Kompozisyon ödevi (BBC’nin örnek dil kullanımı)

Çatışmasızlığı kim bitirdi, masayı kim devirdi değil, devrilir kaldırılır, esas masayı kim kurşunladı, kim ateşe verdi? Hepsi gözümüzün önünde oldu Sayın Demirtaş. Tarih bunları da kaydetti.

———————————————————————————————————————

The week that changed Turkey

§  Monday: Thirty-two people are killed by IS-linked militants in the Kurdish-majority town of Suruc, near the border with Syria

§  Thursday: IS forces shoot dead a Turkish border guard

§  Meanwhile, the PKK reportedly kills two Turkish police officers in retaliation for Suruc and what it sees as Turkey's collaboration with IS

§  Friday: Hundreds of suspected IS supporters are arrested and properties are searched; Turkish F-16 jets bomb three IS targets in Syria

§  Saturday: Turkey strikes IS and PKK targets in Syria and Iraq; the PKK says the conditions are no longer in place to observe a ceasefire

§  Sunday: Car bomb attack on a military convoy in Lice in Diyarbakir province kills two soldiers as strikes on targets in Iraq and Syria continue

———————————————————————————————————————

 

[28 Temmuz 2015] Şimdi okuyacağınız egzersizler, öncelikle lise Dil ve Anlatım ya da Seçmeli Yabancı Dil (İngilizce derslerinde) öğrencilerle birlikte tartışarak işlenmek üzere tasarlanmıştır. Öte yandan, üniversite düzeyinde, Gazetecilik, Siyaset Bilimi, Uluslararası İlişkiler, Avrupa Çalışmaları ve Uzlaşmazlık Analizi ve Çözümü bölüm veya diploma alanlarının araştırma seminerlerinde de kullanılmaları tavsiye edilir.

 

Sevgili öğrenciler, yukarıda, dünyanın belki en saygın yayın kuruluşu diyebileceğimiz BBC’nin web sitesinden bir bölüm yer almakta. Gördüğünüz gibi bu, The week that changed Turkey [Türkiye’yi değiştiren hafta] başlıklı bir özet. 27 Temmuz Pazartesi sabahından beri sitede mevcut; Türkiye ve/ya kuzey Suriye’yle ilgili her yeni haberin sonuna, arkaplan bilgisi olarak ekleniyor. Gene 27 Temmuz akşam saatlerinde siteye, Turkey and US 'planning buffer zone' in northern Syria başlıklı bir haber-yorum yüklendi [Türkiye ve ABD, kuzey Suriye’de ‘tampon bölge tasarlıyor’]. Geçen haftanın özeti, bu son yazının bitiminde de bulunabilir.

 

Söz konusu yazıda, Washington Post gazetesinden naklen, Fırat’tan başlayıp 109 kilometre batıya uzanan bir sınır şeridinden IŞİD militanlarının tamamen temizleneceği bilgisi de yer almakta.

 

(a) Bilmeniz gerektiği gibi — Figen Yüksekdağ’ın dili ve doğruculuğuyla konuşursak, “tüm dünyanın bildiği gibi” — şimdiye kadar böyle bir tampon bölgeyi hep Washington istiyor ama Ankara inatla reddediyordu. Çünkü ABD Türkiye’nin olası IŞİD saldırılarına karşı güvenliğini bizden fazla düşünürken, AKP güvenlik değil IŞİD’le dilediği gibi yakın temas ve işbirliği peşindeydi. Şimdi ise böyle bir tampon bölge, anlaşılan AKP’ye zorla kabul ettirilmiş bulunmakta. Bu ipuçlarından hareketle, bu adımın AKP ve Türkiye için ne muazzam bir dış politika yenilgisi demek olduğunu, Hürriyet, Cumhuriyet, Zaman ve Taraf gazetelerinin dış haberler sayfaları ile T24 sitesinde yer alabilecek kadar iyi ve düzgün yazılmış bir kompozisyon biçiminde anlatın.

 

(b) Son günlerde YPG, Türkiye tarafından tank ateşine maruz kaldığını öne sürdü; Türkiye ise YPG’nin bu iddiasının araştırılmakta olduğunu bildirdi. Yukarıda değindiğimiz “tampon bölge” yazısının bir yerinde BBC, bu noktayı hatırlattıktan sonra şöyle diyor: At the same time, Turkey has admitted launching strikes on the Kurdish PKK group in northern Iraq. Şöyle çevirebiliriz: “Bununla birlikte Türkiye, kuzey Irak’taki Kürt PKK grubuna [hava] saldırılar[ı] düzenlediğini kabul etmiş bulunuyor.” Bizim siyah yaptığımız ifadelere lütfen dikkat edin: “has admitted” ya da “kabul etmiş.” Burada BBC’nin, enfes sözcük seçimiyle AKP’nin bir hilesini daha açığa çıkardığını görüyoruz. Bu ipucundan hareketle, 24 Temmuz’dan bu yana Türkiye’nin Kandil’e ve diğer PKK kamplarına düzenlediği saldırıları neden ilk başta açıklamadığı ve gizlemeye çalıştığını; hangi suçluluk ve eziklik duygusunun buna yol açtığını; ancak daha sonra ne gibi araştırmacı gazetecilik başarıları sayesinde bu sorti ve bombardımanların deşifre edilip gözler önüne serildiğini, Türkiye’nin de sonuçta itiraftan başka çaresi kalmadığını, tek tek maddeler halinde alt alta sıralayıp açıklayın.    

 

(c) Yukarıdaki iki soruyu, size tanıdığımız toplam 2 dakika 15 saniyelik süre içinde bitirdiyseniz (ki, gerek işaret ettiğimiz mahreçler ve kalite düzeyi, gerekse sizin zekâ seviyeniz açısından bu bile fazla gelmiş olabilir), son olarak en tepedeki metni tekrar ve dikkatle okuyun. İlk Pazartesi (Monday) paragrafında bir kesinlik görüyorsunuz: Suruç’ta 32 kişi öldürülmüş (killed); o kadar. İkinci (Thursday) paragrafı da aynı netlikte: sınırda görevli bir Türk askeri IŞİD militanlarınca vurularak öldürülmüş (shoot dead); keza herhangi bir tereddüde yer yok. Ama üçüncü satırbaşı farklı: Meanwhile the PKK reportedly kills two Turkish police officers — bu arada PKK’nın iki Türk polisini öldürdüğü “söyleniyor” ya da bu doğrultuda “bilgiler alınıyor”muş; diğerleri kadar kesin bir olgu olmadığı izlenimi uyanıyor. Altıncı (Saturday) paragrafı da hayli ilginç: söz konusu tarihte, ki 25 Temmuz olmalı, galiba önce Türkiye, Suriye ve Irak’taki IŞİD ve PKK hedeflerini vurmuş; ondan sonra PKK, artık ateşkesi sürdürme koşullarının kalmadığını açıklamış (Turkey strikes IS and PKK targets in Syria and Iraq; the PKK says the conditions are no longer in place to observe a ceasefire; aynen bu şekilde, cümle sıralaması).

 

Belki farkındasınızdır;  televizyonlardaki bazı mutfak yarışmalarında, rakip aşçılara şu kadar yağ, şu kadar soğan, şu kadar çiçek, böcek ve kertenkele verilip bu bileşenlerden bir yemek yaratmaları isteniyor. Onun gibi, işte size de, müthiş ödüllere ulaşmak için bazı malzemeler ve eşsiz bir fırsat! Bu metindeki şüphe veya imâlar doğrultusunda, (1) Uyurken enselerine kurşun sıkılarak öldürüldüğü söylenen iki polisin aslında ölmediği ve cenazelerinin kaldırılmadığı, isimlerinin de bilinmediğini; (2) evet, biz öldürdük diye bizzat PKK tarafından yapılan açıklamanın da pekâlâ Türkiye tarafından imal edilmiş, ya da PKK içine sızdırılan MİT ajanlarınca kaleme alınmış olabileceğini; (3) öte yandan, KCK’nın daha Temmuz’un ilk yarısında herkesin “ateşkes bitti” diye bir açıklama yapmadığını, PKK’nın üst düzey komutanlarından Bese Hozat’ın da 15 Temmuz’da Özgür Gündem’de Yeni süreç devrimci halk savaşı sürecidir diye bir yazı yazmadığını… birbirleriyle bağlantılı olarak işleyip, sonuçta (4) PKK’nın ateşkese ve Çözüm Sürecine sonuna kadar bağlı kalmışken, maalesef Türkiye’nin durup dururken başlattığı saldırı karşısında kendini savunmaya zorlandığını, su götürmez biçimde ispatlayın.

 

(5) Olanca tarafsızlığı ve objektifliği içinde BBC’nin, sadece iki kelime (admitted/kabul etti ve reportedly/söyleniyor) ilâvesi ve on günlük bir zaman kaydırmasıyla, üstü örtülmek istenen gerçeklere parmak basabilen maharet ve incelik düzeyine sahip muhabirler, acaba bizde neden yok? Bu problemin, AKP’nin yarattığı İslâmî gerilik ve cahillik ortamındaki tarihî kökenleri ile buna karşı alınabilecek restorasyon önlemlerini araştırın. Benzer medya kadrolarının Türkiye’de de yetişmesini sağlayacak bir Yüksek Gazetecilik Akademisi kurulmasını, büyük merkez medya gruplarına sunulacak, onlar tarafından kabul ve finanse edilebilecek bir proje biçiminde kaleme alın. Bu akademi için, mevcut Hürriyet ve Cumhuriyet yönetimleri ve yazı kadroları içinden, ömür boyu tâyinli, yedi kişilik bir Mütevelli Heyeti oluşturun.

 

En iyi beş cevap kağıdının sahipleri arasında noter önünde çekilecek kurada birinci gelen, (sırasıyla) parti okulundan iki yıllık yüksek lisans bursu; sömestir aralarında Kandil’de tatil; ANF’de bir yıl ücretli stajyerlik; Özgür Gündem’de iki yıl editörlük; beş yıllık formasyonun hitamında HDP’de eşbaşkanlık kazanacaktır. 

Önceki İçerikSilah bırakmak için öldüren bir örgütün çok acıklı hikâyesi…
Sonraki İçerikKompozisyon ödevi (şerefli, tutarlı köşe yazarı)