Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi ve Serbestiyet yazarı Vahap Coşkun’un kaleme aldığı “Sahadaki Kimlik: Amedspor” adlı kitap İletişim Yayınları tarafından yayımlandı.
Kitapta Amedspor’un yalnızca bir futbol kulübü değil, Türkiye’de Kürt meselesinin toplumsal, kültürel ve siyasal yansımalarının görülebildiği bir alan olduğu savunuluyor.
Coşkun, Amedspor’un Süper Lig’e yükselmesini “normalleşme sınavında bir eşik” olarak tanımlarken, bu başarının Türkiye’de biriken “nefret tortularını temizlemek” için tarihi bir fırsat sunduğunu belirtiyor.
Yazara göre toplumsal barışın kurulabilmesi için futbol sahalarının bir çatışma alanı değil, ortak bir oyun alanı olarak görülmesi gerekiyor:
“Saha bir muharebe değil, oyun alanı olmalı.”
Kitapta Amedspor’un yıllar içinde gördüğü destek ve maruz kaldığı tepkiler üzerinden Türkiye’de Kürt meselesinin dönüşümü okunmaya çalışılıyor.
Coşkun, kulübün taşıdığı ismin kaderini belirlediğini savunarak şu değerlendirmeyi yapıyor:
“İsminiz kaderinize dönüşebilir. Amedspor için bu ayniyle vaki oldu; kulübün kaderini büyük ölçüde kulübün adı tayin etti.”
Kitapta, Amedspor’un kuruluşundan itibaren hem sportif hem de politik tartışmaların merkezinde yer aldığı, Kürt meselesiyle bağlantılı birçok başlığın kulüp üzerinden daha görünür hale geldiği ifade ediliyor.
“Sahadaki Kimlik: Amedspor”, yalnızca yazarın gözlemlerine değil, taraftarlar ve bölge halkıyla yapılan saha araştırmalarına da dayanıyor. Kitap, “hissedilen Amedspor”u anlamaya çalışan sosyolojik bir çalışma olarak tanımlanıyor.
Arka kapak yazısında ise şu ifadeler yer alıyor:
“Doğrudan doğruya Kürt kimliğiyle özdeşleşmiş bir kulüp, Amedspor. Amedspor’un gördüğü desteğe ve kösteğe bakarak Türkiye’de Kürt meselesinin serencamını okumak mümkündür.”
Kitapta ayrıca futbolun toplumsal kimlikler, aidiyetler ve siyasal gerilimlerle ilişkisine dair geniş bir tartışma da yürütülüyor. Coşkun’a göre Amedspor örneği, “futbol sadece futbol değildir” sözünün Türkiye’deki en güçlü örneklerinden biri.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.