Etyen Mahçupyan’la İnsanı Anlamak: Kendini tanımanın yolu ve Trump’ın zihniyeti

İçen: “Ben kendi zihniyetimi nasıl bilebilirim?” Mahçupyan: “Zihniyet dediğimiz şey bilinçdışı adaptasyonun ürettiği bir durum, bilincin değil. Ve bizim bilinçdışımızı da dışarıdan bakan insanlar, yabancılar çok daha rahat okuyabiliyor. Kendi zihniyetimizin nasıl işlev gördüğünü ancak bir ilişki içinde ötekinin gözünden, karşımızdakinin bakışıyla yakalama şansımız var.”

Ben otoriter miyim ataerkil miyim yoksa demokrat mıyım? Kendi zihniyetimi nasıl bilebilirim?

Kendimizle ilgili fikrimizin olabilmesi ve kendimizin farkında olmamız çok zor. Kendimize dışarıdan bakabilirsek anlayabiliriz zihniyetimizi. Ama bunu ne kadar yapabiliyoruz? Bir sınırı var. Zihniyet dediğimiz şey bilinçdışı adaptasyonun ürettiği bir durum, bilincin değil. Ve bizim bilinçdışımızı da dışarıdan bakan insanlar, yabancılar çok daha rahat okuyabiliyor. Zihniyetimizi tanımlamak ve değiştirmek istiyorsak dışarıdan destek almamız gerekiyor. Bir doktor desteğinden bahsetmiyorum. Kendi zihniyetimizin nasıl işlev gördüğünü ancak bir ilişki içinde ötekinin gözünden, karşımızdakinin bakışıyla yakalama şansımız var.

Bir insanda egemen ve destek olmak üzere en az iki zihniyet olduğunu söylüyorsunuz. Egemen ve destek zihniyet ne demek?

Üzerimizde hiç baskı yokken, doğal, düşünmeden uyguladığımız davranışlar, bakışlar, anlayışlar ve sairenin imâ ettiği, egemen zihniyetimiz. Kendi halimize bırakıldığımızda ve üzerimizde hiç baskı yokken kendi doğal akışımız içinde sergilediğimiz zihniyet bu. Destek ise üzerimizde bir baskı ve stres varken ortaya çıkan zihniyetimiz. Baskıyı illa olumsuz anlamda düşünmeyelim. Yani normalin dışında genel olarak nasıl davranıyorum. Bu da destek zihniyetimiz. Kafamızdaki zihniyet paketleri yedi çeşit olabildiği için destek zihniyetimizin hangisi olduğu durumlara göre değişebiliyor.

İki kişilik bir ilişkiye üçüncü bir kişi dahil olduğunda egemen ve destek zihniyetlerin hepsi birbirine mi karışıyor peki?

Var olan, bizden önce sabitlenmiş bir ilişkiye yaklaşıyorsak, genellikle ilk tepki olarak ‘nasıl uyum sağlarım’ sorusunu sorarız bilinçdışı olarak. Dolayısıyla genelde dışarıdan gelen, uyum çabasıyla gelir. Ama çaba gösterse bile beceremeyebilir örneğin ve o ilişkide birtakım problemler olur. Üçüncü kişiyi de içine alan bir biçimde birlikte varoluşu nasıl bir zihniyet kalıbına, bir kültüre oturtmamız lazım diye bir soru çıkar ortaya. Ve teorik bir soru değil, gündelik hayatın içinde ortaya çıkan sorular bunlar. Dürtülerimizin de yönlendirmesiyle egemen veya destek zihniyetler arasında kaymalar olur. Sonunda hangi zihniyetin egemen olacağını bilemeyiz. Her türlü sonuç çıkabilir. Ancak sonradan geriye doğru bakıp zihniyet analizi yaparak yorumlamak mümkün olur.

Demokratlığın sağlığa iyi geldiğini söylüyorsunuz?

Tıp insan sağlığı için neyi tavsiye ediyor diye sorduğumuzda, psikiyatristlerin ve psikologların zihniyet teorilerinden bağımsız olarak demokrat zihniyeti tarif ettiklerini görüyoruz. Bu konudaki çalışmalarda demokrat zihniyetteki insanların ruhsal ve fiziksel olarak daha sağlıklı oldukları ortaya çıkıyor. Daha az migren daha az mide hastalığı ve daha az egzama şikâyetleri oluyor. Özellikle immün sistem hastalıkları açısından bakıldığı zaman demokrat zihniyetin diğerlerine nazaran daha sağlıklı olduğunu görüyoruz. Bağışıklık sistemi açısından yararlı bir bakış tarzı bu demokrat zihniyet dediğimiz şey.

Trump’ın zihniyeti için ne söylersiniz? Otoriter mi yoksa ataerkil bir zihniyete mi sahip?

Devamı ve daha fazlası YouTube kanalımızda.

Önceki İçerikRuslar -20 derecede Navalny için sokaklara çıktı
Sonraki İçerik‘Elveda Anayasa Mahkemesi’