ÖZEL RÖPORTAJ | “Görüntülü arayıp ‘Salem!’ diye seslendiğimde koşarak telefona geldi, miyavlayarak yanaklarını telefona sürttü”

Mutlu haber dört ay sonra geldi: Kurumların ihmalkârlıkları sonucu İzmir Adnan Menderes Havalimanı’nda kaybolan kedi Salem bulundu ve ailesine kavuştu. Bulunmasının öyküsünü ve dört aylık süreçte hissettiklerini Salem’in yoldaşı, ev arkadaşı Fulden İbrahimhakkıoğlu ile konuştuk: “Son dört ayda yaşadıklarımız bana sık sık kötülüğün sıradanlığını düşündürdü. Kötülük, illa kötü niyet içermez; aldırışsızlık ve durumun gerektirdiklerini sağlamadaki yetersizlik de yıkıcı sonuçlar doğurur.”

ODTÜ Felsefe öğretim üyesi Doç. Dr. Fulden İbrahimhakkıoğlu, 31 Ocak akşamı Ankara Esenboğa Havalimanı’ndan İzmir’e Anadolu Jet firmasıyla yapacağı yolculuk öncesi, her zaman kabinde beraber yolculuk ettiği kedisi Salem’i bu defa uçak altına göndermek zorunda kalmıştı. Çünkü kabine kayıtlı bir köpek vardı.

Uçak İzmir Adnan Menderes Havalimanı’na indiğinde görevliler İbrahimhakkıoğlu’na, Salem’in iniş sonrası kafesinden kaçtığını söylemişlerdi.

Görevlilere göre, kafesi Esenboğa Havalimanı’nda teslim alan personel “seal” adı verilen koruyucu banttan takmamış ve Salem bu nedenle kafesini açarak kaçabilmişti.

İbrahimhakkıoğlu, kedisinin kaybolmasından kısa bir süre sonra, Salem’in kayboluşunu ve kurumların arama konusundaki ihmalkârlıklarını Serbestiyet’e anlatmıştı.

Yaklaşık dört ay sonra mutlu haber geldi: Salem, ailesine kavuştu.

İbrahimhakkıoğlu, Salem’in bulunuş öyküsünü, aradan geçen dört aylık süreçte hissettiklerini, bulunması için verdiği çabaları da yine Serbestiyet’e anlattı.

Salem’in kaybolmasından sonraki çabalarınızı ve nasıl bulunduğunu karşınıza çıkan zorlukları da hatırlatarak anlatır mısınız?

Salem, 22 Mayıs akşamı Adnan Menderes Havalimanı Jandarma Koruma Birlik Komutanlığınca devriyesi sırasında apronda Kule 19-21 arasında bulundu. Önceden Salem’in hâlâ bulunamamış olmasına dair üzüntüsünü dile getiren ve komutanlıktaki çalışma arkadaşlarını Salem’i bulmaya teşvik eden Astsubay Kıdemli Başçavuş Hakan Özkan beni arayıp müjdeli haberi verdi ve Astsubay Kıdemli Başçavuş Mehyar Ceylan’ın mama vererek yakalamış olduğu Salem’in evine dönmesine vesile olmuş oldu.

Bulunmasının ardından Salem’i havalimanı komutanlığından Hasan Fehmi İbrahimhakkıoğlu teslim aldı.

Her birinin sabır, özveri ve azimleri için ne kadar teşekkür etsem azdır. Yalnızca bir canı kurtarıp ailesine kavuşturmakla kalmadılar, aynı zamanda dört aydır büyük bir üzüntü ve çaresizlik hissiyle yaşamak durumunda kalan ben, ailem, arkadaşlarım ve konunun sosyal medya takipçileri hayvanseverlerin imdadına yetiştiler.

Konuya başından beri ciddiyetsiz, umursamaz ve mağdur suçlayıcı bir tavırla yaklaşan, bir şeyler yapıyormuş görüntüsü verip ne insanların ne de insan olmayan hayvanların iyiliğini düşünmeden sorumluluk almayı reddeden birtakım kurumların ve şahısların yetersizliği ile karşılaştırıldığında, Adnan Menderes Havalimanı Jandarma Koruma Birlik Komutanlığı’nın sistematik ve stratejik yaklaşımı çözüm odaklı olmuştur.

Başka kurumların alınan bu inisiyatiften çok şey öğrenebileceği kanaatindeyim. Baştan beri ihtiyaç duyduğumuz, talep ettiğimiz, karşılığını aylarca ne yazık ki göremediğimiz tutumu sergileyerek bizi çok üzen bu ayrılığı sonlandırmışlar, hem Salem’i hem de yokluğunda üzüntüden harap olan bizleri kurtarmışlardır.

Salem’in kaybolma sürecinde iki talebimiz olmuştu.

Birincisi, Salem’in bulunması için planlı ve stratejik hareket edilmesi. Konunun muhatabı olan TGS’nin aksiyonları koordinasyon eksikliğinden dolayı düzensiz ve göstermelik eylemlerden ötesine geçemedi. Çözüm odaklı olabilmek için koordine ve kararlı davranmak gerekiyordu. Yer hizmetlerinin konuya dair yetersizliği itibarsızlaştırıcıdır. Hizmet ettikleri havayolu şirketi için de bu kara bir lekedir.

İkincisi, Esenboğa Havalimanı’ndan Salem’in kafesi koruyucu bant takılmaksızın gönderilmişti. Konuya ilişkin soruşturma başlatılmasını ve ihmali gerçekleştirenlerin cezalandırılmasını talep ettik. Defalarca verdiğimiz dilekçeler sonucunda buna dair hiçbir aksiyon alınmadı. CİMER şikâyeti sonucunda cevaben Anadolu Jet’in gönderdiği, konuya dair hiçbir detay barındırmayan şablon yazıda adeta dalga geçercesine “güleryüzlü hizmet” sözü verildi. Bu şaka gibi yazıyı Salem’in bulunması için açmış olduğum @salemnerede Twitter profili üzerinden paylaştım.

Havayolu şirketleri evcil hayvan taşımacılığının gerekliliklerini yerine getirmeyi reddettiği ve ihmallere göz yumduğu sürece evcil hayvanlarımız ve bizim için güvenli yerler olmayacaklardır. Konuya salt bir PR krizi olarak yaklaşan ve çözüm odaklı hareket etmeyen Anadolu Jet yönetimini de ayrıca kınıyorum.

Anadolu Jet Müşteri Hizmetleri’nden en son 29 Mart tarihinde gönderilen açıklamada Salem’in 31 Ocak’ta apronda kaçışının ardından en son 9 Şubat’ta kameralarda tespit edildiği ve bu tarihten sonra havalimanında görülmediği belirtilmiştir.

Bu açıklama yazısının ardından konunun takibi firma tarafından tümüyle bırakıldı. Ardından konuyu Şikâyetvar’a taşıdığımda beni arayarak Salem’in bulunamadığını, maddi manevi ne gibi bir tazminat talep ettiğimi sordular.

Ben de başından beri sadece iki talebim olduğunu tekrarladım: ilki Salem’in bulunması, ikincisi ise gerçekleştirilmiş bu ihmale dair soruşturma başlatılması.

Öncesinde Salem’in kayıp ilanlarını bastırıp havalimanındaki ofislere asılmak üzere götürmüştüm. Sağ olsunlar TGS’den arkadaşlar izin alarak bu konuda yardımcı oldular.

Civar mahallelere gitme ihtimaline karşı da ilanı Sarnıç ve Gaziemir’in işlek yerlerine de asmıştım. Aylar boyu Salem’in kayıp ilanını sosyal medyada ücretli reklam olarak yayınlamaya devam ettim.

Evcil hayvanlarımızla seyahat edeceğimizde uçak biletimizi alırken evcil hayvanımızı kabine yanımıza alıp alamayacağımızı göremiyoruz. Şeffaflık içermeyen bu sistem, bizi ancak uçak biletimizi aldıktan sonra telefonla arayarak uçuşumuz için evcil hayvan rezervasyonu talebinde bulunmaya zorluyor. Kabine maksimum 4 kedi alınıyor ve eğer kabinde köpek varsa, bu hayvanlar kafeste olmasına rağmen kedi kesinlikle alınmıyor.

Biz neden evcil hayvanımızla birlikte seyahat edip edemeyeceğimizi bilmeden bilet almaya zorlanıyoruz? Neden bilet alırken rezervasyon talebinde bulunarak talebimiz reddedilirse başka uçuş seçme şansımız elimizden alınıyor?

Burada sorun sadece evcil hayvan taşıyıcılığına dair gösterilmeyen özen değil, sorun bu şeffaflık eksikliğinden başlıyor. Değiştirilemez olarak aldığımız biletimizi kabine evcil hayvanla binme talebimizin reddedilmesi ardından ya özel bagaj rezervasyonu yaptırmak ya da yüksek meblağlar ödeyerek -yine evcil hayvan rezervasyon talebimizin kabul edilip edilmeyeceğini bilmeksizin- uçuşumuzu değiştirmek zorunda bırakılıyoruz.

Bu uygulamanın hiçbir akıl kârı tarafı yoktur. Havayolu şirketleri bu işi ya şeffaflık, özen ve ciddiyetle yapmalı ya da evcil hayvan taşımayı tamamen bırakmalıdır.

“Umarım çocuklarını da yerleri başka bir çocukla doldurulabilecek varlıklar olarak görmüyorlardır” 

Salem’in kayıp olduğu dönemlerde neler hissettiniz? Psikolojiniz nasıl etkilendi?

Geçtiğimiz bu dört ayda stres ve keder kaynaklı birçok sağlık sorunuyla başa çıkmak durumunda kaldım. İşe dönmeyip Salem bulunana kadar İzmir’de kalmayı düşündüm, ancak ODTÜ’deki öğrencilerimi yüzüstü bırakmaya gönlüm el vermedi.

TGS, kurdukları tilki kapanı ile yakalamış oldukları başka bir siyah kediyi zorla anneme vermeye çalışma gafletinde bile bulundu. Israrla Salem olduğunu, olmasa bile alıp eve götürmemizi, çünkü orada kedilerin aç kaldığını söylediler.

Eve almak istemiyorsak bile mahallemizde salabilirmişiz. O halde bunu kendilerinin niye yapmıyor olduğu bizde bir merak konusu oldu. Konuyu bu şekilde zorla kapatmak istemeleri, bir yandan da Salem’i bulmaya dair aktif olarak harekete geçmemek konusunda gösterdikleri direnç bizi çok yordu. Kendimizi bir nevi psikolojik savaş içerisinde bulduk.

Kendi adıma sadece yaşanan olaydan dolayı değil, konu ile ilgilenmesi gereken kurumlardan göremediğimiz destek ile travmatize olmuş olduğumu söyleyebilirim. Evcil dostlarımızı birbirinin yerine geçebilen eşya gibi görme hastalığı sonucunda umarım çocuklarını da yerleri herhangi başka bir çocukla doldurulabilecek varlıklar olarak görmüyorlardır.

“Koltukta hep yattığı yerin minderinde Salem şeklinde bir boşluk kaldı”

Salem’in bulunacağına dair umudumu asla yitirmedim, çünkü bizim aramızda çok güçlü bir bağ var. İçimden hep onunla konuştum, onu bana getirecek güvenilir birilerine gitmesini söyledim. Her gün döndüğü günün hayalini kurdum.

Ankara’daki evimize ilk geri döndüğümde her an bir yerlerden çıkacak gibi hissediyordum: her gün camdan dışarıyı izlediği pencerenin perdesinin arkasından, üst kat merdivenlerinden, mutfak kapısından…

Her sabah uyandığımda gelip üstüme yatardı; koltukta hep yattığı yerin minderinde Salem şeklinde bir boşluk kaldı. Babaannem ve halam Salem’in kaybolmasından sonra her yerde siyah kedi görüyor olduklarını söylediler, ben de görüyordum. Algımız yalnızca seçmiyordu, aynı zamanda çekiyordu. Her bulunan siyah kedi ilanında heyecanlanıyorduk.

“Kötülük, illa kötü niyet içermez; aldırışsızlık ve durumun gerektirdiklerini sağlamadaki yetersizlik de yıkıcı sonuçlar doğurur”

Salem’e benzettikleri kedilere bakmaya İzmir’in bilimum yerlerine gittik, her seferinde elimiz boş döndük. Biz kendimizi paralarken konunun sorumluları kıllarını dahi kıpırdatmaya tenezzül etmediler.

İlan vermeye devam etmem üzerine Instagram takipçilerim arasında bulunan bazı havalimanı çalışanları bana Salem’in hâlâ apronda bulunduğunu, gördüklerini ancak onlardan kaçtığını, TGS’yi aradıklarını ve kimsenin bakmaya dahi gelmediğini, artık daha önceden kurmuş oldukları kapanın da yerinde olmadığını söylediler.

Bu yalnızca iş savsaklamak değil, bir insanlık ayıbı ve vicdansızlıktır. Ancak biliyorum ki kimsenin yaptığı kötülük yanına kar kalmaz. Aynı zamanda kimsenin yaptığı iyilik de karşılıksız kalmayacaktır. Kötülüğün sıradanlaşmasına mahal veren sistemler ise yıkılmaya mecburdur.

Hannah Arendt, 20. yüzyıl toplumlarında yaygınlaşmış olan refleksif düşünmeme, inisiyatif almama, sorgulamayarak sadece biat etme hastalığına “kötülüğün sıradanlığı” adını vermiştir.

Bilhassa bazı çarpık bürokratik yapılanmalarda sık karşılaştığımız bu durum, meselelere yaklaşımda akla, mantığa ve vicdana sığmayacak biçimde çıkmazlar yaratmakla kalmaz, aynı zamanda her türlü ihmali, aldırışsızlığı ve hatta insanlık suçlarını normal, beklenilir ve sıradan kılarak yıkıcı boyutta kötülüklerin kök salmasına zemin hazırlar.

Son dört ayda yaşadıklarımız bana sık sık kötülüğün sıradanlığını düşündürdü. Kötülük, illa kötü niyet içermez; aldırışsızlık ve durumun gerektirdiklerini sağlamadaki yetersizlik de yıkıcı sonuçlar doğurur.

“Görüntülü arayıp ‘Salem!’ diye seslendiğimde koşarak telefona geldi, miyavlayarak yanaklarını telefona sürttü”

Salem’le buluşma anlarını da anlatır mısınız?

Ben Ankara’da yaşadığım için teslim almaya babam gitti. Odada ürkmüş ve saklanıyormuş ama babam kucağına aldığı anda başını göğsüne dayamış ve miyavlamaya başlamış.

Salem, bulunduğu akşam havalimanında…

Şu an babamla beraber Foça’dalar. Ben de haftasonu yanlarına gideceğim. En sevecen haliyle herkesle kucaklaşmak istiyormuş sürekli. Görüntülü arayıp ‘Salem!’ diye seslendiğimde koşarak telefona geldi, miyavlayarak yanaklarını telefona sürttü. Her geçen gün onu daha güçlü ve daha kendine döner görüyorum.

“Erkek kediler tarafından tecavüze uğramış”

Bulunduktan sonra Salem’de gözünüze çarpan veya hissettiğiniz değişiklikler var mı?

Salem bu süreçte çok şey yaşamış. Keşke dili olsa da anlatsa. Jandarma çalışanları Salem’in fotoğraflarını yolladığında ağlayacak gibi oldum. Hem sağ salim bulunduğu için sevindim hem de onu öyle görmek yüreğimi parçaladı.

Bir deri bir kemik kalmış. Sarı tasması önceden tüyleri arasında kayboluyorken şimdi boynundan düşecek gibi duruyor. Sırtının üstünde yaralar var. Veteriner bunlara “çiftleşme yarası” dedi, yani oradaki erkek kediler tarafından tecavüze uğramış. Yaralarının üstüne hep keneler yapışmış.

Şimdi iç-dış paraziti yapıldı, antibiyotiği yapıldı, bağışıklık güçlendirici yaş mamalarla besleniyor. Salem evine dönmüş olmaktan çok mutlu, biz de ona kavuşmuş olmanın sevincindeyiz.

İnsanlar işini yapsaydı bu kötülüklerin belki de hiçbirinin yaşanmasına gerek kalmayacaktı. Sonu gelmeyen bir ihmal silsilesi içinde çaresizce bekledik.

İyi ki o güzel insanlar Salem’i bulup bize kavuşturdular. Hepsine kucak dolusu sevgi yolluyorum. Dilerim ki şansları hep yaver gitsin ve tüm dilekleri kabul olsun. Aynı şekilde konuyu dikkatle takip eden, desteğini esirgemeyen, içinde çalıştıkları kurumların köhneliğine rağmen dayanışma için ellerinden geleni artlarına koymayan, bizimle birlikte hisseden, kafa yoran, koşturan herkese de minnettarım.

Adnan Menderes Havalimanı Jandarma Koruma Birlik Komutanlığı’na, çalışma arkadaşlarını Salem’i bulmaya teşvik eden Astsubay Kıdemli Başçavuş Hakan Özkan’a ve Salem’i bulan Astsubay Kıdemli Başçavuş Mehyar Ceylan’a gösterdikleri ilgi, özen ve hassasiyet için sonsuza kadar minnettarım. İyi ki hayvansever yaklaşımlarıyla ailemizi tekrar bir araya getirdiler. Sevginin gücünü bize yeniden gösterdiler.