MEDYA ANALİZ: Pek Hürriyetvari bir kurnazlık

Aşağıda okuyacağınız haber, Hürriyet’in 9 Temmuz tarihli internet sayfasında yer aldı. Haberin giriş saati 08:22.

“İYİ Partili Levent Özeren sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, Binali Yıldırım’ın eşi Semiha Yıldırım hakkında çirkin sözlere imza attı.

“Twitter’dan yaptığı paylaşımda Özeren, Semiha Yıldırım hakkında, ‘Sakın acile gitme, tedavi olmadan ölür görenler. ‘Etik değil’ diyene bak, böyle başa böyle tarak!’ dedi. İYİ Partili Özeren, bir süre sonra sosyal medyadan yaptığı paylaşımı sildi.

“Özeren’in, HDP’li Selahattin Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş’a yapılan hakaretlere karşı tepki mesajları paylaşmasının ardından Semiha Yıldırım ile ilgili bu sözleri paylaşması tepki topladı.”

Bu haber, haberciliğin 5N1K’sının N’lerinden biri olan “ne zaman?” sorusuna dair ne söylüyor bize? Levent Özeren, söz konusu tweet’i ne zaman atmış? Belki bu haberin Hürriyet’te yer aldığı gün, belki iki gün önce, hadi belki üç gün önce… Fakat hayır, bu tweet tam dört yıl önce atılmış!

Hürriyet’in zamanı ‘büken’ bu kurnazlıkla hangi sonucu almak istediği açık, onu izaha girişmek manasız olur (hele ki Başak Demirtaş katkısıyla birlikte düşünüldüğünde). Fakat Hürriyetçilere şu soruyu sormak  yerindedir: Yaptığınız bu gönüllü dezenformasyon, şu dijital medya çağında hemen ortaya çıkmayacak mı? (“Gönüllü dezenformasyon” dedik, çünkü dezenformasyonun klasik halinde gazeteci yanıltılmıştır, gerçeği öyle sandığı için gerçek olmayan bir enformasyonu haberleştirmiştir. Dezenformasyonun bu ‘düşük’ haline, ‘gönüllü’ olanına ancak bizim gibi ülkelerde rastlanabiliyor.)

‘Sonradan muhakkak düzeltmişlerdir’

Yalan haberin bu kadarı akıllara şöyle bir soru getirebilir: Böyle bir yalan haber “bu çağda” bile bile yazılmış olamaz. Bir hatadan kaynaklanmıştır ve sonrasında muhakkak düzeltilmiştir.

Bu itirazda “gidiş yolu” doğru ama varılan sonuç yanlış. Hayır, düzeltilmedi; hurriyet.com.tr’nin bu konudaki devam haberleri de aynı problemle malûldü. Yani, devam haberlerini okuyanlar da tweet’in şu günlerde atıldığını düşünmeye devam ettiler.

Bu devam haberlerinden biri, “İYİ Partili Levent Özeren’in çirkin sözlerine tepki yağıyor” başlığını taşıyordu ve aynı gün (9 Temmuz) 15:54’te girilmişti.

https://www.hurriyet.com.tr/gundem/iyi-partili-levent-ozerenin-cirkin-sozlerine-tepki-yagiyor-41561058?utm_source=t.co&utm_medium=post&utm_campaign=iyi-partili-levent-ozerenin-cirkin-sozlerine-tepki-yagiyor-41561058&utm_term=posthttps://www.hurriyet.com.tr/gundem/iyi-partili-levent-ozerenin-cirkin-sozlerine-tepki-yagiyor-41561058?utm_source=t.co&utm_medium=post&utm_campaign=iyi-partili-levent-ozerenin-cirkin-sozlerine-tepki-yagiyor-41561058&utm_term=post

Bir sonraki devam haberi ise siteye dün (10 Temmuz) s. 07:18’de konmuştu: “Son dakika haberi: Binali Yıldırım’ın eşine hakaret eden Levent Özeren gözaltında…”

https://www.hurriyet.com.tr/gundem/son-dakika-haberi-binali-yildirimin-esine-hakaret-eden-levent-ozeren-gozaltinda-41561440

Aradan geçen bir gün? Hayır, orada da bir “düzeltme” olmadı.

Yani, bu gelişmeyi sadece Hürriyet’ten takip edenler, şu an itibariyle söz konusu tweet’in dört yıl önce atıldığı bilgisinden tamamen mahrumlar.

Bu da böyle bir gazetecilik işte.

Önceki İçerikMetal yorgunluğunun ötesi (*)
Sonraki İçerik1934’den 2020’ye Ayasofya ve Türkiye; değişenler, değişmeyenler