Nene Hatun bilmecesi!

Nene Hatun ismine ne 93 Harbi’ni anlatan tarihi belgelerde ne de 1950’den önce basılmış kitaplarda rastlanır. Ayrıca Mustafa Kemal’in Erzurum’a geldiğini biliyoruz. Ama bu kahraman ile görüştüğüne (görüşmez miydi?!..) dair elde ne bir belge var ne de Nene Hatun’un gençliğinde gösterdiği kahramanlığa dair bir fotograf ya da bir bilgi.

Son günlerde gençliğimin manidar lakırdısı olan Soğuk Savaş sözlerini yeniden duyunca aklıma ABD’nin bu dönemde ülkemize verdiği “destekler” geldi. Bazılarımız bu desteklerin çoğunu bir çırpıda sayabilirken bazılarımızın belki de bunlardan hiç birini bilmez. Ama bir destek var ki hafızalardan silinmişe benziyor. Ben de bunun üzerinde bir yazı kaleme alayım dedim.

Soğuk Savaştan çok önce Osmanlı ile Rusya arasında cereyan eden 93 (1877-1878) Harbi’nin Erzurum ayağı anlatılırken ismi zikredilen bir Nene Hatunumuz vardır. Duymuşsunuzdur. Hani takriben on yıl kadar önce 2010 yılında aynı adla (Avni Kütükoğlu’nun yazıp yönettiği) bir filme konu olmuştu. Manidar şekilde film 29 Ekim günü vizyona sokulmuş lakin hiç ses getirmemişti. Nene Hatun hem o filmde hem de tarih kitaplarında Türkiye’nin Jeanne d’Arc’ı veya Kenau’su gibi takdim edildi. Şöyle ki, Nene Hatun bir milletin şahlanışında ön saflarda kahramanca çarpışan kadınların hatta tüm milletin simgesidir dendi. Ama tutmadı.

O zaman gelin yakından bakalım Nene Hatun’un [Kırkgöz] kim olduğuna

Nene Hatun Erzurum’da doğdu. Doğum tarihi ihtilaflıdır. 93 Harbi’nde (8 Kasım 1877) Aziziye Tabyası’nın savunulmasında yer aldı. Şubat 1955 tarihinde Türk Kadınlar Birliği tarafından yılın annesi seçildi ve 22 Mayıs 1955 tarihinde de zatürreden öldü. Sağlam kaynaklardan[1] yola çıkarak hakkında bulunabilmiş özel bilgilerin hepsi bu kadar.

Konunun ilginçleşmesi bazı araştırmacıların Nene Hatun’un gayet ustaca icat (inventé) edilmiş bir tarih kahramanı olduğunu iddia etmeleriyle başladı.

İddialara göre böyle bir kahramanın icat edilmesinin sebebi, Türkiye’nin 1952’de NATO’ya girmesi ve Erzurum’un NATO’nun Sovyetler Birliği’ne coğrafi bakımdan en yakın şehri haline gelmesidir. Şehrin Ruslara yönelik münafereti bilinir ve çok eskilere dayanır. Bu itibarla ABD, Erzurum’da SSCB’ye karşı fikri bir tampon oluşturmak gayesiyle 1952 yılında Nene Hatun’u icat etmiş, ayrıca 1957 yılında da Atatürk Üniversitesi’nin kurulmasına destek olmuştur. Hatta dönemin NATO Avrupa orduları başkomutanı ABD’li General Matthew Ridgway de (1895-1993) Nene Hatun’u ziyaret ederek elini öpmüştür. Daha başka ABD’li komutanlar da ara sıra gelerek Nene Hatun’a tazimde bulunmuşlardır. Bu ve benzeri icraatla komünistliğin buradan sızmasının önüne geçilebileceği düşünülmüş olmalıdır. Bütün bu iddialar tarihçilerce de tekrar tekrar ele alınması ve araştırılması gerekir. Ben sadece iddiaları dile getirdim.

Bu konuda madem ki rahatsız edici iddiaları dile getirdim, bir iki ufak araştırma da yapmam gerekir diye düşünerek konuya eğildim. Gördüklerim, göremediklerim, bulduklarım, bulamadıklarım şunlar:

Nene Hatun ismine ne 93 Harbi’ni anlatan tarihi belgelerde, ne de 1950’den önce basılmış kitaplarda rastlanır. Ayrıca Mustafa Kemal’in Erzurum’a geldiğini biliyoruz. Ama bu kahraman ile görüştüğüne dair (görüşmez miydi?!) elde ne bir belge var, ne de Nene Hatun’un gençliğinde gösterdiği kahramanlığa dair bir fotograf ya da bir bilgi.

Tekrar edeyim; Nene Hatun ismini taşıyan Erzurum’da yaşamış bir kadın var. Ama savaş esnasında belki de çocuk yaşta olduğu için muharebeye hiç katıl(a)mamış da olabilir. Ama bu demek değil ki, isimsiz yüzlerce cesur kadın 93 Harbi’nde ön saflarda yer almadılar.

Nene Hatun’u bulup “günışığına” çıkaran peki kimdir?

O zamanki orgeneral rütbesindeki Nurettin Baransel (1897-1967). Akabinde 1952 yılının 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda Nene Hatun’a “3. Ordu’nun Nenesi” unvanı verilir. 1953 yılında ise Rize Mebusu İzzet Akçal ve üç arkadaşının teklifi üzerine TBMM 2 Şubat’ta Nene Hatun’a maaş bağlanması kararını alır (TBMM 1950-1954, 9. Dönem Tutanak Dergisi, XX: 146).

Aslında Nene Hatun daha 1943 yılında zor durumda olduğunu belirterek yetkililere maddi yardım için müracaat etmişti. Belgesi var: 26 Ağustos 1943 tarihli. Aziziye kahramanlarından olan ancak dilencilik yapmak zorunda bırakılan Erzurum Taşmescit Mahallesi Zenciye Sokağı’nda ikamet eden Hüseyin kızı doksan yaşındaki Nene ve Veyisefendi Mahallesi Lalapaşa Sokağı’nda ikamet eden Kadir kızı doksan beş yaşındaki Name’nin Reisicumhur ve “Milli Şef” İsmet İnönü’den maddi yardım istemelerini havi dilekçe (Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi, 30.10.0.0/120.858.17/99D19).

Bu belge konumuz için önemli. Çün ki belgeyi incelediğimiz zaman dilekçede geçen rakamlarla yapılan hesaplamalara göre Nene Hatun’un doğum tarihinin 1853 olması gerekir. Bu durumda Nene Hatun 93 Harbi’ne yirmi dört yaşındayken katılmış olmalıdır. Nene Hatun’un 1955’te vefat ettiğini kesinkes bildiğimize göre öldüğünde de yaşı yüz iki olacaktır. Ancak Erzurumlu yerel araştırmacılar Nene Hatun öldüğünde en az seksen ya da doksanındadır derler ve bu konuda hemfikirdirler. Bu yerel araştırmacıların söylediği doğruysa, 1955 yılında vefat eden Nene Hatun’un 1865-1875 yılları arasında doğmuş olması ve 93 Harbi esnasında da çocuk yaşta bulunması gerekir.

Evet, görüldüğü gibi belgeler bunlardır. Nene Hatun savaşa katılmış mıdır katıl(a)mamış mıdır? Burası tartışmalıdır. Ancak savaşa katılabilmiş olsun ya da olmasın, bu kadın ahir ömründe bayramlarda, seyranlarda etrafta dolaştırılarak, ekâbir arasına alınarak, fotografları çektirilerek ve elleri öptürülerek bir kahraman olarak takdim edilir. Aşağıdaki fotograf galerisinde bunların dokuz tanesini bulabileceksiniz.

Ümidim bu yazı, araştırmaları tetikler ve bu gizem perdesi biraz olsun aralanır.

Nene Hatun Amerikalı General Lauris Norstad (1907-1988) ile (Murat Türker Tüfekçi arşivinden).

Nene Hatun Amerikalı komutanlar ile (Murat Türker Tüfekçi arşivinden).

Nene Hatun Amerikalı General Lauris Norstad ile (Metin Diler arşivinden).

Ölümünden hemen önce, 6 Eylül 1954 (Alparslan Kotan arşivinden).

(Metin Diler arşivinden.)

(Metin Diler arşivinden.)

1952 yılının 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda Nene Hatun’a “3. Ordu’nun Nenesi” ünvanı veriliş töreni (Murat Türker Tüfekçi arşivinden).

Erzurum’da Aziziye Tabyası’nda Nene Hatun kabartması.

(Bilge Seval Alakuştekin arşivinden).


[1] Piyasada Nene Hatun ile ilgili yazılmış kitaplar bulunsa da bu kitapların bilimselliği zayıftır: M. Talat Uzunyaylalı, Efsane Kadın Nene Hatun, Nesil Yay., 2006; Sara Gürbüz Özveren, 93 Harbi ve Nene Hatun, Mihrabad Yay., 2017; Turan Tektaş, Nene Hatun. Tarihte İz Bırakanlar, Parola Yay. 2020. Hakkındaki diğer kitaplarsa edebiyat ürünüdür.