bu adam, bu parkta,
bu bankın üzerinde
üç gündür öyle put gibi oturuyor
ve kimse farkında değil bunun,
Tanrı da oralı değil sanki.
kimse, olayı niye o kadar
büyüttüğünü sormuyor ona,
kimse, “evet, hepimiz hatalıydık,
ama ben ne yapabilirdim
tek başıma?” demiyor.
adamsa, yemiyor, içmiyor,
uyumuyor.
üç gündür orada,
o bankın üzerine oturmuş,
kendini kazıp duruyor,
kendini söküp takıyor,
kendini bozup yapıyor,
ama olmuyor,
olmuyor,
olmuyor!
12 Mayıs 2011
Yalnızlar yalnızı
bütün o çekilmez taşkınlıkların,
şairce, meczupça sabuklamaların senin,
içinden geldiği gibi ortaya dökülen
bütün o kap kaçak gürültüsü,
is, duman ve kül püskürtüleri…
bak, bunlarla uğraşmazsan,
buların önünü almazsan eğer,
yanında yakınında
kimse kalmayacak, kimse,
hiç kimse, bu gidişle…
ne insan, ne cin, ne melek,
ne de yalnızların mürebbisi,
yalnızların, delilerin,
şairlerin mürebbisi
ve yalnızlar yalnızı Yüce Tanrı.
7 Aralık 2010
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.