Çin’e yöneltilen Uygur soykırımı suçlamalarının incelendiği özel Uygur Mahkemesi’nin ek oturumuna sunulan sızdırılmış yeni belgelere göre; Şi Cinping, 2014 tarihli konuşmalarında “yeniden eğitim yoluyla reform” diye tanımladığı bugünkü toplama kamplarına giden süreçten ve Kuşak-Yol’un güvenliği için Uygur Bölgesi’nin tam kontrol altına alınması gereğinden söz ediyor. Mahkeme, akademisyen Adrian Zenz tarafından sunulan 300 sayfalık dosyalardan kesitler paylaştı.
Eylül-Ekim aylarında polisin kendilerini “Buraları Türkleştireceğiz” diye tehdit ettiğini söyleyen Somalili göçmenlerin Ankara’da işlettiği mekânlardan birinin ismi Somali Sofrası’ndan Güzelyurt Sofrası’na çevrildi. Afrika Coffee ise Hakan Köfte oldu. Polis, ‘Burayı Türkleştireceğiz, Somalilileri söküp atacağız’ tehdidinde kararlı görünüyor.
Dünyanın en eski ve en büyük çarşısı Kapalıçarşı’da bir yıldır süren restorasyonla çarşının tavanları yeniden boyanıyor, kalem işleri sıfırdan yapılıyor ve ışıklandırması değiştiriliyor. Kapalıçarşı’daki bu ‘sıfırlayan’ restorasyona tepkiler de geliyor. Kapalıçarşı’yı restorasyonu eleştiren isimlerden editör ve nümismatik uzmanı Hasan Mert Kaya ile gezdik: “Ya zamanın buraya kattığı ruh? Hayatın izleri? Salla gitsin, kazı geç yepyenisini yap.Her şeyi kazımak barbarlıktır. Kapalıçarşı mı, yoksa market üstü caminin düğün salonu mu?”
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından bir vakfa hazırlatılan ve Türkiye’nin kontrolündeki El-Bab bölgesinde eğitim gören çocuklara dağıtılan 1. ve 2. sınıf ders kitapları krize neden oldu. Hz. Muhammed’in hayatını anlatan kitapta İslam peygamberinin Hatice ile evlenmesi, servisle okuldan dönen kızı Fatma’yı karşılaması çizimlerle gösteriliyor. Kitap tepkiler üzerine önce toplatıldı, sonra yakıldı. Kitabı hazırlayan vakıf özür diledi. Gaziantep Valiliği soruşturma açtı.
Türkiye’nin Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) karşı iç kamuoyunda sergilediği tepkilerle diplomatik adımları aynı şiddette olmadı. Son beş yılda BAE Ankara Büyükelçiliği maslahatgüzarı Dışişleri’ne sadece bir kez çağrıldı. Bu süre içinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve bazı bakanların iç kamuoyu önünde dillendirdiği BAE’nin 15 Temmuz’un arkasında olduğu suçlaması BAE’ye diplomatik yoldan herhangi bir şekilde iletilmedi. Kendisine yönelik bütün sözlü suçlamalara rağmen BAE bu nedenle hiçbir karşı açıklamada bulunmadı.