Buckingham sarayına son ziyaretinde,
Körfez’de olup bitenlere dair
imalı sorulara bozulan
ingiliz başbakan
sarayın bahçesinde
Arapça ötüşen bülbüllere
ve o geçerken
işvebaz Akdeniz gülüşüyle
kıkırdayan güllere
kalayı basası geliyor içinden
sinkaflı sözcüklerle.
aynı saatlerde,
önünde Beyaz Saray’ın,
basın toplantısında başkan
yoksul milletlere yardım sorusuna
gözleri önünde bütün dünyanın
o ayıp el işaretiyle yanıt veriyor.
ve bir doğu cumhuriyetinde,
‘aşkın geleceği’ başlıklı sempozyumda
emekli general kıvamında bir hoca,
arada, hafif çiçek bozuğu,
kırmızımtırak,
obüs namlusu gibi de cesim
ve caydırıcı burnunu kaşıyarak
mıymıymıy, kağıtdan okuduğu
bir alay laf arasında,
‘ulus bilinci’nin de,
‘güvenlik konsepti’nin de
sevgiden önce,
şiirden çok çok önce
geldiğine dair
akıl almaz kanıtlar döktürüyor
Feyerabend’den.
2 Kasım 2005
‘Yoksullar İçin Tezler’ Kitabı
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.