“İstanbul'u rant kapısı haline getiren bir avuç insan var”
11.06.2019

"İstanbul'u rant kapısı haline getiren bir avuç insan var. Bir avuç insana peşkeş çekiliyor. Gençlerimizin Ekrem abisi, büyüklerimizin övünç duyacakları bir evladı olmaya geliyorum. Yola çıktığımdan beri İstanbul'un kıymetli ailelerine hizmet edeceğimi anlatıyorum. İstanbul'un nimetlerini 16 milyon insana adil bir şekilde paylaştıracağım.

 

Mazbatası elinden alınan CHP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ekrem İmamoğlu, İstanbul'da projelerini anlatıyor. İmamoğlu'nun konuşmasından başlıklar şöyle:

 

Çok zaman kaybettik. Demokrasiyi, adaleti, haysiyeti, yok sayan bir avuç insanın çıkarı yüzünden insanımızın zamanı heba ediliyor. İsraf düzeni iki hafta sona erecek. İstanbul'un vicdan sahibi ailelerinin yüzü gülecek.

 

Karşımızda tam bir kopyala-yapıştır kampanyası var. Bunları görünce bir an için sevinmiyor değilim. Halkın gerçek sorunlarını kibirle gözlere gösterebildiğimiz için seviniyorum.

 

Ulaşımda indirim

 

12 yaş altı tüm çocuklara ulaşımı ücretsiz yapacağız. 0-4 yaş arasında çocuğu olan anneleri ile birlikte ulaşımı ücretsiz hale getireceğiz. İlk yarım saat yapılan aktarmalar ücretsiz olacak. 25 yaş altındaki öğrenci olmayan tüm gençlerimizin ulaşımdan yüzde 40 indirimle yararlanacak.

 

Gıdada, eğitimde, sağlıkta yapacağım destekle yıllık 2500 TL masraftan kurtarmış olacağız. İsraf düzenini yaratanlardan, İBB'yi borç sarmalına sokanlardan hiç kimseye fayda olmadığını özellikle belirtmek istiyorum. İstanbul'a ihanet edenlere -ki kendileri kullandı bu sözü- şehir emanet edilmez.

 

Dünya ekonomileri sürekli büyürken; Türkiye ekonomisi sürekli küçülüyor. Dövizi tutabilene aşkolsun. Ne oldu da bu süreçte kimse tanzim satış noktalarını ağzına almıyor? Çadır koyup, insanları kuyruğa dizerek, adına varlık kuyruğu diyerek adeta milletle dalga geçtiğiniz tanzim çadırlarını neden kaldırdınız?

 

İGDAŞ indiriminden bahsediyorlar. Yazın tam da ortası olduğunu, doğal gazın yakılmadığını hatırlatalım.

 

Üretimden tüketime kadar, tarladan sofraya gelene kadar doğru işleyen bir organizasyon kuracağız. Bugün yaşadığımız gıda krizi aslen bir üretim krizidir. İstanbul daha büyük bir kriz içerisindedir. Gıda fiyatlarını kontrol etme imkânı olmuyor. Tüm bölgenin gelecek açısından kurtuluşuna öncelik edeceğiz.

 

Sağlıklı gıda meselesi çok önemli. Güncel istatistikler nedense açıklanmıyor. Hızlıca kent gıda konseyini kuracağız. Yoksul kesimlerin sağlıklı gıdaya ulaşacak. Afet durumlarında  da gıdaya ulaşılmasını sağlayacak, israfı önleyecek. İki adet tarıma dayalı organize sanayi merkezi kurulacak.

 

Mahalle mutfaklarını kuracağız. Bölge esnafı ile uyumlu olacak mutfaklar. Yoksul, emekçi ve öğrencilerin günlük yemek ihtiyaçlarını karşılayacak.

 

Belediyenin hizmet verdiği alanlarda sağlıklı, ev yapımı üretim tedarik edeceğiz. Ev kadınlarını sabit ve vardiyalı olarak mahalle mutfağında çalışabilir hale getireceğiz.

 

Mahalle düzeyinde üretimi güçlendireceğiz. 25 yıldır bu kenti yönetilenlerin aklına bu vaatleri düşürmüşüz, görüyoruz. Bizim şehre bakışımız çok net. Ekonomik kriz ortamında, yoksullukla mücadele etmek görevimiz.

 

0-4 yaş çocuğu olan anneler İBB'nin sosyal tesislerinden yüzde 40 indirimden yararlanacak. Bu kenti çocuklara geri vereceğiz. Herkesin dilinden kreş düşmüyor. Ne mutlu bize, birinci hedefimize ulaştık.  Çok acilen çocuk sayısı en yüksek mahallelerde 150 kreşi hızlıca hizmete açacağız. 15 bin kadın istihdama katılarak rahat edecek. Açacağımız kreşlerde 3 bin kadına doğrudan istihdam sağlanacak."