Atilla Yücel: mimarlar entelektüelini kaybetti

25.09.2018 14:52
İhsan-Bilgin

serbestiyet.bilgin@gmail.com

 

1970’lerde İTÜ’de öğrenciyken angaje olduğumuz Marksizm’i tartarak sınamak istediğimizde karşı kefeye konabilecek alternatif; rakibi yapısalcılık idi. Türkiye’de, disipliner altyapısı dilbilim ve göstergebilim aracılığıyla mimariye Fransa ve İtalya’dan başlayıp yeni bir eleştirel soluk getirmiş bu eğilimin zamanın doktoralı asistanı Atilla Yücel’den başka bileni yoktu. Oysa mimarlığı kasıp kavurmaya çoktandır başlayıp kısa zamanda da altüst ederek tepeden-tırnağa, teoriden-pratiğe dönüştürüp egemeni olacak Postmodern’in başlıca Avrupalı entelektüel damarıydı.  

 

 

Kendi imkânlarımızla ve O’nun yeni bitmiş doktorasından öğrendik. Devrin Mimarlar Odası’na yöneticilik yapacak kadar sola eğilimliolmasına rağmen o zamanların birkaç dergisine yazmanın ötesinde geride durup pek sesini çıkarmayı sevmediğinden öğrenmek için yakasına yapışırdık. Zaten sonra mimarlık ve mimarlar kamuoyuna çıktıkça o da mimarlığın çağdaş anlamdaki ilk eleştirmeni olmaktan kaçınmadı. Zamanla kuşaklar iç içe geçti; akran olduk, birlikte çalıştık. Daha geçende bir tez jürisinde beraberdik. Çehresine sinmiş saçlarını kazıtma eşiğinde kestirtmek yakışmış, gençleştirmişti. Kadın arkadaşlarla beraber “Şekil yapmışsın yakışmış!” diye eğlendik. Paris-Berlin kitabımıza siparişle yazdırdığımız Haussmann’ın Paris’i makalesi bu önemli konunun ilk kapsamlı Türkçe telif yazısıydı. Yazı bittikten sonra merakı ve ilgisi bitmemiş Kıbrıs’ta lokanta duvarında gördüğü bir Haussmann öncesi Champs Elysee resmini de eklemek istemişti. Son konuştuğumuzda Daimon yayınları için yazılarını derlediğini müjdelemişti. Editörünü kutlamak lazım... Akıl, fikir, zihinsel kapasite denince kuşaklar boyu akla ilk gelenlenlerden oldu.  

 

Emel Cantürk’ün Doktora Jürisi 

 

Akademisyenliğin tüketemeyeceği bir enerjisi vardı. 80’lerde Bağdat Caddesi civarında ailesine ait arketipal mimarili bir müştemilatı proje ve araştırma atölyesine dönüştürmüştü. Proje ve araştırmalarını zamanla ortağı olacak oğlu Cem’le birlikte Galata’da sürdürüp çok sayıda mimari iş yaptılar. (mars-mimarlar.com)

 

mars-mimarlar.com

 

90’larda yalnız yaptığı işlerden Sapanca evleri ile son dönem işleri Kapadokya Ariana-lodge’dan resimler koymakla yetiniyorum.

http://mars-architects.com/tr/proje/3084/Ariana

Birkaç da Cem Yücel tasarımı:

 

Sapanca evleri; 90’lar

Ariana - Lodge

Cem Yücel vd.; Moda’da apartman

Cem Yücel vd. Amant Turc Sanat Galerisi ve çerçeve dükkanı

 

70’lerde eğitilip 80’lerde mimarlığa ve akademisyenliğe başlayacak kuşak olarak artık mimarlığı temsil eden öncelikle biz isek, kuşku yok ki her bakımdan başlıca rol modellerimizdendi... Ne olduysak ona benzemeye çalışarak da olduk.  

 

A.Yücel, Han Tümertekin ile

 

Başta ailesi bütün mimarların ve düşünce dünyasının başı sağ olsun.

 

 

 

 

 

 

 

 

Yazarın Tüm Yazıları

Bu yazıya ilk siz yorum yapın.

Yorumlar(0)

Yorumlarınızı kendi özgün iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üslenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.