Soylu AYM’ye karşı bütün tuşlara aynı anda bastı

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu televizyondan Anayasa Mahkemesi’ni topa tuttu. Mahkemenin düşünce özgürlüğü kararı verdiği akademisyenler bildirisi için ‘PKK bildirisi’ dedi, AYM başkanı Zühtü Arslan’ı “Polis Akademisi Başkanı iken aldığı komiser yardımcılarının yüzde 41’ini ben FETÖ’den ihraç ettim” diyerek suçladı. Kendisine cevap için bisikletli fotoğrafını paylaşan AYM üyesi Engin Yıldırım’ın mesajına “sakillik” dedi.

Dün akşam (24 Eylül) konuk olduğu TGRT Haber programında Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Zühtü Arslan’ın sözlerine yanıt veren Soylu, “Bizim AYM gibi çok saygın bir ortamla kişisel sorunumuzun olması mümkün değil. Elbette ki devletin tepesinde böyle bir sorunu kabul edebilmek de doğru değil. Çünkü hepimiz ülke için çalışıyoruz. Ancak karşı karşıya kaldığımız meseleyi ifade etmek zorundayız. Benim dilim düşünceyi saklamaz” dedi.

AYM Başkanı Zühtü Arslan’ın Polis Akademisi başkanlığı yaptığını hatırlatan Soylu, “AYM başkanımıza bir kabahat buluyor değilim ama bir tespiti ortaya koyuyorum. Aldığı komiser yardımcılarının yüzde 41’ini ben uzaklaştırdım, ihraç ettim FETÖ’den… Demek ki devlete adam alırken dikkat edilmesi lazım” ifadelerini kullandı.

“Sakil bir davranış”

Anayasa Mahkemesi üyesi Prof. Engin Yıldırım’ın Twitter’dan bisikletli fotoğrafları ile bazı Anayasa maddelerini paylaşmasına da yanıt veren Soylu şu ifadeleri kullandı:

“Bir AYM üyesinin bisikletini gösterip, Anayasa’nın 138. maddesini ortaya koyup, sadece PR üzerinden tweet atması son derece sakil bir davranıştır. Ben görünce, bir reaksiyon ortaya koymuşum, eleştirme hakkı her zaman var. AYM içerisinde bulunan arkadaşlar, üyeler karşı oy yazmıyorlar mı? Öyle bir hava oluşturuluyor ki, biz buna müdahale etmişiz de, bir şey söylemişiz de, bu da Anayasa’ya aykırı gelmiş.”

Soylu, Anayasa Mahkemesi’nin “Barış İçin Akademisyenler” bildirisi için verdiği ‘ifade özgürlüğü’ kararını da eleştirdi:

“Bu ülkede çukur, barikat, hendek olayları oldu mu, olmadı mı? Yüzlerce evladımız şehit oldu. Peki ne istediler? ’17-18 yerde özerklik ilan ettik’ dediler. Peki bu yakıp yıkarken, seyahat özgürlüğünü engellediler mi, konut hürriyetini engellediler mi, yaşam hakkını engellediler mi? Peki devletin görevi ne, kamu düzenini, nizamını oturtup bunu ortaya çıkaranlara ders vermek değil mi? Peki millilik, yerlilik, vatanseverlik sadece Cumhurbaşkanı’nın, polisin, jandarmanın uhdesinde midir? Hayır. Peki AYM ne yaptı? AYM şöyle bir karar verdi. Birtakım sözde akademisyenler bir bildiri imzaladılar, diyorlar ki ‘Bu suça ortak olmayacağız’. Yani devletin bu hadiseleri bitirebilme kabiliyeti suç. Devlet uluslararası alanda şikâyet ediliyor, yaşam hakkını, özgürlüğü ortadan kaldırdı diyor, uluslararası sisteme şikâyet ediyor. ‘Bu kasıtlı ve planlı kıyım’ cümlesini kim kabul eder? ‘Katliam ve uyguladığı bilinçli sürgün politikası…’ Kimse kusura bakmasın. Başkomiser Ahmet Çamur katil mi? Şehit oldu orada. Onlarca-yüzlerce evlat şehit oldular. Bu memleket kolay mı kurtarıldı? Geçen gün Van’da bir teröristin açtığı ateş sonucu 3 askerimiz şehit oldu. Bu insanlar niye şehit oluyorlar? Bu rezil bir bildiri ve bunlara ilk derece mahkemeler diyorlar ki ‘Siz suç işlediniz, terör örgütleriyle eş bir tavır ortaya koydunuz.’ AYM de diyor ki, ‘Her ne kadar PKK terör örgütünün söyledikleriyle özdeşleşse de bunu söyleme hürriyeti vardır.’ Peki, AİHM Batasuna’yı niye kapattı, kendisi için bir tehdit olduğu için kapattı. Şurada okuduğumdan rahat bir şekilde anlıyorum, diyor ki bir PKK, terör örgütü bildirisi bu. Devlet katildir, sizin şehit olarak nitelendirdikleriniz de katildir diyor. AYM ne diyor, düşünce özgürlüğüdür diyor. Peki biz bu ülkenin varlığı ve birliği için mücadele edenlere ne anlatacağız?”

Menderes’in idamı ve başörtüsü yasağından yüklendi

Süleyman Soylu, Anayasa Mahkemesi’ni 2008 yılında terk ettiği ‘laiklik içtihadı’ üzerinden eleştirdi. Yüksek Mahkeme’nin kurucularının eski DP’li başbakan Adnan Menderes’i ölüm cezasına çarptıranlar olduğunu söyleyen Soylu şu ifadeleri kullandı:

“Şimdi Anayasa Mahkemesi ne zaman kuruldu? İlk üyelerinin içinde kim var? Adnan Menderes’i asan iradenin kendisi Salim Başol ve onun arkadaşları. Nevzat Tandoğan’dan sonra dendi ki ‘Ey köylüler, ey halk denen garabet insanlar, siz anlamadınız. Sizin seçtiklerinizi astık, astırdığımız adamları da getirdik sizin üzerinize vesayet olarak koyduk. 

“Türkiye’de birçok tartışmalar oldu. Türkiye’de başörtüsü kaç sene tartışıldı? Sınavda bir hoca geldi sınıfımızdaki kız arkadaşımızın başörtüsünü çıkarmaya çalıştı. İzin vermedik. AYM ne yaptı? Siyaset yol açmaya çalıştı, AYM iptal etti.”

Önceki İçerikABD Büyükelçisi Satterfield’den Türkiye’ye borç uyarısı
Sonraki İçerikCan Dündar’ın avukatları: ‘Anayasa Mahkemesi kararı yok sayılıyor’