Toplumsal ruh halimiz üzerine

 

Yanılıyor olabilirim ama ekmeğini amigoluktan çıkartanlara; sertliğin, aşağılamanın, hakaretin çıtasını ölçüsüzce yükselterek varolanlara kötü bir haberim var. Toplumda galiba tansiyon düşüyor. Dediğim gibi asla iddialı değilim; belli belirsiz bir sezgi üzerine söylüyorum bunu. Kim bilir belki de kişisel ruh halimin, ya da temennimin yanıltıcı sesidir bu. Fakat toplum çatışmadan yoruldu gibi geliyor bana.

 

Mesela, o bir zamanlar reytingi patlatan, kimsenin birbirini dinlemediği, lümpenliğin tavana vurduğu, bağırışlı çağırışlı “tartışma programları”ndan insanlara gına geldi diye düşünüyorum. Sanki eskisi kadar müşterisi yok artık o sakil orta oyunlarının.

 

Aşırı saldırgan, militan savaş bülteni formunda çıkan medya çok az satıyor; bir kısmı ise, artık eski heyecanı yaratmıyor okuyucularında. Çamura bulanmış yazılar daha çok göze batıyor. Kuşkusuz “amma da çakmış, helal olsun” diye kirli bir hazla sırıtarak okuyanlar vardır bunları bugün de. Hatırı sayılır sayıdadırlar üstelik. Fakat toplumsal yönelimler, trendler, bıçak gibi bir günde bütün toplumu kuşatan duygu dalgaları olarak gelişmezler. Dipten giden, ağır yol alan, inişli çıkışlı süreçlerdir. Eskimekte olanın bunu fark etmediği, yeni gelenin açık seçik görülemediği, sisli puslu bir atmosferden söz ediyorum. Üstelik ne olursa olsun “eski” hep bir biçimde var olmayı sürdürür. “Yeni” giderek egemen olsa da “eski”yi tamamen yok edemez. Ancak daraltır, etkisizleştirir.

 

YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

Önceki İçerik3. Kolordu Komutanı: Kışlaya dönün
Sonraki İçerikDemirtaş bu gafı neden yaptı