Anasayfa / GÜNÜN YAZILARI / AB Hindistan’a yaklaşınca

AB Hindistan’a yaklaşınca

Türkiye’deki bazı çevrelerdeyse “Bize kapatılan kapılar, Hintlilere açılıyor” türünden bir rahatsızlık duyuluyor. Hindistan Ekspresi Avrupa’ya doğru yola çıkarken, Türkiye adeta bir “İstasyon Yalnızlığı” yaşıyor gibi. Türkiye İran konusunda da iki istasyon arasında kalmış bir treni andırıyor. Bir tarafta batıdaki özgür yaşam tarzı, diğer tarafta İran benzeri rejimler… Hint basını “Trump’ın ABD’sine karşı bir Kanada-AB-Hindistan hamlesi”nden söz etmeye başladı. Avrupa açısından Hindistan’la ticareti büyütmek sadece yeni satış alanları bulmak değil, Asya’da büyük bir aktörle uzun vadeli bağ kurmak anlamına geliyor.

Ursula von der Leyen, 26 Ocak’ta Yeni Delhi’de düzenlenen Hindistan Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında onur konuğuydu. Leyen, Hindistan Cumhurbaşkanı Droupadi Murmu ile birlikte atlı bir tören arabasına binerek tören alanına geldi. Avrupa Komisyonu Başkanı’nın Hindistan’ı ziyareti, normal bir gelişme olarak görülebilir. Ancak dünyadaki altüst oluş, Hindistan’ın İran’la komşuluğu ve Trump’ın AB’ye yönelik baskıcı çizgisi, bu buluşmaya özel bir önem kazandırıyor. Birkaç gün daha önce, Davos’ta, Leyen, Hindistan-AB Serbest Ticaret Anlaşması’nı “Tüm Anlaşmaların Anası” olarak nitelendirmişti. Avrupa’nın doğusunda, Hindistan’ın batısında yer alan ülkeye bakalım şimdi: İran… İran’ın altüst olduğu, rejiminin tartışılır hale geldiği bir dönemdeyiz. AB-Hindistan ilişkisini değerlendirirken, İran’ın geleceğini de düşünmek gerekiyor.

AB’ye dönersek… AB, hem Trump ABD’siyle hem Çin’le olan rekabet ve çekişmesi nedeniyle yeni arayışlar içinde. Trump’ın gümrük tarifeleri ve Grönland üzerinden yarattığı gerilim, AB’yi yeni alternatiflere zorluyor. Bu alternatiflerden biri de Hindistan. AB’nin nüfusu 450 milyon, Hindistan’ınki ise 1,45 milyar. AB ülkelerinin toplam yüzölçümü, 4,23 milyon kilometrekare. Hindistan’ın yüzölçümü, 3,29 milyon kilometrekare. Hindistan, nominal hesaba göre en büyük beşinci, alım gücü hesabına göre en büyük üçüncü ekonomi. AB de dünyanın en büyük birkaç ekonomisi arasında. Bu iki dev aktörün sinerjisi, birçok dengeyi değiştirebilir.

TÜRKİYE’NİN ALINGANLIĞI

Türkiye’deki bazı çevrelerdeyse “Bize kapatılan kapılar, Hintlilere açılıyor” türünden bir rahatsızlık duyuluyor. Hindistan Ekspresi Avrupa’ya doğru yola çıkarken, Türkiye adeta bir “İstasyon Yalnızlığı” yaşıyor gibi. Türkiye İran konusunda da iki istasyon arasında kalmış bir treni andırıyor. Bir tarafta batıdaki özgür yaşam tarzı, diğer tarafta İran benzeri rejimler… Hint basını “Trump’ın ABD’sine karşı bir Kanada-AB-Hindistan hamlesi”nden söz etmeye başladı. Avrupa açısından Hindistan’la ticareti büyütmek sadece yeni satış alanları bulmak değil, Asya’da büyük bir aktörle uzun vadeli bağ kurmak anlamına geliyor. Ki Almanya’da Hindistan kökenli göçün önemli bir bölümü yüksek vasıflı işlerden, özellikle mühendislikten kaynaklanıyor.

Türkiye’deki bir kesim içinde “AB’nin Hindistan’a yaklaşmasının Türkiye’ye yapılmış bir haksızlık olduğu, AB’nin Türkiye’yi dışlayıp Türkiye yerine başka bir aktörü koyduğu” düşüncesi yaygın. Öte yandan Türkiye uzun zamandır Avrupa ile iç içe bir ekonomi. Ama Türkiye Hindistan büyüklüğünde bir pazar veya üretim üssü değil. Ki Hindistan, İsrail ile özellikle savunma ve teknoloji alanlarında pragmatik ilişkiler kurabilen bir ülke. Sonuç olarak, Hindistan Avrupa için şu noktada daha işlevsel. AB’nin gözünde Türkiye’ye dair bir risk algısı var. Tabii Türkiye şu an AB üyesi olsaydı, Hindistan’la imzalanan bu sözleşmenin tarafı olacaktı. Yani Türkiye adına bir fırsat penceresi açılacaktı. Şimdi ise “Acaba?” diyoruz.

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın