Güney Koreli kadınlar ‘ev’den nasıl yıldız oldu?

Şık ve sade döşenmiş evlerinde pencere pervazlarını, kanepelerin altlarını, mutfak tezgâhlarını siliyor, çocuklarına kahvaltı hazırlıyor, akşam yemeği için ekmek pişiriyorlar. Bütün bunları yaparken dünyanın her yerinden milyonlar onları izliyor. Güney Koreli ev kadınları izleyeni önce sıkan ama sonra özendiren ev rutinleriyle Youtube’un yeni fenomenleri… Bu ilgiyi Türkiyeli ve Koreli kadınlarla konuştuk. 8 yıldır Türkiye’de yaşayan Güney Koreli Jihye’nin videolara itirazı var: “Kore’de kadınlar çalışmak zorundadır, bir kadın ev hanımı ise varlıklı demektir.”

Kadın çocuklarını okula gönderdikten sonra yatakları topluyor. Ardından kahvaltıda ne yediklerini; öğle yemeği için eşine nasıl ‘sefer tası’ hazırladığını; kanepelerin altını, pencere kenarlarını, mutfak tezgâhlarını nasıl temizlediğini anlatıyor.

Sessiz, altyazılı, fonda hafif müzikli ve oldukça sakin akan videolar bunlar. Çekimler film profesyonelliğinde. Ama şova kayan hiçbir abartı yok.

İzlerken başlangıçta çok sıkılıyorsunuz ama bir süre sonra kendinizi içinizden “aslında bunu ben de yapabilirim” derken buluyorsunuz. Özellikle çalışan kadınlar için çok pratik öneriler var. Hiç bu kadar güzel yatak toplayan görmemiş olabilirsiniz.

Bu yüzden dünyanın her yerinden milyonlarca insan oturup bu videoları izliyor. Videoların altındaki izlenme ve abone sayıları inanılmaz.

2,12 milyon aboneli Haegreendal, 788 bin aboneli Hamimommy, 875 bin aboneli Sueddu, 551 bin aboneli Cafe709 Koreli ev kadınlarının en popülerleri.

Nispeten düşük aboneli çok fazla sayıda vlog daha var.

Vloglarda kadınlar bir yandan temizlik ve ev işlerini yaparken bir yandan da hayat ve düşünce tarzlarına dair bazı spot cümleler de kullanıyorlar.

Macintosh HD:Users:yildirayogur:Desktop:unnamed.png

Ön plana çıkan düşünce, ailenin ve ev işlerinin her şeyden önce geldiği ve evde mutlu olunursa hayatın genelinde mutlu olunacağı yönünde. Diyelim Haegreendal bir yandan çocuğunun büyümesini ya da ektiği taze soğanların yetişmesini sabırla beklerken birden “Bekleyecek şeyleri olan insan mutlu insandır, siz neleri bekliyorsunuz?” diye bir soru ortaya atarak sizi düşünmeye de sevk edebiliyor ve ekliyor: “Bahar, onu bekleyenlere daha erken gelir.”

Macintosh HD:Users:yildirayogur:Desktop:maxresdefault.jpg

Hamimommy de çok sevilen vloggerlar arasında. Videolarını izlerken adeta bir sinema filminin içindeymişçisiniz hissine kapılıyorsunuz. Zaten yorumlar arasında “bir tür sanat filmi izliyor gibiyim” şeklinde cümlelere sık sık rastlamak mümkün.

Hamimommy ev işlerini zevkle yaparken bir yandan da kendi çocuğuyla ilgili deneyimlerini paylaşıyor. Yorumcular ise insanların hem ev işi yapıp hem de çocuk büyütmenin kolay da olabileceğini, ev işi yapmanın keyif veren bir yönü de olduğunu, eve para getirmemenin çok da önemli olmadığını anladıklarını dile getiriyor.

Hamimommy “seni asıl mutlu eden ne kadar fark edildiğin değil, yaptığın işten ne kadar tatmin olduğundur” diyor örneğin bir videosunda.

Macintosh HD:Users:yildirayogur:Desktop:unnamed.jpg

Özellikle genç ve bekâr kadınlar arasında popüler olan Sueddu ise “Sampo Kuşağı”na hitap ediyor denebilir. Sampo kuşağı Güney Kore’nin erkek egemen toplumsal yapısına bir tepki olarak ortaya çıkan, Kore toplumunda yetişkin yaşamının üç temel direğini -flört, evlilik ve çocuklar- bağımsızlık ve finansal özgürlük lehine reddeden kadınlardan oluşuyor.

Ama insana ilham ve huzur veren bu videoların önemli bir riski var. O riske, Koreli ev kadınlarına gösterilen ilgiye sayfalarını açan New York Times’ın Şubat 2021 tarihli haberinde görüşlerine başvurduğu Koreli sosyolog Yoon Soo-yoon dikkat çekmiş.

Yoon’a göre bu içerikler, kadınları evde birincil aşçı, temizlikçi ve bakıcı yapan bir toplumsal cinsiyet paradigmasını destekleme riskini taşıyor; geleneksel cinsiyet rollerini, erkeğin kadını ataerkil bir toplumda bir eş ve anne olarak idealize ettiği görüşü pekiştiriyor. Yoon, Güney Kore’de cinsiyetler arası ücret farkının, çoğu zaman kadınları ev hanımı olmaya yönlendirdiğine de dikkat çekiyor.

Videolara gelen yorumları okurken Türkiye’de yaşayan kadınların tepkileri hemen dikkat çekiyor. Kültürler birbirine benzese de Türkiyeli kadınların bu dinginlik karşısında biraz hayrete düştükleri anlaşılıyor.

Türkiye’den kadınlar ne diyor?

Videoları Türkiye’den izleyen kadınlarla konuştuk.

Meltem (emekli doktor, 53): Videoları izleyince hayatım boyunca yaşadığım iç çatışmamla yüzleştim sanırım. Bir yanda kendi dışında herkesin konforu için çalışan, evinden, kadınlığından ve analığından zevk alamamış, hiçleşmiş, sevmemiş, sevilememiş, elindekilerin kıymetini bilmemiş, çünkü ona da hiç kıymet verilmemiş Türk tipi kadın. Diğer yanda da bir yudum önemsenme uğruna kaldıramayacağı yükün altına girmiş, süper olma çabasından yorgun, Batı tipi kadın. Ömrüm bu ikisi arasındaki duvarlara çarpmakla geçti. Batılı kadına rest çekerek emekli oldum ama Türk tipiyle de barışamadım. Ne yaparsam yapayım hep değersiz, hep yeterince iyi değil ve kendim için yaptıklarım ayıp. İçimdeki eleştiren ses susmuyor ve toplumdan onay bekleyen küçük kız çaresizce kıvranıyor. Ama bu videolardaki kadınlar, başka türlü bir hayat da olabilirmiş ve suçluluk duymadan, huzurla kadın ve anne olmanın keyfini sürmek de mümkünmüş dedirtiyor sanki.

Aslı (STK yöneticisi, 47): Aslında videoların öğrettiği çok fazla bir şey yok, daha çok terapi gibi. Hepsinde belli bir şablon var. Evi temizleyen, evdekilere bakım veren, yemek yapan ama tüm bunların yanında mutlaka kendine de vakit ayıran, kendine özel kahve ve sandviç falan yapan bir kadın. Mesela “çok su içmeliyim, birkaç gündür su içmiyorum. Vitamin almalıyım, yoğun bir anneyim, güçlü olmalıyım” gibi cümleler kuruyorlar. Videolarda mutlaka aralara serpiştirilmiş robot süpürge, ses sistemi gibi cihazların reklamları var. Kore teknolojide zaten iyi bir ülkeydi hep. Belki bu videolara özellikle hayatı kolaylaştırıcı cihazlar saklanıyor da olabilir. Bir de mutlaka etkileyici ve dönüştürücü bir rolü de olabilir videoların tüketiciler üzerinde. Sağlıklı, düzenli, tertipli, ailesine hizmet eden, evini düzenli tutan, kendine de vakit ayıran, kendini seven, muhtemelen de verilen detaylarla entelektüel, kitap okuyan, videolarını kendi çeken ve editleyen, evden çalışan bir kadın imajı veriliyor olabilir.

Fatma (ev hanımı, 34): Bu ailelerin genelde tek çocuklu olması, bizim gibi üç öğün yemek yeme konusunda çok da hassas olmamaları bence hayatlarını çok kolaylaştırıyor. Videoları izlerken kendi evimde de o kadar az eşya olmasını çok istedim. Ama bir yandan da her şeyin o kadar sorunsuz ve düzenli olması bir nebze sinirimi bozdu.

Jihye: “Sinirlenip takipten çıktım”   

Biz bu videoları izlerken hem çok beğeniyoruz hem de bir insan nasıl bu kadar düzenli ve sakin olabilir diye hayrete düşüyoruz. Sen ne düşünüyorsun Koreli bir kadın olarak?

Metin Kutusu: Jihye ve 2 yaşındaki oğlu Deniz
Videolara bir de Güney Koreli bir kadının gözünden bakmak için yedi yıldır Türkiye’de yaşayan Jihye ile konuştuk. Jihye (38) Alman Edebiyatı bölümünü bitirmiş, şu anda ev hanımı ve iki yaşında bir oğlu var.  

Bu akım aslında ilk önce Instagram’da başladı sonra YouTube üzerinden devam etti. Sosyal medyayla zaten insanlar kendi hayatlarını çok sergilemeye başladılar. Bu akım da bir şekilde bunun ürünü. Ben de izlerken sizinle benzer hislere kapılıyorum, çünkü Kore’deki kadınların neredeyse hepsi çalışıyor. Ekonomi kötü olduğundan evler tek maaşla geçinemiyor. Bizden önceki nesillerde bile bu böyleydi. Bu sebeple bir kadın ev hanımıysa gerçekten durumu iyi demektir. Zaten videolardan da mutfak ve banyoların tarzından, eşyalardan belli oluyor zenginlik. Kore’nin çok küçük bir kısmı bu şekilde yaşıyor. Çoğunluğun evi ve düzeni böyle değil. Mesela ikiz çocukları olan bir arkadaşım var. Onun evi asla böyle değil, olamaz da. Sabah çocukları kreşe bırakıyor, akşam eve geliyor, yemek ve temizlik yapıp tekrar yatıyor. Böyle bir zaman yok ki ortada. Bana biraz da gösteriş gibi geliyor.

Hem evin doğal hali bence öyle olamaz. Hele de çocuklu evlerde her yer dağınık olur. Videolarda sunulan görüntü kimsede olmadığından herkes onun peşinde. Ben de onun gibi yaşayabilir miyim diye düşünüyorlar. Bence zaten temiz olan yerleri temizliyorlar mesela. Ben de şimdi çalışmıyorum ama günde beş dakika oturamıyorum. Bu videoları çekenler de zaten aslında ev hanımlığından çıkmışlar, onların işi bu olmuş artık, sponsorları var. Bir süre sonra hemen reklamlar başlıyor. Ben de o sebeple rahatsız olup takip etmekten çıktım. İlk başta çocuklara nasıl pratik yemekler yapılır gibi güzel amaçlarla başlarken bir süre sonra hemen deterjan reklamı gibi reklamlar çıkmaya başlıyor.

Kore kültüründe ev hanımlığına, eve ve kadına verilen değer nasıl? Biraz bizim gibi ataerkil bir toplumsunuz görüldüğü kadarıyla.

Kore ile Türkiye arasındaki en büyük benzerlik aileye, çocuklara, dostlara çok önem verilmesi. Kadının önceliği ailesidir düşüncesi var aslında. Ama bu düşünce önceki nesillere göre tabii biraz değişmiş durumda. Evde hep iki kişi çalışır ama ev işlerini kadın yapar. Şimdiki nesillerde erkekler eşlerine yardım ediyor ama önceden hep erkek mutfağa girmez düşüncesi vardı. Koreli kadınlar erkek çocuklara hep bunu öğrettiler. Bizim ailede böyle değildi ama çoğunluk bu şekilde yaşıyor. Fakat bu durum da gittikçe düzeliyor. Çünkü artık kadın erkek herkes çalışıyor, kadın hepsini tek başına kaldıramaz. Öte yandan iş hayatında da kadınlar hep geri planda. Erkeklere göre yüksek pozisyonlara geçmeleri çok daha zor. Bu da başka bir konu.

Jihye

Videolardaki minimal yaşamın, sadeliğin herhangi bir din veya felsefeyle ilgisi var mı sence?

Tam oranları bilmiyorum ama Kore’nin yüzde 40’ı Hıristiyan, yüzde 30’u Budist, geri kalanı da değişik dinlerdendir diye düşünüyorum. Bir oranda ateist de var tabii. Ben videolardaki yaşamın herhangi bir felsefe veya dinle alakası olduğunu düşünmüyorum. Budizmde mesela evine çok şey alma, sade yaşa gibi tavsiyeler var İslamdaki gibi. Mala mülke düşkünlük gösterme, çünkü giderken yanında hiçbirini götüremeyeceksin deniyor. Bu düşünceyle bazı Instagram hesaplarında sadeliği yaşamak isteyenler, kullanmadıklarını dağıtanlar gördüm ama onlar reklam da almıyorlar. Bu sebeple bu videolardaki kadınların böyle düşünceleri olduğunu düşünmüyorum. Ayrıca elinde bir şey olmayan insan sadelik düşünemez. Sadece elimde yok diye düşünür. Bir insan önce eşyalarında boğulur, neden bu kadar çok şey tutuyorum bunlar aslında bana lazım değil der ve sadeleşmeye başlar. Yani yoksul insan sadeleşemez.

Önceki İçerikHarcanıp gidiyor ömür dediğin
Sonraki İçerikEURO 2020 finali İngiltere basınında: ‘Penaltı laneti’