Barış sürecinde yasadışı dinleme skandalı

Aslında her şey Oslo süreciyle başlamıştı. MİT Müsteşarı’na Oslo görüşmeleri nedeniyle soruşturma açılmak istenmesinden değil, Kolombiya’nın Oslo’da başlayan ve Havana’da devam eden barış sürecinden söz ediyorum. İki ülkenin çözüm süreçleri birebir örtüşmüyor ama ne ilginçtir ki yine de bazı benzerlikler var. Örneğin burada olduğu gibi orada da bu süreci desteklemeyen, hatta bozulması için çaba harcayanlar olduğu, her iki ülkede de ana muhalefetin maalesef bu yönde hareket ettiği görülüyor. Her iki ülkede de “devlet içinde devlet” olarak niteleyebileceğimiz ve seçilmişlerin siyasi iradesine karşın barışı kösteklemeye çalışan illegal yapıların varlığından kuşku duyuluyor.Bu yazımda Kolombiya’da yayımlanan dijital Semana gazetesinin önceki gün ortaya çıkardığı yasadışı telefon dinlemeleri skandalını aktarmak istiyorum. Telefon konuşmaları ve internet yazışmalarının yasadışı ele geçirilmesi Snowden olayıyla artık küresel düzeyde önemli bir sorun olarak gündemde bulunuyor. Şimdilerde Türkiye’de Cumhurbaşkanı ve Başbakan dâhil devlet adamlarını dahi gizlice dinlemiş illegal bir yapıyı tartışıyoruz. Kolombiya’da da daha önce iki kez devlet başkanı olmuş Álvaro Uribe’nin döneminde muhalefet liderlerinin gizlice dinlendiği “Chuzadas” skandalı yaşanmıştı. Uribe, bir kez daha seçilme hakkı olmadığı için şimdi perde arkasından çözüm sürecine karşı muhalefeti destekliyor. Semana’nın ortaya çıkardığı dinleme skandalıyla ilgisi var mı bunu bu aşamada bilmek mümkün değil ama ne tesadüf ki yasadışı dinlemelerin hedefinde bu kez Havana görüşmelerinde hükümeti temsil eden kişiler var.Askerî istihbaratla bağlantılı dinlemelerSemana, başkent Bogotá’nın batısında restoran ve aynı zamanda bilgisayar eğitim merkezi olarak çalışan bir binanın yasadışı dinlemelerin yapıldığı yer olduğunu öne sürdü. Buradan ordu mensubu bir ekip Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri FARC ile Havana’da müzakere yürüten hükümet heyeti mensuplarını dinlemişti. Heyetin Başkanı Humberto de la Calle, Barış yüksek Komiseri Sergio Jaramillo ve Topluma Yeniden Kazandırma Ajansı müdürü Alejandro Eder dinlenenlerin başında geliyordu.Söz konusu dinleme merkezi, bir AVM’nin (Galerías) arka tarafında yer alıyor. Restoranda aşçılar ve garsonlar çalışıyor; bir merdivenle çıkılan bilgisayar merkezinin arkasında ise gizli bir bölüm var. İddiaya göre dinlemeler buradan yapılıyor. Semana, burasının 4 Eylül 2012 tarihinde Oslo’da FARC ile gizli görüşmelere başlanmasından bir ay önce faaliyete geçtiğini ileri sürüyor. Dinleme merkezinin ticari bir ismi de var ama gazete bu ismi yakınındaki ticarethaneler zarar görmesin diye vermiyor. Buna karşılık askerlerin bu merkez için ‘Andrómeda’ adını kullandıklarını yazıyor. Başında da askerî istihbarat birimi BITEC mensubu ismini vermediği bir yüzbaşının bulunduğunu belirtiyor.BİTEC terörle ve özellikle FARC ile mücadelede etkin olarak kullanılan bir istihbarat birimi. Andrómeda’da iki tür personel çalışıyor: Muvazzaf askerler ve sivil hackerler. Telefon dinleme ya da bilgisayar sistemlerine girmede bu hackerler kullanılıyor. Her biri kendine verilen parça başı işten sorumlu ama resmin bütününü göremiyor. BİTEC mensubu muvazzaf askerler ise kod adlarını kullanıyor ama Semana hepsinin gerçek kimliklerinin kendilerinde kayıtlı olduğunu ileri sürüyor.‘Gri Salon’Derginin özel haberine göre, Andrómeda’da edinilen bilgiler daha sonra askerî istihbaratın teknik birimi olan CİTEC’e analiz edilmek üzere gönderiliyor. CİTEC eskiden de FARC ile ilgili işler yapmış, örneğin dinlediği örgüt mensuplarını yanıltmak suretiyle İngrid Betancourt ve diğer bazı rehinelerin serbest bırakılmalarını sağlamış teknik kapasitesi yüksek bir birim. Bu birim, analizlerini askerî istihbarat merkezi CİME’de “Gri Salon” olarak adlandırılan yerde yapıyor. Salonun geçmişteki bazı karanlık işlerden ve skandallardan dolayı kötü bir ünü var.CIA’nın bölgesel ofisi ORA ( Office of Regional Affairs) tarafından faaliyete geçirilmiş olan Gri Salon geçen 1 Ağustos’ta yasadışı dinlemeler yapıldığı gerekçesiyle savcılık tarafından kapatılıyor. Ancak gizli dinlemelerin nereden yapıldığı henüz bulunamıyor. Bir hafta sonra, 8 Ağustos’ta Devlet Başkanı Santos, ilk önlem olarak, ordu komutanlarının tümünü ve Emniyet Müdürü’nü görevden alıyor. Görevden alınanlar arasında barış sürecine karşı duran Ordu Komutanı General Sergio Montilla da var. Montilla, daha görevden alınmadan önce El Colombiano’ya verdiği demeçte, çatışmanın “öyle veya böyle”, barış görüşmeleri başarılı olmasa da biteceğini söylemiş, bu da Havana müzakerelerindeki FARC heyetinin tepkisine yol açmıştı.Gizli dinleme bölümüSemana’nın önceki günkü yayımından sonra, savcılık bu defa Andrómeda’ya giriyor ve dinleme yapılan gizli bölümü buluyor. El konulan on bilgisayar teknik incelemeye alınıyor. Şimdi Ordu’nun üst mevkiinde yer alan komutanların gizli dinlemelerden haberleri olup olmadığı araştırılıyor. Savcılığın edindiği ilk bilgilerden gizli dinlemelerden sorumlu birimin üstlerine böyle bir yasadışı iş yaptıklarını bildirmemiş oldukları anlaşılıyor.Bununla birlikte, Başkan Santos siyasi yaşamını adeta adadığı barış sürecinin bu casusluk olayından zarar görmesini istemiyor. O bakımdan bu defa da iki üst rütbeli generali görevden alıyor. Biri askeri istihbaratın başındaki Mauricio Ricardo Zúñiga, diğeri ise CİME’nin en üst düzey sorumlusu Jorge Andrés Zuluaga. Savunma Bakanı Juan Carlos Pinzón ayrıca Başkan Santos’un talimatıyla Silahlı Kuvvetler’in disiplin soruşturması başlattığını ve gelecek hafta hükümete bir rapor sunacağını açıklıyor.Telefon skandalıyla ilgili bilgiler özetle böyle. Bütün bunları Santos’un FARC ile varılacak anlaşmayı tekrar aday olduğu 25 Mayıs 2014 başkanlık seçimleri sırasında ikinci bir sandıkta halkoyuna sunma niyetinin ışığında değerlendirmek gerekir. Ayrıca 9 Mart’ta genel seçimler var. Bu seçimler de halkın barış görüşmelerine yaklaşımını anlamak ve Santos’un yeniden seçilme şansını ölçmek bakımından önem taşıyor. Aynı şey, barış sürecine açıkça karşı çıkan Uribe’nin başını çektiği muhalefet için de önemli doğal olarak.Yasadışı telefon dinlemelerini yapan devlet içindeki illegal yapı belli ki barış görüşmelerine kuşkuyla bakan bir kesime hizmet ediyor. Bu kesimin muhalefetle ilişkisi olup olmadığını bu aşamada bilmek mümkün değil ama barış görüşmelerine yaklaşım açısından ortak bir hedefi paylaştıklarına kuşku yok.Türkiye ile Kolombiya dünyanın çok farklı coğrafi bölgelerinde yer alan iki ülke. Ama orada olanları gördükçe ister istemez bizde olan bitenle bazı benzerlikler çarpıyor gözüme. Bir şeye üzülüyorum insanlık adına. O da barış hedefini herkesin paylaşmıyor olması ne yazık ki.

Önceki İçerikBDP ve HÜDA-PAR: Sorumluluk vakti
Sonraki İçerikAyşe Kulin’in Ermeni sevgisi üzerine birkaç not