Sakarya’da 127 yıllık Orhan Camii’nin şadırvanına mermer döşediler

Sakarya’da ikinci Osmanlı padişahı Orhan Bey adına yaptırılan, yıkıldıktan sonra 1893-1894 yıllarında yeniden inşa edilen Orhan Cami’nin şadırvanına mermer döşetilmesi tepkilere yol açtı. İşlemi cami cemaatinden bir kişinin “hayır” amaçlı olarak yaptırdığı, müftülük yetkililerinin olaydan haberinin olmadığı anlaşıldı. Tepkiler üzerine mermer döşeme işlemi durduruldu, döşenmiş olan mermerler ise söküldü.

Türkiye’nin farkı noktalarında bulunan tarihi eserlerin özgünlüğünün “restorasyon” adı altında bozulmasına bir örnek de Sakarya’da gerçekleşti.

Şehir merkezinde bulunan tarihi Orhan Camii’nin taş işçilikle yapılan şadırvanına mermer kaplatıldı.

Orhan Camii’nin bahçesinde bulunan şadırvana mermer kaplatıldığını gören bir vatandaşın, bu anın fotoğrafını Sakarya’da yerel gazetecilik yapan Safa Polat ile paylaşmasının ardından konu şehir gündeminin merkezine oturdu.

Resim

AdaYorum adlı yerel haber sitesinin sahibi Safa Polat, gelen fotoğrafları sosyal medya hesabından “Orhan Cami’nin şadırvanına mermer döşemek ne demek? Bu hangi akla hizmettir yahu. Söyleyecek söz bulamıyorum. Bu çalışmanın derhal durdurulması yetme, kim yaptırıyorsa hesabı hemen sorulsun” notuyla paylaştı.

Kısa sürede çok sayıda beğenme ve RT alan paylaşımın ardından işin aslı ortaya çıktı.

Tarihi caminin önünde bulunan şadırvanı, cami cemaatinden bir kişinin “hayır” amacıyla restore ettirdiği, cami personelinin ve müftülük yetkililerinin olaydan haberi olmadığı anlaşıldı.

Skandalın ortaya çıkmasının ardından kaplama işlemi durduruldu, daha sonra da kaplanan mermerler şadırvandan söküldü.

Olayı sosyal medya hesabından duyuran Safa Polat, AdaYorum’da konuya ilişkin olarak şunları yazdı:

“Son birkaç gündür kör topal götürürken Cumartesi yeniden rahatsız düşürdü beni.

Evde dinlenirken bir okurumuz bana ulaştı.

Bir fotoğraf göndereceğini söyledi.

1 dakika sonra gönderdiği fotoğraftan sonra vallahi ne bademcik kaldı ne halsizlik.

Beynimden vurulmuşa döndüm.

Orhan Cami şadırvanının taş işçilikle yapılan görece tarihi sayılabilecek şadırvanına mermer kaplanıyordu.

Bir an başım döndü.

Şehrin göbeğinde, şehrin sembol mabedine bunu kim yapabilirdi?

***

Konuyu hemen sosyal medyadan paylaştım.

Gazeteci arkadaşlarım da haberleştirmişler.

Sosyal medyada kısa sürede büyük tepki oluştu.

Hemen herkes duruma isyan etti.

Orhan Cami gibi tarihi bir değerimizin bahçesindeki şadırvan, bu kadar çirkin bir şekilde nasıl mermer kaplanabilirdi?

Tarihi dokuyu nasıl bu kadar acımasızca katledebilirdik?

Hemen herkes kendi penceresinden sertçe tepkisini gösterdi.

***

Bu mermer kaplamayı bir vatandaş yaptırıyormuş.

Müftülük ve cami personelinin konudan haberi yok.

Aldığım bilgi, camiden bir görevli gördüğü an müdahale etmiş.

Ama iş işten geçmiş.

Şimdi ben, kaş yapayım derken göz çıkaran bu işgüzarlığın hesabını kime sorayım?

Kendince iyi bir şeyler yapmak istediği için tarihi taş duvarı, adeta hela zeminine dönüştüren insana mı?

Görevli olduğu camisinin önündeki şadırvandaki inşaat işlemine iş işten geçince müdahale eden görevlilere mi?

Yoksa şehirde bir süredir baş gösteren başıbozukluğun müsebbiplerine mi?

Bu şehir bu kadar mı sahipsiz?

***

Bu çirkin manzara bana o kadar çok şey gösterdi ki.

Cidden şehir bu kadar sahipsiz mi?

Herkes kafasına estiği gibi ne isterse yapabilir bir hale mi geldi?

Hayır işlemek isteyen vatandaş kimseden izin almadan tarihi camilerin şadırvanına mermer kaplatır…

Bir tarafta tüm kentin gözü önünde yeşil dokular betona boğulur.

Kavgalara gürültülere kimse ses çıkarmaz hatta çıkaramaz.

Siyaset sahnesi adeta arenaya dönüştüğünden midir nedir ortaya çıkan boşlukta bir sürü gereksiz sorun merkeze yerleşir.

Arkadaşlar. Emin olun, kimseye sormadan tarihi bir caminin şadırvanını mermer kaplatmak, son zamanlarımızın başıboşluğunun sonucundan başkası değildir.

Son birkaç aydır konuştuklarımız, duyduklarımız ve şahit olduklarımızdan bağımsız ele alınamaz.

Gidişat iyi değil.

Yazacak çok şey var. O kadar çok şey var ki sükut bardağımız doluyor. Onlar da başka bir yazıya kalsın…

***

Son olarak

Orhan Cami şadırvanını katleden bu işgüzar düzenleme acilen geri alınmalı.

Kimse kendi kafasına göre bu kentin güzelliklerini yok edemez.

Yok eden de yok edilmesine göz yuman da hatta bunu görüp ses çıkarmayan da benim gözümde suçludur.”

Orhan Camii’nin tarihi

Orhan Cami, Adapazarı, Sakarya - Orhan Gazi Camii, Adapazarı Resmi -  Tripadvisor

Osmanlı hanedanının ikinci hükümdarı Orhan Gazi zamanında, silah arkadaşı Konuralp Akyazı’yı ve Sakarya’nın iki tarafındaki küçük kaleleri zapt ettikten sonra, ormanlık ve sulak olan bu yerlere Türkmenler iskân edildi. Şimdiki şehrin bulunduğu yerde bir köy kuruldu ve bugün Orhan Camii diye anılan caminin bulunduğu yere de Orhan Bey namına bir cami yaptırıldı.

Bugünkü Orhan Camii, 1893-1894 yıllarında Adapazarı’nda kaymakamlık yapan Nüzhet Paşa’nın girişimi ve halkın yardımlarıyla inşa edilmiştir.

Sultan Hamid döneminin yüksek pencereli üslubuyla çatılı olarak yapılan cami, muhtemelen eski binasından daha büyüktür. Minarenin üzerindeki 1316/1318 tarihi bu ikinci inşanın yılını göstermektedir.

Önceki İçerikGoogle haritasında Lukaşenko’nun malikânesinin adı: ‘Diktatör Mülkü’
Sonraki İçerikSabotaj iddiaları hakkında elde ne var?