Anasayfa / Yazarlar / Münzevinin aynaları

Münzevinin aynaları

    Prolog   – “Bu, avuç kadar mağarada ne kadar çok ayna var, be beybaba! hem mağarayı, hem dip köşe bütün bir kainatı irili ufaklı, boy boy bin parçaya ayıran bu ne kadar çok ayna!”   – “Başlangıçta bir tek aynam vardı, bir tek ayna, a oğul, ruhumun eczasını sır olarak kullanıp kendi ellerimle […]

 

 

Prolog

 

– “Bu, avuç kadar mağarada

ne kadar çok ayna var, be beybaba!

hem mağarayı, hem dip köşe

bütün bir kainatı

irili ufaklı, boy boy

bin parçaya ayıran

bu ne kadar çok ayna!”

 

– “Başlangıçta bir tek aynam vardı,

bir tek ayna, a oğul,

ruhumun eczasını sır olarak kullanıp

kendi ellerimle yaptığım

ve yüklenip sırtıma, ömür boyu

yollarda gezdirdiğim

– belki boyumdan biraz büyük –

bir tek ayna…

 

Ama kendimi yollarda kaybolmuş hissettiğim

zor günlerden birinde

yolun kıyısına indirdiğim aynanın

benimle beraber, artık

arkamdaki dağları, tepeleri,

çölleri, vahaları,

teptiğim kıvrım kıvrım yolları

ve yollardaki öteki yolcuları değil,

yalnız beni, yalnız beni

göstersin arzusuna kapıldım

ve hemen bir mağara bulup,

sırtımda kader gibi gezdirdiğim aynayı

oraya hapsetme düşüncesiyle o gün

zilzurna sarhoş oldum.

 

Ama heyhat, ama heyhat,

aynacı dükkânın sahibi

ve aynacılık sanatının ustası

bu yakıcı tutkumun bedelini

bana hemen ödetti o gün:

 

Sıtımda boy aynamla gireyim derken

bulduğum ilk mağaradan içeri

eşikte takılınca ayağım

iplerini koparıp, sırtımdan sıyrılan ayna

ve aynayla birlikte

kendimle sınandığım dünya

bir anda bölündü bin parçaya.

 

Aynalarımın işte böyle sayısız

ve kimi hançer, kimi kılıç,

kimi ruha dişlerini geçiren,

yüreği delip deşen kirli kinayeler gibi

keskin, sivri ve somurtkan olması

işte bu yüzden, oğul,

işte bu yüzden,.

 

10 Kasım 2018

‘Münzevinin Aynaları’ Kitabı

 

 

 

 

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın