Meclis...

Tam 100 yıl sonra bugün, yeni bir denemeye başlıyoruz. Alışık olmadığımız bir deneme olacak bu. Yürütmeyi denetlemede Meclis’in eski gücü ve yetkisi kalmadı. Çünkü daha önce yürütme (hükümet) Meclis’in içinden seçiliyor, Meclis’in güvenoyu ile yoluna devam ediyordu. Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde yürütme Meclis’in güvenine ihtiyaç duymadan icraatlarını yapacak.

02.10.2018 10:46
Oral-Çalışlar

oralcalislar@gmail.com

 

“Türk tipi başkanlık sistemi”nin ilk Meclis’i göreve başlamış bulunuyor. “Türk tipi” diyorum zira bu sistemi kuranlar da, savunanlar da “yerli” bir başkanlık sistemini tercih ettiklerini, bu nedenle “bize özgü” bir sistem yarattıklarını söylediler.

 

Kabaca sınıflandırırsak dünyada iki tür başkanlık sistemi var: 1. Otoriter ve tek kişi odaklı sistem, 2. Denge ve denetim mekanizmasının işlediği demokratik sistem. İkisi arasında gidip gelen örnekler de bulunabilir.

 

Uzun bir parlamenter sistem geçmişine sahibiz. 1946 yılından başlayarak çok partili sistemi yaşatmaya çalışıyoruz. Bu süre zarfında birçok darbe girişimi ile üç askeri darbe yaşadık. Her darbe, rejimi otoriterleştiren izler bıraktı. Parlamenter rejim yerine oturmadığı gibi, askeri vesayetin gölgesinden de kurtulamadı.

 

Türkiye demokrasi tarihi, darbelerle ve askeri vesayetle mücadele tarihi olarak şekillendi. Darbelerden dönüş ve kurtuluş, Meclis’in yeniden etkin kılınmasıyla gerçekleşti. Bütün eksiklerine, üzerinde kurulan baskılara rağmen Meclis, demokrasi arayışının, millet iradesinin üstünlüğünün simgesi oldu.

 

TBMM, 15 Temmuz 2016 darbe girişimine karşı da direnişin en önemli odağı oldu. Bütün partilerin temsilcileri, darbeye karşı Meclis’in çatısı altında demokrasiyi koruma konusunda önemli bir sınav verdiler.

 

Milli Mücadelede Meclis

 

1919'da Samsun’a çıkan Mustafa Kemal’in hedefi de Meclisi Mebusan’ı yeniden açmak ve Milli Mücadele’yi bu yolla meşru bir zemine oturtmaktı. Erzurum ve Sivas Kongreleri’nin temel yönelimi Meclis’in açılmasıydı.

 

Tam 100 yıl sonra bugün, yeni bir denemeye başlıyoruz. Alışık olmadığımız bir deneme olacak bu. Yürütmeyi denetlemede Meclis’in eski gücü ve yetkisi kalmadı. Çünkü daha önce yürütme (hükümet) Meclis’in içinden seçiliyor, Meclis’in güvenoyu ile yoluna devam ediyordu. Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde yürütme Meclis’in güvenine ihtiyaç duymadan icraatlarını yapacak.

 

Bu noktaya durup dururken gelmedik. Meclis denetiminin ve kuvvetler ayrılığının yürütmeyi zorlaması liderlerin “elimiz kolumuz bağlanıyor” şikayetine yol açtı. Parlamenter sistemin askeri müdahalelerle kesintiye uğratılması da sistemin zaafı olarak algılandı.

 

Sonunda Meclis denetiminin asgariye indiği bir sistemin içindeyiz. Daha kolay karar alabilen ve yalnızca seçimlerde hesap verecek bir yürütme tarafından yönetileceğiz.

 

Çok ciddi demokrasi sorunlarıyla, ekonomik sorunlarla, sosyal sorunlarla yüz yüzeyiz.

Yeni sistem iddia edildiği gibi, başarılı çözümler üretebilecek mi?

 

 

 

 

Yazarın Tüm Yazıları

Bu yazıya ilk siz yorum yapın.

Yorumlar(0)

Yorumlarınızı kendi özgün iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üslenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.