Amerikan toplumunda büyük bir uyanış var. Sağda ve solda. Ama her iki durumda da altta, tabanda. Amerikan halkı uyanıyor. Gençler bir süre açık kalan bir delikten (sosyal medya açığından) hakikati gördüler. Katili tanıdılar. Şahitlikleri ile şehit olanları oldu (Aaron Bushnell gibi). Canlı yayında soykırım izleyen Amerikanın temiz vicdanlı çocukları o dessas canavarı gördüler. Kendilerine özenle, kuşaklar boyu yedirilen bir örgütlü yalandan uyanmak ızdırabı ile kıvrandılar. Acımasız bir şeytan, kendisini mağdur bir melek olarak tanıtmıştı. Artık herkes herşeyi görüyor ve hatlar ayrışıyordu. Amerikan vatanseverleri ülkelerinin bir terör örgütünün işgali altına girdiğini artık farkediyorlar. Herkesin bilinçaltında kabaran ancak korku ve propagandadan yanlış veya komplo teorisi diyerek bastırılan gerçekler geri geliyor. Herkesin şartlandırıldığı büyük illüzyondan kitlesel bir çıkış yaşanıyor.
Amerikan halkı işgal altında olduğu gerçeğine uyanıyor. Siyasetçilerinin birkaç istisna hariç hepsinin parti farketmeksizin para ve şantajla teslim alındığını görüyorlar. Bütün kritik üstdüzey bürokrasisinin ya direkt olarak ya da ajanlar aracılığı ile ele geçirildiğini görüyorlar. Devletin kontrolü zor olacak her tür kurumuna teknoloji ve istihbarat marifetiyle arka kapıdan nüfuz edildiğini anlıyorlar. Bütün bir Amerikan toplumunun elektronik bir toplama kampında bir terör örgütü tarafından esir tutulduğunu farkediyorlar. Anayasanın en temel ilkelerini bile askıya alıp köleliği kabul etmeyenlerin devlet eliyle saldırıya uğrayacağı bir düzenin inşa edildiğini artık çok net görüyorlar: Şantaj altında bütün bir millet!
Şeytanın askerleri sadece Amerika dışında masum çocukları topluca katletmiyor, Amerikanın kendi çocuklarını da insan kaçakçılığı, pornografi ve neslin tahribi ile imhaya çalıştıklarını anlıyorlar. Fotoğraf gittikçe netleşiyor: İnsanlık tarihinin en büyük sızma ve yanıltma operasyonunu dünyanın en büyük terör örgütü başarmıştı. Onyıllar süren bu ele geçirme opersayonu sonucu çoğu Avrupa devletinin yanısıra, bir süpergüç olan Amerikan devleti de bu örgüt tarafından ele geçirilmişti. Doğuda açıktan bir şekilde coğrafyaya kanser gibi musallat olan bir terör örgütü Batıda gizli bir şekilde parazit gibi irili ufaklı devletleri ele geçirmişti.
Fakat hakikatin yolaçtığı gerilim karşısında insanlar sessiz kalamıyordu. Bu gerçeği görenlerin kimisi bunu yıllardır dile getiriyordu. Ama propagandanın gücü ve şeytani araçlarla bu insanlar hep marjinal, manyak, ırkçı, şu-bu düşmanı gibi yaftalarla insanların gözünden düşürülüyordu. Artık hakikate olan susamışlık onları hakettikleri yere getiriyor. Anaakım medyada yer bulamıyorlar ama sosyal medyadan hakkı dile getiriyorlar. Örgüt de sosyal medyayı kontrol etmek için çalışmalarına devam ediyor. Onlar Peygambervarı sesler olarak gerçeği telaffuza çalıştıkça terör örgütü de onları susturmanın yollarını arıyor. Medya üstüne medya satın alıyor, yasa üstüne yasa çıkarttırıyor. Hepsi insanları sindirmek için.
Ama Amerikanın bu cesur vatanseverleri ülkelerini bu şeytani terör örgütünün pençesinden kurtarmak istiyorlar. İşleri hiç kolay değil. Çünkü terör örgütü hem sağı, hem de solu kontrol ediyor. Hem iktidarı hem de muhalefeti yönetiyor. Elitleri Epstein gibi operasyonlarla köleleştirdiği gibi nerede güç kırıntısı varsa orayı ele geçirmek için her tür enstrümanı kullanıyor. Davardan saydığı kitlelere de yem olarak günah, bağımlılık, sapkınlık ve gaflet enjekte ediyor. Manipülasyon imparatorluğu içinde muazzam bir operasyon. Kölelerin efendiye mağdur muamelesi yapacağı büyük bir aldatma endüstrisi tıkır tıkır işliyor. Kendilerine itaat etmeyi reddeden eski bir başkanı gün ortasında suikastle katlettiklerinden beridir, başkanlar onlardan korkuyor. Şimdiki çoğu başkan zaten köle olmayı kabul etme şartıyla başkan olabiliyor. Amerikan halkı ve kitleler manipüle ediliyor.
Örgüte hizmet edecek ama gariban Müslümanların üstüne atacakları büyük terör saldırıları düzenliyorlar. Kitle kontrol enstrümanları ellerinde. Medya tamamen ellerinde. Bir kaç yıllık planlar yerine yüzyıllık (ve belki daha uzun ölçekli) stratejik hesaplarla koca devletlere ve bütün bir medeniyete sızıp onu nasıl kendilerine köle yapacaklarını planlayabilen bir örgütlü şeytanlıktan bahsediyoruz.
Artık hakimiyet tamamlanıp son meyveleri toplama saatinin geldiği düşünülüyor. Gazze’nin insanlığa yaptığı şahitlik bu şeytani yapının kendini gizleme lüzumunu da onlar açısından gereksiz kıldı. Amerika’daki uyanış biraz da bunun sonucu. Olan biteni görmemek imkansız. Örgütlü bir yalanının daha fazla sürdürülemez hale gelecek şekilde aleni olması sözkonusu. Aynı zamanda o yalan ile Amerikan toplumunu esir tutan bir örgütlü kötülük artık önüne gelen herkesi açıktan tehdit ediyor.
Terör örgütü büyük Amerikan uyanışı daha tamamlanmadan, yapacaklarını yapıp bohçasını doldurup, olay mahallini terkedeceğini hesaplıyor. Artık halkın rızasına ihtiyaç duymuyor ve onun endişesini taşımıyor. Çünkü devlet ve tüm iktidar kurumları ellerinde. Şimdi bununla ne yapacaklarsa yapmak istemeleri bundan. Amerikan vatanseverleri ülkelerini bu vatansız terör örgütünün elinden kurtardığında örgüt Amerika’nın da icabına bakacak kadar hakimiyetini güçlendirmiş olacağını düşünüyor. Bu hesap ne kadar tutacak göreceğiz. Ama başta Katolikler olmak üzere Amerikan halkı uyanıyor. Çekirge zıplama rehavetine kaçınılmaz olarak kapılır. Çünkü iktidar hırsı ve kolektif egoism o terör örgütünün tarihin bütün dönemlerindeki kör noktasıdır. Buna gavurlar hubris diyor. Siz güç zehirlenmesi diye anlayın. Diğer insanlarla eşit ademçocukları olmayı reddedip bir milletin tepesine binerseniz, gün gelir size oradan aşağı indirirler.
Bu yüzden bütün bir insanlığı tehdit eden terör örgütünün Amerika’daki günleri sayılı olabilir. Amerika’nın vatanseverleri bakalım bu kez beyaz köleler olarak onlara hükmeden bu görünmez köleliği lağvedebilecekler mi?
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.