Katlanan cirosuyla “Getir”

 

Nazım Salur, koronavirüs günlerinde 4 bin kişilik çalışma ekibini 5 bine çıkaran “Getir” dağıtımın kurucusu. Türkiye ekonomisi, koronanın da çarpıcı etkisiyle büyük bir sıkıntı içindeyken “Getir” her gün iş hacmini büyütüyor, ekibe elaman, araç ve motosiklet ekliyor.

 

Dükkanlar kapalı, üretim neredeyse durma noktasında. “Getir” tersine gelişiyor. Getir’in 5 yıllık bir mazisi var. Alışveriş işinin değişeceğini 5 yıl önce öngördük.

 

Market alışverişi şehir insanı için zevkli bir şey değil. “Getir” son 5 yıldır her yıl 2-3 kat büyüyen bir işti. Koronadan önce 4000 kişilik bir ekiptik, korona ile birlikte 1000 küsur kişi daha eklendi. Daha çok insan ekleyebilirdik ama aynı zamanda araç almak gerekiyor.

 

Tofaş’ın üretime ara vermeden önce ürettiği son 200 aracı biz aldık. Korona sonrası müşterinin büyük bir kısmı bizi temel ihtiyaç maddeleri için de kullanmaya, makarna, pirinç almaya da başladılar. Müşteri sayısı yüzde otuz civarında arttı, işlem hacmi ise iki katından yükseğe çıktı.

 

Kuryeler maaşla mı geçiniyor bahşişle mi?

 

Bahşiş, gelirlerinin çok küçük bir kısmı. Yeni online bahşiş yaptık. Bizde kuryeye bahşiş verme oranı çok düşük. Yurtdışında yüzde 95 bahşiş verilir. Biz kuryelerimizin SGK’sını ödüyoruz ayrıca kuryelerimize özel sağlık sigortası yaptırıyoruz. Kayıtsız çalışmaya müsaade etmiyoruz. Kuryelik bir meslek olarak algılansın istiyoruz. Bu dönemde kuryeler sağlık çalışanı kadar olmasa da fazla risk alıyorlar. “Kahraman kuryeler” diyoruz…

 

Kadın çalışan oranınız?

 

Merkez ofiste yüzde 35-40, sahada maalesef çok az, ne kadar kadın kurye bulabilirsek almak isteriz ama kadınlar bu işi tercih etmiyorlar.

 

Bulaşmaya karşı müşteri ve kuryeyi korumak için önlemleriniz ne?

 

Depolarımız sürekli dezenfekte ediliyor. Maske sağlıyoruz. Kuryenin güvenliği açısından en önemli unsur, müşteriyle kapıda temas etmemesi. Kurye getiri kapıya asıyor, siz sonra alıyorsunuz. Bu özellikle kurye için iyi. Şu an 170 depodan sadece 1 tanesinde COVID-19 vakamız var, o da ciddi düzeyde değil.

 

Can kaybı olmadan 5000 kuryemiz hizmet vermeye devam ediyor. Kuryelerin ortalama yaşı 27. Dayanıklı arkadaşlar. Türkiye’de şu an 5 şehirde (İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Kocaeli) hizmet veriyoruz. Bunu artıracağız. Yurtdışına da taşıyacağız.

 

Bitaksi’yle nasıl başladınız, Getir’e nasıl geldiniz?

 

İş hayatında asiydim, hiçbir yerde olmayınca kendi işimi yapmaya karar verdim. 50 yaşında “teknoloji alanında bir iş yapmam lazım” dedim. 2013’te Bitaksi’yi hayata geçirdik. 2015’te “Getir” kuruldu. Bitaksi’de öğrendiğimiz teknolojiyi kullandık. 300 ürünle başladık, şu an 1500 ürün satıyoruz. Getir, yatırımcı bularak yaptığımız bir iş, kendi sermayemizle yapmadık.

 

Gazeteleri nasıl dağıtıyorsunuz? Talep var mı?

 

Bizim müşterimiz dijital müşteri. Kağıda basılı gazeteye ilgi olacağını beklemiyordum ama beklediğimden yüksek bir ilgi oldu. Talep olduğu sürece dağıtmak, gazete sektörüne katkıda bulunmaya devam etmek istiyoruz.

Önceki İçerikKolomb’dan önce onlar vardı (2)
Sonraki İçerikTümamiral Cihat Yaycı kimdir, neden istifa etti?