“Rusya’dan gelecek 2 milyar dolara kaldıysa bu ülke, yazıklar olsun”

Uşak’ta partisinin il başkanlığının açılışında konuşan Babacan: “Son 3-4 gündür, ‘Rusya’dan 2 milyar dolar geldi mi, gelmedi mi’, ülke bunun tartışmasını yaşıyor. İnanın, hicap duyuyorum. Zamanında Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Birliği Bakanlığı yapmış, 11 yıl ekonomisinin başında olan bir arkadaşınız olarak hicap duyuyorum.Rusya’dan gelecek-gelmeyecek 2 milyar dolara kaldıysa bu ülke, yazıklar olsun. Biz, buna layık değiliz. Bu ülke, böyle bir yönetime layık değil.”

DEVA Partisi lideri Ali Babacan, Uşak’ta partisinin il başkanlığının açılışında konuştu.

Hükümeti ekonomi politikalarından eleştiren Babacan şunları söyledi:

“Bu ülkenin itibarı, ancak dış politikada sağlam bir çizgide durmakla, ancak ve ancak ekonominin güçlü olmasıyla olur. 

Sen kimseye sormadan bu ülkenin bizim dönemde birikmiş olan döviz rezervini arka kapıdan gizli saklı boşalt, ondan sonra 3-5 milyar dolar için milletin ayağına git. Yazık günah. Niye bunu gizli saklı yapıyorsun? Niye açık açık yapmıyorsun?

Son 3-4 gündür, ‘Rusya’dan 2 milyar dolar geldi mi, gelmedi mi’, ülke bunun tartışmasını yaşıyor. İnanın, hicap duyuyorum. Zamanında Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Birliği Bakanlığı yapmış, 11 yıl ekonomisinin başında olan bir arkadaşınız olarak hicap duyuyorum.

Rusya’dan gelecek-gelmeyecek 2 milyar dolara kaldıysa bu ülke, yazıklar olsun. Biz, buna layık değiliz. Bu ülke, böyle bir yönetime layık değil.

Türkiye’de tekrar güven ortamını sağlayacağız. En geç bir ayda bütün kurumları ayağa kaldıracağız. Merkez Bankası’ymış, TÜİK’miş, ÖSYM’ymiş, bütün çöken kurumları bir ayda ayağa kaldıracağız. İnanın çok kolay.

En geç altı ayda ülkedeki kriz ortamını sona erdireceğiz. En geç iki yılda da enflasyonu tekrar tek haneye indireceğiz.

2001-2002 krizini biz kadromuzla beraber çözdük. İki sene sürdü, çünkü zor bir krizdi. İki senede 34 yıllık enflasyonu tek haneye indirdik.

2008-2009 krizi çıktı, bana ‘Tekrar ekibinle beraber ekonomiye geç’ dediler. Döndük, altı ayda o krizi çözdük. 

Eğer seçime kadar bu ülkeyi daha da batırmazlarsa, seçime kadar ülkedeki şartlar bu şekilde devam ederse seçimden sonra evvelallah altı ayda biz bu krizi çözeriz. Eğer ülkeyi o temerrüt dediğimiz o çukura düşürürlerse o zaman işimiz zorlaşır.

Bu hükümet, maalesef bizim zamanında tek haneye indirdiğimiz enflasyonu tekrar azdırdı. Enflasyonu tek haneye indirip arkadan da altı sıfır atmıştık. 

Bu hükümet bir sıfırı ekledi. Dolar kuru 1 lira 50 kuruştu. 1 lira 60, 70 kuruştu. Şimdi oldu 18 lira. 50 kuruşluk ekmek oldu 5 lira.

Eğer Türkiye bir dönem milli gelirini 3 bin 500 dolardan alıp 12 bin 500 dolara çıkardıysa, Türkiye’de ihracat 36 milyar dolardan altı yılda 132 milyar dolara çıktıysa, enflasyon 34 sene 2-3 haneli rakamlarda dolaşırken eğer sadece iki yılda tek haneye düştüyse, sadece iki yılda paradan altı sıfır attıysak bu güvenle oldu. Bu hükümet işte onu anlamadı. Anlamadığı için olmuyor.

Üniversite sınav sonuçları belli oldu. Gittiğim çoğu vilayette gençlerimiz şunu söylüyor: ‘Benim puanım yetti, iyi bir üniversiteye aslında kaydolabilirim. Ama ailemin imkânı yok. Maddi imkânlarımız müsait değil. Üniversitede iyi bir bölümü tutturduğum halde ailem beni okutamayacak, çünkü tutturduğum üniversite başka şehirde. Orada hayat pahalı’ diyor. Şu krizin, şu siyasi ve ekonomik krizin en büyük ceremesini özellikle de gençlerimiz yaşıyor.

Gençler için bilgisayar, akıllı telefon, oyun konsolu; bunların hepsinde vergileri indiriyoruz. Bazıları ‘Ondan vergi alma, bundan vergi alma, devletin geliri nereden gelecek’ diye soruyorlar. Devlet, vergiyi sürümden kazanacak. Vergi oranları düşecek, alışveriş çoğalacak. Gençler daha çok bilgisayar alacak. Daha çok teknoloji alışverişi yapacak. Devlet, yine sürümden kazanacak.”