Menaşe topluluğu, kendilerinin Tevrat’ta adı geçen Menaşe kabilesinin soyundan geldiğini savunuyor. Yahudi geleneğine göre bu kabile, MÖ 722’de Asurluların kuzey İsrail Krallığı’nı yıkmasının ardından sürgüne gönderilen “On Kayıp Kabile”den biriydi.
Topluluk üyeleri, atalarının önce Çin’e, ardından Hindistan’ın kuzeydoğusuna göç ettiğini öne sürüyor. Ancak bu iddialar uzun yıllar boyunca İsrail dini otoriteleri tarafından kabul edilmedi.
Dönüm noktası 1990’larda yaşandı. İsrailli haham Eliyahu Avichail toplulukla temas kurarak onların İsrail’e göç sürecini desteklemeye başladı. 2005 yılında İsrail Sefarad Başhahamlığı, Beni Menaşe’yi Menaşe kabilesinin torunları olarak tanıdı. Böylece topluluğun üyeleri, dönüş yasası kapsamında İsrail vatandaşlığına başvurabilmeye başladı.
Önce Dini Dönüşüm, Sonra Vatandaşlık
Yeni gelenlerin doğrudan vatandaşlık almadığı, önce Ortodoks Yahudiliğe resmî dönüşüm sürecinden geçirildiği belirtiliyor. Ardından İbranice eğitimi, dini kurallar ve toplumsal uyum programları uygulanıyor.
İsrail makamları bu süreci “tarihi geri dönüş” olarak tanımlarken, eleştirmenler bunun seçici bir göç politikası olduğunu savunuyor.
Neden Şimdi?
Programın zamanlaması dikkat çekiyor. İsrail’de 7 Ekim 2023 sonrası başlayan savaş süreciyle birlikte tarım, inşaat ve düşük ücretli iş kollarında ciddi iş gücü açığı oluştu. Filistinli işçilere yönelik kısıtlamalar ve yabancı işçi eksikliği nedeniyle hükümet yeni insan kaynağı arayışına girdi.
Beni Menaşe topluluğunun bir bölümünün kuzey Celile bölgesine yerleştirileceği açıklandı. İsrail hükümeti bunu “sınır bölgelerini güçlendirme” ve “Siyonist misyon” olarak tanımlıyor.
Filistinlilerle Karşılaştırma Nedeniyle Tartışmalı
Program, özellikle Filistin meselesi bağlamında eleştiriliyor. Çünkü İsrail, dünyanın farklı yerlerinden Yahudi kimliği iddiasıyla gelen kişilere vatandaşlık verirken, 1948 ve 1967’de topraklarından ayrılmak zorunda kalan milyonlarca Filistinlinin geri dönüş hakkını tanımıyor.
Bu nedenle Beni Menaşe operasyonu, yalnızca bir göç programı değil; demografi, ideoloji ve İsrail-Filistin çatışmasının geleceği açısından da sembolik önem taşıyor.
Daha Önce de Yerleştirildiler
Bugüne kadar yaklaşık 3.500 ila 4.000 Beni Menaşe üyesinin İsrail’e göç ettiği tahmin ediliyor. İlk gelen grupların bir kısmı Hebron çevresine ve geçmişte Gazze’deki Yahudi yerleşimlerine yerleştirilmişti.
Son getirilen 240 kişilik grup ise, İsrail devlet bütçesiyle organize edilen ilk resmî toplu transfer olarak kayda geçti.
1950’lerde İsrail’den geldiklerini iddia etmeye başladılar
İsrail’in son olarak ülkeye taşıdığı Beni Menaşe topluluğu, Hindistan’ın kuzeydoğusundaki Manipur ve Mizoram eyaletlerinde yaşayan Kuki, Chin ve Mizo kökenli bir topluluk. Kendilerini Tevrat’ta adı geçen “kayıp İsrail kabilelerinden” Menaşe soyundan geldiklerini savunuyorlar. Ancak tarihçiler ve araştırmacılar, bu grubun yüzyıllar boyunca kesintisiz bir Yahudi cemaat hayatı yaşadığına dair güçlü tarihsel kanıt bulunmadığını belirtiyor.
Beni Menaşe üyeleri uzun süre bölgenin yerel inançlarıyla yaşadı, 19. yüzyılda Britanya döneminde gelen misyonerlerin etkisiyle büyük ölçüde Hristiyanlaştı. Topluluğun Yahudi kimliği ise esas olarak 20. yüzyıl ortasında ortaya çıktı. 1950’lerden itibaren bazı liderler atalarının İsrail’den geldiğini savunmaya başladı. 1980’lerden sonra İsrailli hahamların bölgeye gitmesiyle Şabat, İbranice ve Yahudi dini kuralları topluluk içinde yaygınlaştı.
İsrail devleti de Beni Menaşe’yi doğrudan Yahudi kabul etmiyor. Ülkeye getirilen topluluk üyeleri önce Ortodoks Yahudiliğe resmî dönüşüm sürecinden geçiriliyor, ardından vatandaşlık alabiliyor. İsrail hükümeti bunu “kayıp kabilelerin dönüşü” olarak sunarken, eleştirmenler programı demografik ve siyasi hedefler taşıyan seçici göç politikası olarak değerlendiriyor.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.